Gökyüzünden süzülen çocuk tebessümüne bomba yağdırmak!
Gökyüzünden süzülen çocuk tebessümüne bomba yağdırmak!
ARZU ERDOĞRAL
Bir çocuğun elindeki uçurtma, dünyanın her yerinde özgürlüğün, saf bir sevincin ve rüzgârla dans eden masumiyetin simgesidir. Rengârenk kağıtlardan yapılmış, incecik bir çıtayla ayakta duran, sicimine yapışmış küçücük ellerin gökyüzüne saldığı o uçurtma; ne bir mühimmat taşır ne de bir cana kıyabilir. Ama ne acıdır ki, Gazze’nin üstünde süzülen bir uçurtma bile işgalci İsrail zihniyeti için bir “güvenlik tehdidi”, bir “saldırı gerekçesi” sayılabiliyor.
Bugün gelinen noktada, Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz’ın yüksek askeri yetkililerle toplanıp Gazze’den uçurulan çocuk uçurtmalarını “masaya yatırması”, ardından da o uçurtmaların havalandığı mahalleleri dümdüz etmekle, insanları yerinden etmekle tehdit etmesi; akılla, mantıkla ve vicdanla açıklanabilecek bir durum değildir. Bu, artık sözün bittiği, insanlığın sınırlarının tamamen zorlandığı bir trajedi resmidir. Kendi ordusu bile o uçurtmalarda hiçbir şüpheli durum veya patlayıcı bulunmadığını açıklarken, siyasi aklın bu masum oyuncakları birer yıkım bahanesine dönüştürmesi, içindeki merhamet kırıntısına kadar kaybetmiş bir barbarlığın itirafıdır.
Gazze’de çocuklar zaten gün yüzü görmedi. Bombardımanların, çadır yangınlarının, ablukaların ve açlığın ortasında, hayatlarında kalan belki de tek neşeyi, gökyüzüne saldıkları bir parça kağıtta arıyorlar. O uçurtmalar sınırın diğer tarafına düştüğünde yaşanan şey bir “güvenlik krizi” değil, işgalcilerin kendi çirkin korkularının aynadaki yansımasıdır. Gökyüzünü bile hapsetmek isteyen, bir çocuğun gülüşünden ve gökyüzüne saldığı ipin ucundaki umuttan korkan bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Hamas sözcüsünün de belirttiği gibi; bu tehditler, saldırıları sürdürmek, zaten evsiz kalmış insanları bir kez daha sürgün etmek ve en savunmasız olanları çocukları hedef almak için uydurulmuş beyhude bahanelerden başka bir şey değildir.
Dünya, arabulucu devletler ve uluslararası kurumlar daha ne kadar bu akılalmaz tiyatroyu izlemeye devam edecek? Bir halkın çadırlarını, evlerini, ekmeğini elinden aldınız; şimdi sıra çocukların rüzgarla paylaştığı o tek parça sevince mi geldi?
İsrail yönetiminin bu tehditleri, tarih sayfalarına sadece bir işgalin değil, insanlık onurunun nasıl ayaklar altına alındığının da karanlık bir vesikası olarak geçecektir. Ancak bilinmelidir ki, tanklarla, uçaklarla ve bombalarla sınırları çizebilirsiniz; fakat gökyüzünü işgal edemezsiniz. Gazze’nin çocukları, uçurtmalarını vurmaya kalkışan bu karanlığa rağmen, umudun ipini ellerinde tutmaya ve gökyüzüne özgürlük fısıldamaya devam edecek.
Gazze’nin çocukları işgalci İsrail’e korku salmayı sürdürecek.
Yok edemedikleri bir millet onlar için kabus olacak.
Ne yaparlarsa yapsınlar Filistinliler o toprakları terk etmeyecek.