Ah ulan, kahpe korona…
Dünyanın altını üstüne çıkaran Korona’nın ettiklerine bir bakalım. Binlerce insanın sadece nefesini tıkamakla kalmamış. Bursaspor Kulübü işçilerinin de nafakalarına el koydurmuş.
Bursaspor Kulübü Derneği, valiliğe müracaat ederek yardım toplama izni istemiş.
“Covit 19 salgını nedeniyle ülkemizin geçtiği olağanüstü dönem tüm spor kulüplerini etkilediği gibi, Bursaspor Kulübü Derneğini de etkilemiş olup, TFF tarafından lig maçlarına ara verilmesi nedeniyle gelir-gider dengemiz tamamen bozulmuştur. Bunun bir yansıması olarak kulübümüzün çalışan personeline de maaş ödemesi yapılamamaktadır. Daha bir süre de yapılabileceği görülmemektedir.
Çalışanlarımızın mağdur olmaması için, genel kurul üyelerimizden oluşan bir kurul, personel maaşlarının ödenmesi için bir kampanya düzenlemiş ve tarafımızdan da uygun görülmüştür” denilerek, dernek mührü basılmış ve başkanı tarafından imzalanarak vilayete arz edilmiş.
Kampanya iki ay ömürlü olacak ve hasılat sadece, “altı aydır ücretleri ödenmeyen işçilerin” alacaklarına harcanacakmış. Kampanyanın resmen başlaması durumunda halkın destekleyeceği de, kesin imiş…
•
Futbol, spor olmaktan çıktı, mesleğe dönüştü. Kulüpler, ticari şirkete çevrildi. Futbol, spor olarak revaç görürken, kumar tutkunları için yatırım alanı oldu. Yıllardır birinci kümede top koşturtan kulüpler, ticari ya da sınai tanınmış holdinglerin isimleriyle birlikte, ortak isimli oldular..
Bilfarz, eski Vezir Spor, şimdi olmuş, “Sabuncuzadeler Vezir Futbol”..
•
Bursaspor’un kimliği, pozisyonu ve fonksiyonu nedir. Sahiplenildiyse, sahibi kim?..
Ticari bir şirket ise, işçilerinin bir sendikayla bağlantısı bulunur. Sahiplenilmiş ise, işverenleri, işçilerinin ücretlerini ödemek yerine, işleterek kul hakkını yiyor demektir.. Bu hal, devletin güçsüzlüğünden mi, yoksa bu şirket, devletin sahibi mi?
Yok, hâlâ Bursa Belediyesinin gözünün nuru, biricik sevgili evladıysa, diyecek bir şey yok. Kulüp ya da kendi kendini idare edecek olan derneğinin kasası var, kasadarları, yöneticileri ve maslahatgüzarları, amatör ve profesyonel amigolarına ilaveten en tepelerinde de yetkili ve sorumlu başkanları var. İpin ucunu kim kaçırmış. Hiç arayıp sorulmuyor mu?..
Neden, kimden korkuyorlar, ya da utanıyorlar?..
Bursaspor Dernek Başkanlığınca, kulüp işçilerinin ödenmeyen/ödenemeyen ücretleri için yönetim kurulundan üç kişilik bir heyetin Bursa halkından yardım toplaması için valilikten izin istenmesi, ciddiyetine sahip toplumlarda intihar gerekçesi olmalı…
•
Bu arada, futbol dünyasında cümle kulüplerin bütçeleri, dünden gelen ve Koronadan bağımsız ve de yedi sülaleleri el verse kolay kolay tamir edilemeyecek derecede ağır yaralı..
İşin en kötü ve dar gelirlinin aleyhine çirkin yanı, memleketin tepesinden tabanına insanların bu kulüplere sevdalı olmaları. Mebuslar, vekiller, hurda kâğıt toplayıcıları, paşalar, genel müdürler, minibüsçüler, belediye temizlik elemanları, kabaca seksen milyonun kalbinde hep bunlardan birisi. Devlet Başkanlarının kalbinde de, sanırız hem de sandalyesiyle birlikte, Fenerbahçe…
Adına spor kulübü denilen ticari gol şirketleri, yarın bir memleket dolusu amigolarının demokratik desteğine umutlanarak, Ankara’ya hal arzına gidip de, fakra düşmüş kulüpleri için Kampanya’dan yardım istemeye kalkışırlarsa, kampanya eminleri ne yapacaklar?..
Hayra koşanlar, “peki” dediklerinde, şer çukuruna düşmüş olmazlar mı?
Hafazanallah…


