• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Şayet ruh mayası bozulursa

19 Haziran 2021


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim; hepimiz biliyoruz ki, her canlının bir ruhu ve her yeşeren ve büyüyen varlığın bir özü ve kökü vardır. Canlıdan ruhunu, yeşerenden özünü ve kökünü aldığınız zaman; canlı ölür, yeşeren de çürür, kaybolur gider. İşte bütün beşerî topluluklar da böyledir. Onun da kendini ayakta tutan bir ruhu, özü, kökü ve asaleti vardır. İnsan topluluklarında fertleri birbirine yaklaştıran, kaynaştıran ve sevdiren, dostlukların, kardeşliklerin meydana gelmesine sebep olan öz ve ruh dindir. Eğer bir millette, cemiyette manevi değerler ve dini hükümler o veya bu sebeple varlığını yitirmişse o cemiyette izmihlâl baş gösterir. Öyle cemiyetlerde huzurun yerini anarşi, sevginin, kardeşliğin yerini düşmanlık, adaletin yerini zulüm, hak ve hukukun yeri hukuksuzluk alır. O zaman da bütün düzenler bozulur. Şöyle günümüzde üzerinde yaşadığımız mukaddes Anadolu topraklarının hâkimi olan bizlerin durumuna biz göz atalım. Görülüyor ki, maalesef toplum ve fert olarak durumumuz hiç de iç açıcı değildir. Din, vatan, bayrak ve tüm mukaddes değerlerimize düşman olan nice vicdansız ve satılmış, batının piyonu insanlar vatanımızın bölünmesi için batılı zalimler ve teröristlerle iş birliği yapabiliyorlar. Dün hep birlikte vatanını, ırzını, namusunu ve devletini koruyabilmek için kader birliği yapmış, omuz omuza harp etmiş, muharebede şehit olan arkadaşı için gözyaşı dökmüş, Cenab-ı Hakk’tan rahmet niyaz etmiş bir milletin bugünkü hal ve manzarası elem ve ıstırap verici değil midir? Her vatanperver, namuslu, milletini ve devletini seven insanın, başını ellerinin arasına alarak düşünmek, ama her zamankinden daha çok düşünmek ve düşünerek çareler bulmak zamanının geldiğini ve geçmekte olduğunu bilmek mecburiyeti vardır. Vatanını ve devletini korumada, kardeşçe kader birliği yapan bir milletin çocuklarının bugün birbirini düşman ilan ederek harp etmesi, birbirlerinin, gözünü kırpmadan hayatına kastetmesi, askeri, polisi, yaşlıyı, genci çocuğu öldürmeleri, okulların, ibadethanelerin yakılması acaba neyin icabıdır? Onları birbirlerine düşman eden, fırsatını buldukları anda birbirlerinin canına kastettiren hain ve zalim eller kimlerin elleridir? Bu hain ve zalim eller acaba hangi vatan ve millet düşmanlarının hesabına çalışmaktadır? Bir milletin fertlerini birbirine sevgi ile şefkat ile bağlayan aynı din, aynı kitap, aynı kıble, aynı peygamber ve aynı Allah (CC) olduğuna göre evvela düşmanlarımız bizden o ruhu almışlardır. Mübarek Ramazan-ı Şerif’te ülkemizde oruç tutanların sayısı yüzde kaçtı? Şu anda ülkemizde namaz kılanlar yüzde kaçlara kadar geriledi? Osmanlı Devletinin son günlerinde, bütün güçlerini seferber etmiş olan düşmanlarından İngilizler bütün laçka olmasına rağmen bir türlü Osmanlı Devletinin yıkılmadığını görünce sebebini araştırmış ve sebebi de bulmuş. O devrin İngiliz devletinin müstemlekeler sömürgeler bakanı buldukları sebebi bütün dünyaya şöyle ilan ediyor: “Müslüman Türk Milletinin elinden ona ruh veren Kur'an-ı Kerim’i almadıkça onu mağlup etmek mümkün değildir” diyor. İşte Türk Milletinin bugün ruh cevherini teşkil eden dini, kitabı ve mukaddes değerleri maalesef çoğunluk itibarı ile elinden alınmış, Müslüman Türk Milletinin çocukları senelerden beri materyalist bir felsefe ve zihniyetle eğitilmiştir. Onları bugün birbirlerine kırdıran hain ellerse, dün onların dinini, yani ruhunu soyan, din ve ruh düşmanlarının elleridir. Türk milleti bu hain elleri kırmadıkça, devamlı taklitçi olduğu müddetçe yıkılan ruhunu Allah’ın kitabında, dini celili İslam’da, kendi tarihi, örf, adet, töre, gelenek ve göreneklerdearamadıkça huzur ve emniyet muhaldir. Özellikle günümüzde içki, sigara, esrar, eroin, kumar ve fuhuş batağına düşüp behimi bir hayat sürdüren, deizme doğru sürüklenen, her türlü mukaddes değerlerinden kopan Türk gençliğini bugün içine düştüğü buhrandan ve bataklıktan kurtarmak mümkün değildir (İnanan gençlerimizi ve bütün insanımızı tenzih ederiz.). Bizce bu milletin ruh mayası şu an için ekşimiş ve bozulmuştur. Bozulan ruh mayasının yerine, Hazreti Peygamberin Hira dağında okuduğu ruh mayasını hâkim kılmanın ötesinde, bir başka çare kalmamıştır. Zaten diğer bütün beşerî çareler ve reçeteler iflas etmiştir. Milletçe yaşlımızla, gencimizle, kadınımızla, erkeğimizle, köylüsü, şehirlisi, eğitim sistemimizle ve bütün kadrolarımızla en kısa zamanda kendi ruh kökümüze dönmeyi Rabbim bizlere nasip eylesin. Unutmayalım ki, düşmanlarımız geceli, gündüzlü hiç ara vermeden çalışarak, bizleri milli ve manevi değerlerimizden kopartarak, ruh kökümüzü kurutmak için çalışıyorlar. Bu yönde milletçe hiç zaman kaybetmeden bir seferberlik başlatmalıyız. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman kaplan.

Teşhis tam. Çare ve tedavide tam. Teşekkurler.
  • Yanıtla

Feyyaz Güven güven

Ne kadar cahilce bir düşünce olmuş, sanıyorlarki herkes kafelere eğlence yerlerine akın ediyor 
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23