• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
28 Mart 2020

Temizlik ve korona

İslam dini; mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde, Peygamber Efendimiz (SAS) birçok hadisi şerifinde temizlikten bahsedip ısrarla temiz olmamız için, temizliğin ehemmiyeti üzerinde durmaktadır. İbadet için yapılacak temizlik ile beden ve çevre temizliği arasında sıkı bir bağ olup, her ikisi Müslümanlara ciddi bir şekilde tavsiye ve teşvik edilmektedir. Dinimiz beden ve elbise temizliğini emrettiği gibi, çevre temizliğine, bunun yanında kalp ve gönül temizliğine de çok önem verir. Elbette ki maddi temizliğin oluşabilmesi için, temizlik ve temizleme yolları milletlerin gelenekleri, kültürleri ve eldeki imkânları ile sıkı bir bağlılık arz eder. Dünyanın birçok yerinde güya medeni insanlarda(!) yemekten önce veya yemekten sonra el yıkama alışkanlığı ve su ile temizlenme adetleri yoktur. Bir kısım Müslüman ülkelerde yemeğini yiyen kişi ağzını giydiği gömleğin koluna sürer, siler, el yıkamadan kalkar gider.

Temizlik dinimizin çok çok önem verdiği dini bir vecibedir. Sağlıklı yaşamanın önemli bir şartı ve bazı hastalıklardan korunmanın yollarından biri de maddi ve manevi temizliktir. İslam dini; temizlik insanın sağlık, güvenlik ve huzur içinde yaşamasının şartlarından biri olduğunu haber verirken, günümüzdeki müspet ilim erbabı, konu ile alakalı olan meslek erbabı her ortamda hijyen ve temizliği tavsiye ederler, isterler.

Temizlik ile alakalı birkaç ayet-i kerimenin ve hadisi şerifin mealine yer verdikten sonra esas konumuza dönelim. Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’de: “Allah size herhangi bir güçlük çıkartmaz, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.” (Mâide, 6). Bir başka ayetinde Mevla’mız: “Şüphesiz Allah, tövbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.” (Bakara, 222). Bir diğer ayetinde Cenab-ı Hakk: “Ey Muhammed! De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşunuza gitse bile, ey akıl sahipleri, Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 100). Birkaç hadis-i şerif mealine yer verelim: “Allah her türlü noksanlıktan, kusurdan münezzehtir, davranışlarında, sözlerinde nezih olan kullarını sever; temizdir, temiz kullarını sever.” (Tirmizi, Edep, 41), “Temizlik imanın yarısıdır.” (Müslim), “Allah temizdir temizliği sever.” (Tirmizi), “Şüphe yok ki yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir, cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun.” (Et-tıbbun Nebavi, s.216)

Müslümanlıkta yemekten önce ve sonra elleri yıkamak da çok önemli, aynı zamanda sevaptır. Peygamber Efendimiz (SAS) bir hadisinde şöyle buyuruyor: “Yemekten önce elleri yıkamak fakirliği, yemekten sonra yıkamak da cinneti önler.” Bir başka ifade ile de şöyle buyrulmuştur: “Yemekten önce el yıkamak fakirliği giderir, yemekten sonra el yıkamak küçük günahların affına sebep olur.” (Multeka- Mevkufat). Hz. Enes (RA) şöyle rivayet ediyor: “Peygamber Efendimiz (SAS), Ashabına: “Evinin hayrını artırmak isteyen, yemeklerden önce ve sonra ellerini, ağzını yıkasın.” (Ramuz 396/6). Pek tabi konu ile alakalı daha çok ayeti kerime ve hadisi şerif vardır. Fazla uzatmamak için kısaca örnekler verdik. Büyüklerden birkaç güzel söze yer verelim. Hz. Aişe Validemiz (RA) şöyle diyor: “Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizleniniz. Zira cennete temizler girer.”. Hz. Mevlâna ise şöyle der: “Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi kalbini temiz tut.”

Burada önemli tarihi bir olaya yer vermek isterim. Peygamber Efendimiz (SAS) Mısır meliki Mukavkıs’a bir mektup göndererek onu İslam’a davet etmişti. Peygamberimizin elçilerini çok iyi karşılamış, onları dikkatle dinlemişti. Ancak her ne kadar Peygamberimizin son peygamber olduğunu anlamış ise de O’na iman etmemişti. Mukavkıs Müslümanlara hizmet etmek üzere Medine’ye Peygamberimizin emrine bir doktor gönderir. Bir buçuk sene kadar Medine’de kalan doktora tek bir hasta gelmez. Doktor Peygamberimizin huzuruna çıkıp şöyle der: “Ya Muhammed, ben bir buçuk yıldır buradayım. Efendim beni sizin hastalarınızı tedavi etmem için gönderdi. Ama bugüne kadar hiç kimse ben hastayım diye bana gelmedi. Doğrusu ben aranızda hasta göremiyorum. Eğer müsaade ederseniz ben memleketime döneyim. Çünkü ben orada çok önemli insanım, orada çok hastalarım var” diyor. Peygamber Efendimiz (SAS), doktora: “Burada istediğin kadar kalabilirsin. Varlığın bize ağır gelmez. Hasta olmaya gelince ben ve arkadaşlarım (Ashabım) hasta olmayız” der. Doktor hayretle nasıl der gibi bakar. Peygamberimiz (SAS), doktorun merakını gidermek için: “Biz hasta olmayız. Biz asla acıkmadan yemek yemeyiz. Yemek yediğimizde de sofradan doymadan kalkarız, senede bir hacamat yaptırırız der.”

Şimdi dünyayı sarsan bir korona virüsü var. Günümüzde koronadan korkanlar, Allah’tan (CC) acaba ne kadar korkuyorlar? İnsanlar Cenab-ı Hakk’ın yap dediklerini yapıp, yapma dediklerinden ne kadar kaçıyorlar? Yediğimiz ekmekten daha çoğunu çöpe atıyoruz. İslam’ın yasakladığı bütün haramlar revaçta; haya sıfırlanmış, edep, ahlak göç eylemiş; helal, haramı düşünenler çok az… Ahiret birçoklarının umurunda bile değil. İnsanlık Asya’sı ile Avrupa’sı, Afrika’sı ve diğer tüm kıtaları ile neden böyle bir bela ile karşılaştı? Çünkü bizler Cenab-ı Hakk’ın kurduğu düzeni bozmaya kalktık. Çoğu yerde bozduk bile. Ormanları yaktık, birçok hayvanın neslini tükettik, iklimlerin değişmesini kendi ellerimizle hazırladık. Daha kısa zaman önce yüz binlerce deve çok su içiyor diye kurşuna dizilerek öldürülmedi mi? Bunun ötesinde en önemli olarak zalim devletler, ceberut idareciler, sayısız firavunlar; yeryüzünde milyonlarca garibin, zavallının, bebeğin, yaşlının kanlarını (çoğu Müslüman olmak üzere) dökmeye sebep olmadılar mı? Bazı zalim idareciler: “Biz Petrolü severiz” diyerek insanları doğup büyüdükleri vatanlarında, topraklarında varil bombaları ile öldürmediler mi? Ülkelerinden kovmadılar mı? Aylan bebekleri deniz kenarından topladık. ABD’lisi, AB’lisi hepsi kör ve sağır oldular. Bir türlü mazlumların seslerine kulak vermediler. Çin’de doğu Türkistanlılara yapılan zulümleri dünyada hangi devletler duyup kınadılar? Doğu Türkistan’da her Türk’ün evine nerede ise bir Çinli asker veya polisi Çin devleti gözlem için yerleştirerek onların her türlü ibadetlerini engellemedi mi? Doğu Türkistan’daki hanımların başörtülerini, peçelerini zorla açan Çinliler korona mikrobundan kurtulmak için kendi kafalarını, kendi yüzlerini ilahi bir hikmet olarak kapatmaya mecbur kalmadılar mı? Suriyeli bir çocuğun ifadesi ile şimdi dünya yanıyor. Hem de aheste… Öyle bir yanış ki li-hikmetin çocukları öldürmüyor. Zenginleri affetmiyor. Zengin, fakir eşit. Herkes evinde oturuyor, çok lüks çok pahalı lokantalarda yemek yiyemiyor, çok lüks arabalarına binemiyorlar. Özel okullarda veya yurt dışında binlerce dolar verilip okutulan zengin çocukları evlerinde, fakir çocuklarla eşit olarak TRT’den eğitimlerini tamamlamaya çalışmıyorlar mı? Bir nevi kıyametinin ahvalini dünya yaşıyor. Herkes; nefsi, nefsi diyor… Hatırlayınız lütfen Suriyeli bir çocuk “Her şeyi Allah’a anlatacağım” diyordu. Allah (CC) baser sahibidir, her şeyi görür, semidir. Her şeyi duyar, habirdir. Her şeyden haberi olur. Aynı zamanda “Faalün lima yürid”dir. Ne istese o olur. Ebrehe’nin ordularını Ebabil kuşları ile kahreyleyen Allah (CC) bütün dünya insanlarını, İslam’dan uzaklaşan, israf batağına batan sözde Müslümanları, görünmeyen askerleri ile ikaz ediyor. Ve karşısında bütün dünya dize gelmiş vaziyette.

Bu arada; T.C. Hükümetini, devletin bütün birimlerini tebrik ediyorum. Ülkemizin bu musibeti az zararla atlatabilmesi için ellerinden geleni yapıyorlar (İnşallah en az kayıpla, zararla anlatırız.). Türkiye adeta tüm dünyaya örnek oldu. Yazımı sonlandırırken şunu ifade etmek isterim, elbette ki tedbir alacağız. Takdiri Cenab-ı Hakk’a bırakacağız. Hükümetimiz, Sağlık Bakanlığı bu hususta elinden geleni zaten yapıyorlar. Ancak bir ayeti kerimesinde Mevla’mız şöyle buyuruyor: “De ki: “O (dehşetli hastalıklardan) ve bütün sıkıntılardan sizi yalnız Allah kurtarır.” (En'âm, 64), “Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak edecek misin?” (A'raf, 155). Ümitsizliğe kapılmaya gerek yoktur. Bizler vatandaşlar olarak bizlere düşen vazifeleri layığı ile yerine getirelim. “Hüküm ancak Allah’ındır.” (Sure-i Yusuf, 40). Hz. Allah (CC) milletimizi, memleketimizi, Âlemi İslam’ı ve bütün dünyayı görünür veya görünmez kaza, bela, kasırga, deprem, her türlü semavi ve arazi felaketlerden korusun. Rabbim uykuda olanlara bir an önce uyanıp, nasuh tövbeler etmek nasip eylesin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

TEŞEKKÜR:

Diyanet İşleri Başkanlığımız çok güzel ve yerinde bir karar alarak Cuma ve cemaatle namaz kılmayı camilerde yasakladı. Hale bakınız ki fitne erbabı bu sefer, sene boyu caminin tarafına bile uğramayanlar cuma ve cemaatle namaz kılma hayranı kesildiler. Bu samimiyetsiz, ikiyüzlü insanlar akıllarınca böylece hükümeti yıpratmak istiyorlar. Güya camilerin kapanmasına razı olmuyor, üzülüyor(!) ve istemiyorlar… Diyanetin yaptığı cami kapatmak değil sadece İslam dininin cevaz verdiği bir tedbiri uygulamaktır. Camiler neden kapandı diyerek fitne çıkartmak isteyen, bu yönle hükümeti yıpratmak isteyen zihniyette olanları kınıyor ve ayıplıyorum. Bu dünya ve ülkemiz için umumi bir beladır. Bu beladan kurtulmak için hep birlik olmalıyız. Particilik, partizanlık, siyasi hesaplar yapmak asla doğru değildir. Diyanet teşkilatımıza tebrik ve teşekkürlerimi sunmak isterim. Millet olarak evlerimizde kalarak bu beladan bir an önce kurtulmak için maddi ve manevi tedbirleri aksatmadan uygulayalım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Reşat

Temizlik ile ilgili İslamiyetin tavsiyelerine uymak lazım
  • Yanıtla

Cahil

Çinliler yarasa fare her türlü pisliği yiyorlar kiclarini bile yikamiyorlar muslumanlar günde beş vakit temizlenip temiz gıda yiyorlar şimdi cin coronaviruste mücadele etti sıra islam ülkelerinde bakalım pislikle temizliğin farkı nasıl olacak
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı