• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
07 Kasım 2020

Gizli bir el yine devreye mi girdi

Uzun zamandır pazara çıkmamıştım. Geçen cumartesi günü (31.10.2020) İstinye pazarına bir uğrayayım dedim. Gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Sebze ve meyvelerde aşırı derecede bir fiyat artışı var. Yavaş yavaş pazar içinde yürüdüm, şöyle vatandaşın nasıl alışveriş yaptığını bir göreyim diye. Bazı meyve ve sebzeleri Almanya’da olduğu gibi nerede ise sayı ile alacak vatandaşlar var. Niçin fiyatlar bir anda bu kadar yükseldi? Bir kilo karnabahar 10 TL, bir kilo brokoli bazı tezgâhlarda 20 TL. Hemen hemen bütün sebze ve meyve fiyatları tavan yapmış. Hani bir süre önce ülkemizde birileri patates, soğan ve patlıcan üzerine oyunlar oynayarak hükümeti sarsmak, hatta düşürmek istemişlerdi ya… Acaba yeniden bu oyunlar ülkemizde birileri tarafından sahnelenmek mi isteniyor? Doğrusu endişemiz var. Bu ülkede seçimle kazanamayacaklarını anlayan bazı siyasetçiler dış ülkelerin siyasi ve ekonomik yönden ülkemizi karıştırmalarından ümit bekler olmuşlar. ABD başkan adaylarından bir tanesi aleni olarak Türkiye’de muhalefeti destekleyerek iktidarı değiştireceğiz demedi mi? Dünyadaki birçok devlet başkanları Türkiye aleyhtarlığı ile kendi makamlarını sağlamlaştırmaya çalışmıyorlar mı? Her kalkan sözde lider(!) Türkiye aleyhine ve Sayın Cumhurbaşkanımız aleyhine fütursuzca konuşmalar yaparak kendi ülkelerinde iktidarlarını sağlamlaştırmaya çalışıyorlar. Bizdeki muhalefetin tavrı bunlara karşı ne oldu? Sert bir tepki gösterebildiler mi? Hayır! Cılız bir ifade ile karşı çıkar gibi gözüktüler, ancak içlerindeki arzu ve istek “Ah keşke iktidar dış güçlerin de yardımı ile devrilebilmiş olsa, böylece bizler iktidara gelebilsek” istikametinde.

Hiç zaman kaybetmeden hükümet, devletin bütün kurumlarını göreve sürmelidir. Evet, serbest piyasa ekonomisi ancak bazı şeyleri izah etmek gerekir… Ülkemizdeki birçok büyük alışveriş merkezlerinin sahipleri yabancı sermaye. Ticaret hukuku var. Sözleşmeler, antlaşmalar var. Her isteyen ben istediğimi istediğim zaman yaparım, istediğim fiyata satarım diyemez. Diyememelidir. Hiç zaman kaybetmeden Sayın Cumhurbaşkanımız tabir caiz ise devlete ve hükümete gerekli talimatları vererek kesin, ciddi, taviz vermeden vatandaşın lehine bir piyasa kontrolü sağlamalıdır. Aşırı fiyat artışları mutlaka ama mutlaka önlenmelidir. Her şeyden önce vatandaşın refahı ve huzuru düşünülmelidir. Piyasadaki fiyatlar belki zenginleri etkilemez ancak ben devamlı orta tabaka vatandaşların arasında olduğum için onların konuşmalarını, yakınmalarını, geçimde zorlandıklarını dinliyor ve duyuyorum. Bu yazım kesinlikle hükümetimize tavır almak ve tenkit niyeti ile yazılmış değildir. Sadece temenni ve uyarı ve sokakta olup bitenleri sayın devlet ve hükümet yetkililerimize arz etmek içindir.

İki kısa örnek vermek isterim. Ne oldu da bir hafta içinde yumurta fiyatları bir hayli arttı? Sebep ne? Bu fiyatları yükselten el kimlerdir? Yazıyı yazarken sosyal medyada Osman Sandıkçı’nın esprili bir yazısı karşıma çıktı. Onu da sizlerle paylaşmak isterim: “Geçen hafta 14 TL’ye aldığım yumurta bugün 22 TL. Bu tavuk, horozdan boşandı da nafakayı bizden mi alıyor acaba?!…” diyor. İsim vermeden söyleyeyim. Güya daha çok dar gelirli, alt tabaka insanlara hitap eden bazı alışveriş merkezlerine ne oldu da bir hafta önce 30 TL olan mısır özü yağı birden 50 TL’ye çıktı? Bu zammı tetikleyen sebep veya sebepler nelerdir? İlgili bakanlıklardan istirham ediyorum. İster yerli sermaye olsun ister yabancı sermaye bütün raflardaki malların bir hafta önceki fiyatları ile bugünkü fiyatları lütfen hiç zaman kaybetmeden bir ekiplerle kontrol ettirsinler, mukayese etsinler. Bir hafta içinde neden rafta duran malların fiyatları birden bu kadar artıverdi? Allah korusun ülkemizde semavi ve arezi bir felaket yok. Aşırı sel, dolu, yağmur felaketi de yok (istisnalar hariç). Bu kadar fiyat artışına etki eden, fakir aile reislerini, yoksul aileleri “Ne yapacağız, nasıl maaşımızı denkleştireceğiz?” diye, aşırı zamlar yaparak düşündürmeye sebep olanlar nedir veya kimlerdir? Sanki gizli bir el yine düğmeye basmış gibi fiyatlar günbegün yükselişte.

Geçen televizyonda bir sağlık programında bir doktoru dinledim. Gerçekten çok güzel bir noktaya temas etti. Televizyonlarda yapılan özellikle yiyeceklerle alakalı birçok reklam etik değil, yasaklanması lazım dedi. Samimiyetle soralım ve hep birlikte cevap arayalım. Televizyonlarda reklamları yapılan çikolata ve diğer yiyecek maddeleri hangi dar gelirli aile alabilir? Almaya gücü yeter? Hele bu ailenin nüfusu kalabalık, çocuklar da fazla ise nasıl yetişsin, nasıl alsın? Yanlış anlaşılmazsa bir küçük örnek de kendimden vermek isterim. İkinci oğlumun üçüncü evladı 7 yaşında bir kızdır (Emine Elif). Tabir caiz ise evimizin maskotu. Bir akşam benim katımda ailece otururken televizyonda bir yabancı markanın patates ve köfteli ekmek reklamı yapıldı (İsmini reklam olmasın diye vermiyorum.). Reklam biter bitmez Elif geldi boynuma sarıldı. Büyükbaba ben falan yemekten istiyorum dedi. Ben nasıl istenir onu da bilmiyorum. O tip şeyleri satın almam ve aldırmam. Torunun isteğine dayanamadım. Kızın abisini çağırdım ve isteğini ısmarlattım. Daha doğrusu ısmarlama mecburiyetinde kaldım. Elif’i kıramadım. Biraz sonra isteğimiz geldi. Fiyat 27,50 TL. Eskiden bu para ile bir ailenin nerede ise birkaç günlük ihtiyacı karşılanırdı. Şimdi bir köfteli ekmek ancak alınabiliyor. Her şey artıyor ancak emekli, dul ve yetimlerin aldıkları aylıklar bu fiyat artışlarının çok gerisinde. Devlet ve hükümet emekliye zam yapıyor ancak yapılan bu zamlar şu an ülkemizde yeniden gizli eller tarafından yükseltilen fiyat artışlarına yetişemiyor.

İstanbul’umuzun bir semtinde 18 aylık bebeği ile gezintiye çıkan bir hanımefendinin bebeğine aldığı yabancı marka bir montun fiyatı 4.800 TL olduğunun haber değeri olup(!) birileri tarafından haber edilebiliyor. Öbür tarafta ilkokula giden çocuğumuzun ayağında ayakkabısı, elinde kalemi, defteri, karnını doyuracak kumanyası yok… İşte bütün bunlar göz önüne alınarak yoksul aileler ve çocuklar imrendirilmemeli ve mutlaka A’dan Z’ye her şeyin fiyatı en kısa zamanda ilgililer tarafından sıkı bir kontrol yapılarak aşağı çekilmelidir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümet yetkililerimizin konu ile acilen ilgileneceklerini ümit ederiz. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Belki enflasyon kavrami duymamisin arz talep meselesi. Piyasaya fiyat kontrölü getirsen sonuclar iste pek begendiginiz maduro nun ülkesine bakmaya yeter. Sovyetlerden daha beter mal kalmamis yolsuzluktan kokain ticaretinden beslenen zengin tabaka ve asiri fakir bir orta alt taban tabaka. Böyle emir komuta ile her sey cözülse eyvallah. Elestirmekten korktuguna göre basin özgürlügü ne kadar önemli bir olay oldugu anlasiliniyor. Giderek sovyetlere benziyoruz.
  • Yanıtla

okuyucu

sayın ALİ abi siz fiyat artışlarını biraz geç farketmişsiniz.bakınız ülkemiz 2018 den beri aşırı fiyat artışlarıyla karşı karşıya,buda bizim gibi orta kesimin gerçekten canını yakmaya başladı,fakat bunu önlemek hükümetimizin elindeyken gelin görünki birkaç kalıcı olmayan işlerle bu gidişe gereği gibi dur demiyor.patates,domates oyunları 3 sene önceydi,nededi sayın siyalerimiz,bu işi yapanların canını yakacağız gerekli düzenlemeler yapılacak dendi ,daha 3 ay önce albayrak hal yasası çıkartacağız dedi ki bunu 3 sene öncede söylemişlerdi.benim anlamadığım,devletin her hücresine sızan hain fetö teröristlerini büyük oranda temizleyen(yapılan mağduriyetler var onları kimse inkar etmesin)hükümetimiz bir avuç depocuyu,stokçuyu nasıl yola getiremez?nasıl olurda en ağır yasaları bir gecede geçirirken,bir hal yasasını 5 senedir çıkaramaz?2 hafta önce 5 kiloluk yudum yağ aldım şimdi 65 lira şaka gibi,yağ fiyatları gibi diğerleride öyle en ucuz markette mercimek bile 10 lira ve zam sürekli devam ediyor,döviz uçtu gitti.10 lira olacak demişlerdi,siyasilerimiz yok öyle birşey dediler maalesef oda oldu.işin en acı tarafı bu ekonomik sıkıntı hiçbir bakan ve bürokrat tarafından gündeme alınmıyor,albayrak dolarla ne işiniz var diye dalga geçiyor,biz dolara müdahale etmeyeceğiz deyip dövizin daha çok çıkmasına sebep oluyor,bu ülke ak parti döneminde binlerce hizmet alıp derin ohh çekmişti,şimdi basit hatalarla bunların üzeri örtülüyor,liderimiz bir şeyler yapmazsa,seçimler kaybedilirse suçluyu dışarıda aramasınlar,milletin çeşitli sebeplerle canı yanıyor,bunları iletiyoruz fakat bizi önemseyen yok sonrada suçu bize atmayın.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23