Anlamlı bir su hikâyesi…
Gerçek göstergesi sayıldığından, sağcılıkla solculuğun vuruldukları bir mihenk taşı vardır. Müslümanlar, özellikle Bayar-Menderes sonrasının çok partili sahte demokrasi dersiamları tarafından kafaları siyaseten tembelleştirilen Müslümanlar, bu mihenk taşının din olduğunu sanırlar. Sağcılar dindardır, solcular da dinsiz imansız kâfirler, gibi…
Oysa bu mihenk taşı iki ağızlıdır. Bir tarafında sosyal politika, diğer ağzında da siyaseten tam bağımsızlık göstergeleri…
Solculuk ve sağcılık, kişi ölçeğinde değil, bilakis idare-iktidar, yani rejim-sistem ölçeğinde düşünülmelidir. Yoksa nice sağcılar vardır ki, çaktırmadan tam bağımsızlık karşıtı ve niceleri de, solcu olmalarına rağmen mandacılığa sevdalı…
Bu kısa girizgâhtan sonra hikâyemize geçelim…
•
Yirmili yıllardan bu yana evvela sol, ardından da sağ görünümlü melez politikaların egemenliği altında yaşatıldık. Netice apaçık ortada. Yirmileri aşkın yerli bankalarımızdan kala kala elimizde üç kamu bankası kaldı. Borsadaki aktif pasif oyuncular kahir ekseriyetle yabancı. Ülke genelindeki tepelerden fışkıran kaynak suları da, ticari metaya dönüştürülüp kamu yönetimi tarafından yerli yabancı ayırımı yapılmaksızın piyasaya pazarlanmış. Oysa su, hayatın dört ana unsurundan birisi olup, Allah-ü Zülcelal tarafından mümin kâfir ayırmadan tüm kullarına bila bedel ikram edilmişti…
Bursa Uludağ’ın tepe ve eteklerinden fışkıran suların da cümlesi, bütün illerde olduğu gibi il özel idaresince tüccarlara kiralanmış. Tüccarın da kısmı azamisi yabancı. Amerikalılar, İsrailliler, Avrupalı Yahudiler vs, vs. gibi. Bu arada İl Özel İdaresi, elinde kalmış pınarların birisiden fışkıran kaynak suyunun bir kısmını kiraya vermeyi düşünür. Bölgede yaşayan gerçek nadir sağcılardan milliyetçi bir vatandaş da, bunun haberini alır…
Vatandaş, haydi ismini de verelim Tayyar Türkeş, ihaleye iştirak için istenilen gerekli evrakları hazırlayarak ilgili dairesine teslim eder.
İhale günü gittiğinde, kendisiyle birlikte ihaleye iştirak eden bir başka rakibi daha vardır. Dünyaya yayılmış Amerikalı meşhur sömürgeci bir su kapitalisti. Bunun yanında onunla birlikte gelen Türkiyeli bir danışman, refakatçi…
Bu danışman simsar, kemali nezaketle Tayyar Türkeş’e yaklaşarak selam sabah faslından sonra buyurur…
“Tayyar Bey, siz bu ihaleye katılmasanız iyi olur. Hatta bu su kaynağının bulunduğu bölgeye de yaklaşmasanız. Bu bizim mahalle sonra size dar gelir” ikazında bulunur…
Tayyar Beyi ufacık tefecik görüp Karamürsel sepeti sanmışlar ki, aldıkları cevap üzerine danışman simsar, yelkenleri toplayarak kapıdan dışarı fırlar…
Her neyse, ihale komiseri içeri girer girmez gonk vurulur ve açık arttırma mücadelesi başlar. Teklifler 600.000 lirayı aşınca, atalarının üzerlerindeki Kızılderili Yerlilerin kan izleri henüz silinmemiş Amerikalı sömürge tüccarı ihaleden çekilir ve kaynaktan kiraya verilecek su, Tayyar Beyin üzerine kalır…
•
Tayyar Bey, sözleşmenin imzalanması için İl Özel İdaresinin davet mektubunu beklerken bakınız nelerle karşılaşır…
“İhale komisyonuna sunduğu Maliye Hazinesine borcunun bulunmadığına dair belgenin geçersizliğinden ötürü ihalenin iptaline dair bilgi notu”… Mesele yargı yoluna konulunca Tayyar Beyin haklılığı tescil edilir. Tabiatıyla bu kez ihalenin iptal işlemi iptal edilmiş olur…
Tayyar bey geriye döner ve İl Özel İdaresinin imza için davet mektubunu bir kez daha beklemeye koyulur…Gelen mektup yine beklediği değildir. “Kaynak suyunun idareten-vekaleten sahibi pozisyonundaki devlet, sözleşmenin imzalanması için kendisine davet mektubunu göndermiştir amma bu mektup, Tayyar Beyin yerinde bulunamamasından ötürü muhtarlığa teslim edilmişse de, süresi içinde gelmediğinden geçerliliğini yitirmiştir. Ödediği teminatın da hazineye irad kaydedilmişliğine dair bilgi notu”…
•
Tayyar Türkeş kendisini ve şahsında Türkiye Cumhuriyeti Devletini Karamürsel sepeti olarak görmek isteyen örtülü manda egemenliğine karşı mücadelesini bıkmadan ve yorulmadan sürdürünce, bir Türk vatandaşı olarak kendi suyunu böylece sahiplenmiş olur…
Şimdi Türk’ün ve Türkiye’nin bu suyu, Uludağ eteklerinin mübarek suyu, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de katkılarıyla şişeleniyor…
Muradiye kaynak suyu…
Helal-i hoş olsun...


