• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
TÜM YAZILARI

Türkiye İsrail arasında savaş çıkar mı?

07 Eylül 2026
A


Arzu Erdoğral İletişim: [email protected]

Türkiye İsrail arasında savaş çıkar mı?

ARZU ERDOĞRAL

Savaş teorilerinin temel bir kuralı vardır: Coğrafya kaderdir derler fakat stratejik derinlik bu kaderi tayin edecek kanumdadır. İşgalci İsrail, gelişmiş teknolojisine ve yüksek vuruş gücüne rağmen coğrafi olarak dar, lojistik hattı hassas ve nüfus ölçeği bakımından uzun soluklu bir yıpratma savaşına dayanamayacak bir yapıya sahip bulunmaktadır.. Bölgedeki varlığı tamamen dış yardımlara ve hava gücünün şok etkisine dayalıdır.

Öte yandan Türkiye, Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege’den Orta Doğu ve Kafkasya derinliğine uzanan devasa bir jeopolitik omurgaya sahip bir coğrafyadır.. NATO’nun en disiplinli, tecrübeli ve niceliksel olarak en güçlü ordularından birini bünyesinde barındıran TSK, aynı anda birden fazla cephede nitelikli operasyon yürütebilme kabiliyetini Libya’dan Suriye’ye, Irak’tan Karabağ’a kadar defalarca ispatlamıştır. İsrail’in Türkiye gibi büyük bir devleti asimetrik hamlelerle veya izole operasyonlarla geriletmesi askeri mantık açısından mümkün gözükmemektedir.


Karşılıklı restleşmelerin yakın zamanda tam ölçekli, iki devlet arasında doğrudan bir savaşa dönüşme ihtimali oldukça düşük gözükmektedir. Bunun nedeni gerilimin olmaması değil; Türkiye’nin sahip olduğu muazzam caydırıcılık gücüdür.

İşgalci Tel Aviv yönetimi, Türkiye ile girilecek doğrudan bir sıcak çatışmanın maliyetinin, geçmişte Orta Doğu'daki vekalet aktörleriyle yaptığı çatışmalara benzemeyeceğini gayet iyi bilmektedir. Türkiye ile karşı karşıya gelmek; İsrail için bölgesel bir izolasyon, lojistik bir kilitlenme ve askeri bakımdan yıkıcı sonuçlar doğuracak bir gerçeklik senaryosudur.

Bu nedenle, önümüzdeki dönemde yaşanacak süreç doğrudan bir sıcak savaştan ziyade; Doğu Akdeniz’deki enerji parametrelerinde sert bir diplomatik bilek güreşi, Suriye ve Irak hattında örtülü istihbarat savaşları ve vekalet unsurlarının sınırlandırılması,


Uluslararası diplomaside ve bölgesel ittifaklarda Türkiye’nin İsrail’i çevreleyen stratejik hamleleri şeklinde seyredecektir.

Sonuç olarak; Türkiye bugün ne tehditlerle yön verilebilecek ne de rest çekilerek geri adım attırılabilecek bir ülkedir.Tarihsel mirası, güçlü toplumsal yapısı, yerli ve milli imkanlarla zirveye tırmanan ordusu ve diplomasideki esnekliği ile Türkiye, bölgesel bir güç değil, küresel güç dengelerini etkileyen ana kolonlardan biridir.

İsrail ile yaşanan gerilimde Türkiye’yi masanın hakim tarafı yapan şey, altı boş söylemler değil; gökyüzündeki KIZILELMA’sı, denizlerdeki Mavi Vatan donanması ve sınır ötesinde destan yazan Mehmetçiğin somut caydırıcılığıdır. Türkiye, barışı arzulamakta ancak barışın güçlü bir caydırıcılıkla korunabileceğinin bilinciyle hareket etmektedir. Bu restleşmeden galip çıkacak taraf; yayılmacı emeller besleyenler değil, köklü devlet aklına ve sarsılmaz bir güce sahip olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23