• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
30 Mayıs 2020

Ezan-ı Muhammedi

Ezan, sözlük anlamı itibarı ile “bildirmek, duyurmak ve ilan etmek” manalarına gelir. Dini bir ifade ile Ezan: “Namaz vakitlerinin girdiğini belirlenmiş Arapça asıl sözleri ile müminlere duyurmaktır.” Ezan kelimesi Kur’an-ı Kerim’de “bildiri ve ilam” manalarında sadece Tevbe suresinin üçüncü ayeti kerimesinde geçmektedir. Müezzin kelimesi ise “çağrı yapan, davet yapan” manalarında olarak Kur’an-ı Kerim’in iki ayeti kerimesinde geçmektedir (Araf, 44 – Yusuf, 70). Ayrıca nida kelimesi ile Cuma süresinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman (Ezan okunup davet edildiğinizde) hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma, 9). Diğer bir ayeti kerimede ise Mevla’mız: “(Kâfirler), siz namaza çağırdığınız (Ezan okuduğunuz) zaman onu alay alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, onların, akıllarını kullanamayan bir toplum olmalarından dolayıdır.” (Tevbe, 58).

Medine-i Münevvere’de Ezan-ı Muhammedi okunup Müslümanlar namaza kalktıkları vakit Yahudiler, gülüp alay ederler ve “Kalktılar, kalkmaz olsunlar; kıldılar, kılmaz olsunlar; rükû ettiler etmez olsunlar, şimdiye kadar hiç duymadığımız bir şey uydurdular ne çirkin ne kötü bir şey” derlerdi. Hz. Allah (CC) kâfirlerin Müslümanların ezanını, namazını alay konusu yapmaları üzeri ayeti kerimesinde şöyle haber veriyor: “Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben Müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet, 33).

EZAN NASIL MEŞRULAŞTI?

Bilindiği gibi müminlere namaz hicretten önce farz kılınmıştı. Müslümanların camide cemaatle düzenli bir şekilde namaz kılmaları hicretten sonra Medine-i Münevvere’de başlamıştı. Müslümanların sayısı artınca müminleri vakit namazlarda camiye çağırma ihtiyacı hasıl oldu. İlk zamanlarda “Namaz, namaz!”, “Namaz toplayıcıdır!” diye çağrı yapılıyordu. Ancak Mescid-i Nebevi’nin inşaatı bitince Müslümanları namaza çağırmak için daha güzel ve uygun bir yol bulmak için Peygamber Efendimiz (SAS) konuyu ashabı ile müzakere etti. Çeşitli fikirler tartışıldı. Ancak hiçbirisi uygun görülmedi. Ertesi gün Abdullah ibn Zey, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (RA) aralarında bulunduğu bazı sahabilere şimdi okuduğumuz ezanın cümleleri öğretildi. Rüya gören sahabiler gördükleri rüyalarını Hz. Peygamber Efendimize (SAS) ayrı ayrı anlattılar. Zaten bu arada Ezanımız Peygamberimize (SAS) de vahiy yolu ile bildirilmişti. Böylece Ezan-ı Muhammedi vakit namazlarında Müslümanlara vaktin geldiğini duyurmak için hicretin birinci yılında meşru oldu. Peygamberimiz (SAS) Ezan-ı Muhammedi’nin sözlerini Habeş asıllı, güzel sesli, Bilal’e öğretti. Hz. Bilal (RA) ilk ezanı Neccar oğullarından bir kadına ait olan yüksek bir evin üstüne çıkarak okudu. Bilal-i Habeşi’nin ilk okuduğu Ezan sabah ezanı idi (Ebu Davud Ezan, 3). Daha sonra ezan okumak için Mescid-i Nebevi’nin arka tarafına bir yer yapıldı. Ezanlar oradan okundu. Daha sonra bu özel mekânın yerini minareler aldı (Müslim Salat, 1-7). İlk müezzin Bilal-i Habeşi (RA) sabah ezanını okurken namaz uykudan hayırlıdır manasındaki “es-salatü hayrun-minen-nev” cümlesini okumuş. Peygamber Efendimiz (SAS) bu cümleleri tasvip buyurmuşlar. O gün, bugün sabah namazında okunuyor.

İslam alimleri, fakihler; ezan okumanın farz, farzı kifaye, vacip veya sünnet olduğu üzerine tartışmışlardır. Ezan okumayı terk etmenin veya Hz. Peygamber Efendimiz (SAS) tavsiyesi dışında başka bir dille okunmasını tecviz etmemişlerdir. Çünkü ezan; İslam’ın şiarı, imanın alameti ve yeryüzünde Müslüman varlığının sembolüdür. Diğer bir ifade ile Ezan Müslümanlar arasında bir paroladır. O bakımdan sadece ve sadece aslı cümleleri ile okunur. Ezan Hakk’a davet, İslam’a davet ve Cenab-ı Hakk’a ibadete çağrıdır. Ezanı hem okuyan hem de dinleyen sevap kazanır. Peygamber Efendimiz (SAS): “İnsanlar, ezan okumada ve birince safta yer almaktaki sevabı bilselerdi, ezan okumak ve birince safta yer almak için aralarında kura çekerlerdi” buyurmuştur (Buharı Ezan, 9). Bir başka hadisi şerifinde Peygamber Efendimiz (SAS): “İnsan ve cin, ağaç ve taş ezanı duyan her şey kıyamet günü müezzin için hüsnü şahadette bulunur” buyurmuştur (İbni Mace Ezan, 5). Peygamber Efendimiz (SAS): “Ezan okunan yerden şeytanlar uzaklaşır” buyurmaktadır (Müslim Salat, 15-19). Bilindiği gibi Müslümanlar yeni doğan çocukların sağ kulaklarına ezan, sol kulaklarına ise kamet okurlar. Çocukların kulaklarına ezan ve kamet okunmasının birçok sebep ve hikmetleri vardır. Fazla uzatmamak için onlara değinmiyoruz. İsteyenler dini kitaplardan araştırabilirler (Ebu Davud, Edep 108).

Müezzin ezan okurken müezzinle beraber tekrar etmek Peygamber Efendimizin tavsiyesidir. Hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Ezanı duyduğunuz zaman, siz de müezzinin dediğini söyleyiniz.” (Müslim Salat, 10). Ezan-ı Muhammedi okunmaya başlandığı zaman ezanı duyan Müslüman şu şehadeti ve duayı okur: “Eşhedü en Lailahe illellahü vahdehü la şerike leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resuluh, Razitü billahi Rabben ve bi Muhammedin resülen ve bil İslami dinen.” Peygamber Efendimiz (SAS) bu duayı ihlas ve samimiyetle okuyan kimsenin günahlarının bağışlanacağını ve cennete gireceğini buyurmuştur (Müslim Salat, 12-13).

NOT:

Son günlerde bazı nasipsiz insanlar İzmir’de Ezanımıza hain ve alçakça saldırı düzenlediler. Onları ve onlara çanak tutanları şiddetle telin ederken; Sayın Diyanet İşleri Başkanımız ve yetkililerden bir istirhamda bulunmak isterim. Bu saldırı geçmişte birkaç vilayetimizde daha olmuştu. Minarelerimizden ezan yerine müzikler çalmıştı. Merkezi sistem ezanın, hatta vaazların kaldırılarak, ezanın camilerdeki görevli müezzinlerimiz tarafından okunmasını istirham ederim. Bazı iskân bölgelerinde birçok cami olduğu için aynı anda okunan ezan sesleri birbirine karışıyor. Kulağa hoş gelmiyor. Bu gibi yerlerde müftülükler ayarlama yaparak, ya birer gün veya birer hafta süre ile tek camiden “Hay yen an hay yın” ezanların okunmasını, bunun için gereğinin yapılmasını istirham ederim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SÜTÇÜ İMAM

EZANIMIZA SALDIRAN ...LER, SABATAYCI .-.LERİN YOĞUN OLARAK YAŞADIĞI İZMİRLİ PİÇLERDİR. SABATAYCILAR GERÇEKTEN PİÇTİR. YANİ BABALARI BELLİ DEĞİLDİR. 22 MART KUZU BAYRAMLARINDA ... DEĞİŞTİRİRLER. İŞTE EZANIMIZA SALDIRANLAR; ..SABATAYCI ..LERDİR. BÖYLE BİR SAYGISIZLIĞI İÇİMİZDEKİ PİSLİKLERDEN ANCAK ONLAR YAPAR.
  • Yanıtla

kamu

İŞİN ÖZÜ NOT KISMI OLMUŞ. EN düzgün OLMASI GEREKİRKEN, EN BOZUK, EN LAŞKA TEŞKİLAT DİYANET. CAMİLER BU KADAR SAHİPSİZ Kİ. BUNLAR OLABİLİYOR. HELE EZAN MERKEZİ OKUNUNCA DA İMAMLAR günlerce CAMİYE BİLE UĞRAMIYOR. İMAM OLMAMASI GEREKEN SÜBHANEKE OKUYAMAYAN, SESİ, HİTABETİ, KITAATI, EZBERİ, DİNİ İNANCI VE YAŞANTISI OLMAYAN İMAM OLUYOR.CAMİLERDE PİSLİKTEN GEÇİLMİYOR, AYLARCA TEMİZLENMİYOR. bulunduğum ilde namazı bozan şeyleri tam tekmil sayabilen imam yok. namazı bozan hata yapıyor hatırlatılıyor VALİ VELİD GİBi boş ver diyor. EĞER MERKEZİ OKUNMASI CAİZ İSE TÜM İMAMLARIN İŞİNE SON VERİN. EZANIDA NAMAZIDA DİYANET TV İLE KILALIM. GÜNLERCE HİÇ CAMİYE UĞRAMAYAN VAR. NEYMİŞ TORPİLLİYMİŞ. CANI CEHENNEME ONUNDA TORPİL OLANINDA.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı