Sporun olduğu her yerde, Filistin ve Doğu Türkistan gerçeği de olmalı (1)
Filistin günü etkinliği kapsamında Konya’da ‘futbol’ organizasyonu gerçekleşti. Soykırımcı İsrail’in Filistin’de vahşice gerçekleştirdiği soykırımı lanetlemek için gerçekleşen etkinlikte, tribünleri dolduran binlerce futbol sever siyonist anlayışa lanet yağdırdı. Bu organizasyonlar sadece Filistin değil Doğu Türkistan gibi, tarihin her dönemine damgasını vuran işgal ve soykırımlarının tekrar yaşanmaması için almamız gereken önemli mesajlar-dersleri hatırlatıyor, bizlere. Allah (cc) ders alanlardan eylesin…
Konya Büyükşehir Belediye Stadyumunda gerçekleşen organizasyona sadece futbolu sevenler değil, insanlığın sesi olmak için, Konyaspor ile Filistin takımlarını temsilen iki takım sahadaydı. Çoğu çocuk ve kadın on binlerce Filistinli kardeşinin acısını yüreğinde hissedenlerin tribün-televizyon ve sosyal medyadan, stadı dolduran izleyiciler, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları, marş ve ezgilerle karşılaşmayı takip ettiler. Tribünlerde “Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak” yazısının yer aldığı, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden sporcular ile gazetecilerin yer aldığı dev pankartlar yer aldı…
Daha başka nelerin yaşandığı Anadolu Ajansı’na şöyle yansıdı, “Tribünde üzerinde ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak’ yazısı ile İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden sporcular ile gazetecilerin yer aldığı dev pankartlar açıldı. Ayrıca sahanın zeminine barış ve özgürlüğü temsil eden beyaz güvercin, zeytin dalı, Filistin bayrağı ve Kudüs betimlemelerinin yer aldığı pankart serildi. Doğu tribününde ise İsrail’e karşı 2000 yılında İkinci İntifada sırasında tüm dünyanın gözleri önünde öldürülen 12 yaşındaki Muhammed Durra, Filistin direnişinin ve özgürlük mücadelesinin sembolü Hanzala ile Gazze’deki saldırılarda hayatını kaybeden torunu Rim’i kucağında tutan ve ‘Ruhumun ruhu’ sözleriyle seven Filistinli dede Halid Nebhan’ın yer aldığı kareografi açıldı… Öte yandan saha kenarından çok sayıda beyaz güvercin salındı. İstiklal Marşı ile Filistin Milli Marşı’nın okunduğu statta, ‘Kahrolsun İsrail, Filistin’e özgürlük’, “Filistin sen bizim kardeşimizsin” ve ‘Yeşil siyah özgür Filistin’ sloganları atıldı. Seramoniye futbolcular, Gazzeli çocuklarla çıktı. Her iki takımın oyuncuları tribünleri birlikte selamladı…”
“Hakem Mehmet Türkmen’in düdük çaldığı karşılaşma, 10. dakikada bir süre durdu. Stat ışıklarının sönmesiyle ekranlarda 7 Ekim’den bugüne İsrail saldırılarında katledilen çocukların isimlerinin yer aldığı video yayınlandı. Karşılaşmayı izleyen futbolseverler, iki takımın oyuncularını da alkışladı. Bazı taraftarlar sahaya peluş oyuncak attı. Saha kenarındaki reklam panolarında Türkçe ve İngilizce, ‘Gazze’de 1 yaşın altında 1029 çocuk öldürüldü. Gazze’de 4 bin çocuk ampute edildi. Gazze’de 1,2 milyon kişi çadırlarda kalıyor. İsrail, terör devletidir. İsrail bebek katilidir. Siyonizmin sonu geliyor. Kudüs, Filistin’in başkentidir. Filistin’in yanındayız.’ mesajlarına yer verildi. Son dakika oynanırken, ‘Filistin özgür olana dek maç ertelenmiştir. Filistin’de yalnızca maçlar değil, hayatlar, hayaller, çocukluklar yarım kalıyor. Bugün burada 90 dakikayı tamamlamıyoruz. Filistin’de yarım bırakılan hayatları, susturulan umutları ve yaşanan acıları hatırlatmak için bu karşılaşmayı 90 dakika tamamlanmadan, 89.59’da sonlandırıyoruz.’ anonsuyla karşılaşma bitirildi.”
Bitirilmesi yerinde bir karardı, çünkü İsrail’in yaralama, ölüm, işkence ve işgali devam ediyor. Acılar paylaşıldıkça azalır, sözü boşuna değil. Mazlum ve mağdurların sesi olan bu ve benzeri organizasyonların yurdumuzun en ücra köşesine kadar dalga dalga yayılması önem taşıyor…
Bu vesileyle Cuma gününün hikmet ve bereketi üzerimize olsun inşallah
(Devam edecek)







