• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
TÜM YAZILARI

Kağıt üstünde ateşkes, sahada katliam!

27 Temmuz 2026
A


Arzu Erdoğral İletişim: [email protected]

Kağıt üstünde ateşkes, sahada katliam!

ARZU ERDOĞRAL

Orta Doğu’nun bitmek bilmeyen trajedisi, her ateşkes ilanında yeniden yeşeren umutların, birkaç saat içinde enkaz altında kalmasıyla sarsılmaya devam ediyor. Hamas’ın yaptığı son basın açıklaması, Cibaliya’dan Bureyc’e, Zeytun’dan Yermuk’a kadar uzanan yıkımın ve sivillerin maruz kaldığı şiddetin sadece insani boyutunu değil, küresel diplomasinin de nasıl bir acziyet içinde olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İmzalanan metinlerin, verilen taahhütlerin sahada hiçbir karşılık bulamadığı, «ateşkes» kelimesinin adeta yeni bir saldırı dalgasının perdesi olarak kullanıldığı karanlık bir dönemden geçiyoruz.

Bu vahim tablo karşısında, Şarm eş-Şeyh Anlaşması’nın garantörü olan başta ABD yönetimi olmak üzere, arabulucu ülkelerin ve uluslararası aktörlerin takınacağı tavır, sadece Filistin halkının geleceğini değil, küresel vicdanın da son kırıntılarını belirleyecektir.

İnsanlık tarihi, kelimelerin anlamını yitirdiği, hukukun gücün gölgesinde ezildiği pek çok döneme şahitlik etmiştir. Ancak bugün Gazze Şeridi’nde yaşananlar, kelimelerin ötesinde, insanlığın ortak vicdanında açılan derin ve tedavisi imkansız bir yara haline gelmiştir. Ateşkes ilanlarının hemen ardından Cibaliya Mülteci Kampı’ndan yükselen dumanlar, Bureyc’de yerle bir edilen camiler ve Zeytun mahallesinde evleri başlarına yıkılan sivillerin feryadı, bize acı bir gerçeği haykırıyor: Sahada değişen hiçbir şey yok. Güya barışı getirecek olan anlaşmaların mürekkebi kurumadan, bomba sesleri Gazze halkının üzerine yeniden yağıyor.


Hamas’ın son basın açıklamasında dile getirdiği isyan ve çağrı, sadece siyasi bir duruşun değil, sahada varoluş mücadelesi veren milyonlarca masumun ortak çığlığıdır. Anlaşmaların imzalandığı masalarda takınılan diplomatik tebessümler, Gazze sokaklarındaki vahşeti perdelemeye yetmiyor. Katil Netanyahu hükümetinin saldırganlığı tırmandıran, yükümlülüklerden kaçan ve uluslararası toplumla adeta alay eden bu tavrı, artık sadece Filistin’in değil, tüm dünyanın sorunudur.

Peki, bu kördüğümün ortasında, kendilerine “garantör” sıfatı biçen ABD ve diğer arabulucu ülkeler ne yapmalı? Küresel vicdanı rahatlatacak ve bu kanlı döngüyü kıracak stratejik adımlar neler olmalıdır?


1. Sözlü kınamalardan caydırıcı yaptırımlara geçilmeli

Uluslararası diplomasinin en büyük zaafı, siviller katledilirken yayınlanan “endişe duyuyoruz” açıklamalarıdır. ABD ve garantör ülkeler, Tel Aviv’e sağladıkları sınırsız askeri ve finansal desteği bir baskı unsuru olarak kullanmadığı sürece, hiçbir ateşkes kalıcı olamaz. Eğer ABD, Şarm eş-Şeyh Anlaşması’nın gerçekten arkasındaysa, Netanyahu hükümetine yönelik askeri yardımları askıya almalı ve ateşkese uymamanın somut bedelleri olacağını göstermelidir. Güç gösterisine dönüşen bu saldırganlık, ancak gerçek bir güç ve yaptırım duvarına çarptığında duracaktır.


2. Arabuluculuk Kurumu itibarını geri kazanmalı

Mevcut tabloda, arabulucu ülkelerin (Türkiye, Katar, Mısır ve diğer bölge aktörleri) çabaları, işgalci İsrail’in umursamaz tavrıyla boşa çıkarılmaktadır. Bu durum, diplomatik çözüm yollarına olan inancı tamamen yok etmektedir. Garantör ülkeler, arabulucuların rolünü korumak ve imzalattıkları metinlerin şerefini savunmak zorundadır. Anlaşmanın ihlali durumunda devreye girecek otomatik ve sert yaptırım mekanizmaları kurulmalı, ihlali gerçekleştiren taraf uluslararası arenada tamamen yalnızlaştırılmalıdır.


3. İnsani koridorlar ve Uluslararası koruma misyonu

Filistin halkına yönelik “zorunlu tahliye” uyarıları, aslında insanları gidecek hiçbir yeri olmayan açık bir hapishanede köşeye sıkıştırmanın diplomatik kılıfıdır. Uluslararası toplum ve garantörler, Gazze’de sivillerin güvenliğini sağlamak adına BM çatısı altında veya bağımsız gözlemcilerden oluşan bir uluslararası koruma misyonunu acilen sahaya sürmelidir. İsrail’in tek taraflı askeri operasyonlarını denetleyecek ve ihlalleri anında raporlayacak küresel bir iradeye ihtiyaç vardır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

...

rakı içenler bi gün sonra ayılıyorda.... müslümanız diyenler ne zaman ayılacak...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23