--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bhostanwille…

Atilla Özdür
Atilla Özdür
Eski hayat nizamında ölümle hayat iç içe yerleşik imişler. Mezarlıklar, yerleşim bölgelerinin içinde ve arasında yer alırken, dünya da bir misafirhane kabul edilirmiş…
Şimdi, Abdülvahit Turhan’ın ‘Yeni Hayat’ şekerlemesiyle büyütülerek yetiştirilen bizlere göre, dünya ebedi; Ölüm ve ötesi ise, geçici bir misafirhane. Dolçe vita felsefesi, mezarlıkları, şehirlerin dışına sürmüş.  Mezar taşları, gözlerden ırak, müzelik…
Buna rağmen iç içelik kısmen de olsa bugünlere kadar süregelmiş. Mesela, İstanbul’un Edirnekapı’sından Yedikule’ye kadar inen arazinin sağ tarafı mezarlık. Sol tarafı ise surlar, burçlar, iş ve aş alanları…

Sol tarafın Sulukule’si çirkin idi amma, iyi sattı. Bu satış, çoğumuza gözlerini dört açtırdı. Şimdi sıra geldi  ‘Yedikule Bostanları’na…
Bostanlar, birer yeşil alan. Bostan kalksın, yeşil kalsın ve iyi satsın. Satsın da, nasıl satsın…
Sulukule misali, imara açalım, öyle satalım…

Bhostanwille, ekzantrik hayat tarzına delicesine tutkun rafine sosyete için dünyada eşi benzeri bulunamaz bir tarz ve imkan. Gel velakin ebedi sonsuz hayatın simgesi Bhostanwille konforu, sosyal hayattan dışlanarak sürülmüş ölümün simgesi sağ yakadaki mezarlıklarla iç içe ve karşı karşıya…
Oysa, çağdaş hukukun mülkiyet hakkı, yarattığı sun’i nedrete dayanarak mezarlıkları şehir dışlarına sürdürtmemiş miydi. Ne hakları var Edirnekapı Yedikule şaftındaki mezarlıkların, Bhostanwille sosyetesinin ebedi dünyalarını karartmaya…
“Kaldırın mezarlıkları” formatında bir emir irad olunduğunda, hangi akarsular durabilirdi ve de, nelerini veremezdi bizim sosyetemiz, Yedikule sur dibi bostanlarında ‘yaratılan’  Bostankent (Bhostanwille)’de triplex bir villa sahibi olmak için…

Sivri akıllının biri zamanında oturmuş ‘Balonla seyahat’, ‘Deniz altında yirmibin fersah’ adını verdiği ipe sapa gelmez bir seri kitaplar yazmış.
Sonra gelenler ise bunları ipine sapına uydurunca, Amerika da, nüklear tahtelbahir’lerini Körfez’e indirivermiş…
Bakarsınız gelecek günlerde Merkezefendi Dergahı’nın yer aldığı alanlar da, Fatih Belediyesi’nin himmetiyle, Bhostanwille’ye özgü gece klupleri’nin neon ışıklarıyla pırıl pırıl aydınlanıvermiş…
Rant dedikleri para bu, nelere kadiiir değil ki…

Diyanet’ten bir ricamız olacak:
Sürüye katılsa koçluk yapabilecek delikanlımsılarla sayıları az da olsa, epeyi ileri yaştaki Müslümanlar, Cuma namazına geldiklerinde hutbe faslında fıkır fıkır kaynaşıyorlar…
‘Kamu spotları’ düzenleyerek ekranların Reklam aralarına dalma yoluyla da olsa, bu kaynaşmaları önleyebilme imkanını aramanızı, saygılarımızla efendim…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle