--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Atatürk’lü dua, Fatiha’lı…

Atilla Özdür
Atilla Özdür
24

Mustafa Kemal’ler, İnönü’ler ve Cumhuriyet’i kuranlar, Sakarya’dan başlatılan projenin 9 Eylül’lerde birinci etabını tamamlayanlar, ikinci etaba başlar…

Restorasyon projesi ikinci etaba gelince bir tadilat geçirmiş. Belediyelerin imar planlarında örneğini gördüğümüz türden adresi belli değişikliklerin arazi sahiplerinin yararına yapıldığı gibi, restorasyonun ikinci etabında da, projede bu tarz bir tadilat yapılır...

Osmanlı’nın Devlet-i Aliye”si, “out”, Yeni Türkiye için Cumhuriyet, “in” olsun istenilir… 

Topraklarımız Yunan işgalinden kurtarılmış, küffar, geldiği gibi geriye postalanmış ve hazırlıkları yapılan restorasyonla Osmanlı, Cumhuriyet’e tebdil edilir…

Toplum hareketlerinde arzu edilen amaca erişildiğinde, genellikle öyledir, güçlü ve etkin unsurlardan hareketin ileri boyutlu aktif görevlerini de üstlenmeleri istenir. Ya da güçlü kesim, bizzat kendisi için bunu talep eder…

Meclis Hükümetinin, devletin başına getirdiği kadro, kamu ve özel hayatın bütün yapı ve kurallarını değiştirmiş. Musikiden sofra adabına, dini inanç ve ibadet hürriyetinden, ölçü ve tartı birimlerine kadar tüm beşeri ilişkilerde, örf ve adede dayalı bütün uygulama ve kutlamalarda usul değişikliğine gidilmiş…

O kadar ki, Allah’a toplu yakarış, istek ve dualarda da neredeyse PTT vasıtasıyla havalecilik, adeta moda halini almış..

Konya’da bazı otobüs duraklarına yapıştırılan Maide Suresinin 51. Ayeti Kerimesinden rahatsızlanan günümüz ezan kaçkınlarıyla Birinci Meşrutiyet ve Jön Türk aydınlarının tek hedefi vardı. Bu ayetin üzerini çaprazlayarak Kur’an-ı Kerim’den kaldırmak…

Ne var ki, Birinci nesil Cumhuriyetçi aydınlar, ders aldıkları Jön Türklerden ne kadar etkilenseler de, Batı’nın sosyal şemasını bütünüyle kabullenerek onları dost edinmenin, Türklük ile birlikte Müslümanlıktan da kopmak olacağını biliyorlardı…

Bu düşünceyle, Reform programında halkı kısmen serbest bıraktılar…

Mesela, “Kuran’ı Kerim’in eğitim ve öğrenimi baskılanırken, Mushaf halinde duvarlara asılmasının serbestliği” gibi…

Amma ne olursa olsun, İnönü’yü imam hatip okuluna zorlayan politik çevre şartları, erken Cumhuriyet’in ilk nesillerini cenaze yıkamasını bilemeyen bir kuru kalabalığa çevirdi...

Bu kalabalık, muhtemelen eşyanın tabiatından olacak, yavaştan yavaşa dualarında da tembelliğe yöneldi…

İmamlar da dua ederken, hazirunun ölüp giden geçmişini teker teker adeta zikretme mecburiyetinde kaldılar!... 

Bayram seyran, toplu hatim dualarında hediye faslına gelince, hoca efendiler, müteveffayı ayrı ayrı ve ismen Allah’ü Azimüşşün’a arz etmekle mükellef sayıldılar!…

P.T.T. modeli bu usul, vasat halkın geleneksel toplantılarında probleme yol açmıyorsa da, laik Cumhuriyet’in kutsal günlerine has tertiplenen anma ve kutlama merasimlerinde, hem de cahilcesine, bayağı gürültü koparıyor...

“Hey Hoca efendi!. Neden bütün ölmüşlerin ismini teker teker okuyorsun da, Atatürk’ü sevap dağıtımından yoksun bırakıyon, haa, söyle bakalım?”...

“Sen Atatürk’ün kim olduğunu bilmiyon mu?”...

“Ben artık Cuma için Dinayetin camisine gitmiycem” gibi…(üslup böyle)

Türkiye Cumhuriyeti laik. Her şeyden evvel, bu böyle işte. Vatandaş olarak biz insanlar, halk ve ahali, ölümle malül sıradan birer canlı mahlukuz...

Mustafa Kemal olarak değil de, Atatürk ise, ebedi şef..

Duahanların kimisi, ekseri memur statüsünde olanları böyle düşünürler. Atatürk’ü dini paylaşıma karıştırmaktan kaçınırlar. Serbest piyasanın profesyonel duahanları laiklik konusunda pek hassasiyet göstermediklerinden, Atatürk’le başladıkları dualarını, Atatürk’le amin çekip bitirirler, Onlar, kanuna kitaba ve rejime değil, paraya bakarlar…

Memleketimizin hukuki ve meşru gerçeği böyle…

Bir asra yaklaştı, artık öğrenmemiz ve alışmamız lazımdır, laikliğin bu inceliklerine…

Ner neyse…

Biz yine siyasi ve hukuki yoldan giderek Mustafa Kemal’in, yattığı yerde rahatsız eden dostlarının şerrinden korunması temennisinde bulunalım…

 

Yorumlar

(24)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yılmaz

28 Ekim 2019 23:43

Arif bey,bak Nutuk'da M.Kemâl : Dünyada ki bütün Türkleri bir devlet olarak birleştirmek ulaşılamayacak bir hayâldir,der.Bu mu Türk'e sahip çıkmak ? Osmanlı değil Türkleri,müslümanları ve dâhi kendi himayesininde olan diğer milletleri de koruyup kollamış,eşitlikten ödün vermemiştir.

Fikri

28 Ekim 2019 23:24

Atatürk ilelebet atamız , gerisi teferruat. Türkiye İslam din devleti değil , laik bir cumhuriyet. Din devlet işine karışmasın , inanç kul ile Allah arasında , araya kimse giremez.

Ali rıza

28 Ekim 2019 20:14

Münkir olmak , hakkı ve hakikatı inkar etmektir , yani nankör olmaktır, atatürk ve cumhuriyete buğz beslemek öyle bir şey

ismail agar

28 Ekim 2019 20:14

iki de bir hutbede onun ismi okunsun diye dırlanmayın yalnız.

İsmail AGAR

28 Ekim 2019 16:45

O'nun sizin gibilerin duasına ihtiyacı yok.

İsmail AGAR

28 Ekim 2019 16:43

O'nun önderliğinde kurtarılan vatanda nankörkük edip ahkam kesiyorsunuz,yazıklar olsun.Başka ne söylenebilir ki.

enes

28 Ekim 2019 16:03

Rabbim bize yardım et, senin istediğin gibi olmayı öyle yaşamayı nasip et.

osman bin hanbel

28 Ekim 2019 14:35

ârâbî isimler kullanmışsın! doğru ama; mustafa kemal de ârâbî..

Yarın 29 Ekim:

28 Ekim 2019 14:32

atatürke mevlüt okumayanlara sövmeyi ihmal etmen la!

BIMTEK

28 Ekim 2019 14:08

Allah (cc) tüm geçmişlerimize amellerince muamele eylesin, Amin.

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle