• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
22 Mart 2021

“Efela takılün”

Yazımızın başlığı Yusuf suresinin 109. ayeti kerimesinin sonudur. Cenab-ı Hakk burada insanoğluna: “Hâlâ aklınızı kullanamıyor musunuz?” diye sual etmektedir. Akıl; sözlükte mastar olarak “menetmek, engellemek, alıkoymak, bağlamak” gibi manalara gelen “el –akıl” kelimesi, felsefe ve mantık terim olarak “Varlığın hakikatini idrak edene, maddi olmayan, fakat maddeye tesir eden basit bir cevher; maddeden şekilleri soyutlayarak kavram haline getiren ve kavramlar arasında ilişki kurarak önermelerde bulunana, kıyas yapabilen güç” demektir (TDV). Kur’an-ı Kerim’e göre; insanı insan yapan, onun her türlü aksiyonlarına anlam kazandıran ve ilahi emirler karşısında insanın yükümlülük ve sorumluluk altına girmesini sağlayan akıldır. Kur’an-ı Kerim’de akıl kelimesi biri geçmiş diğeri geniş zaman kipinde olmak üzere kırk dokuz yerde fiil şeklinde geçmektedir. Bu ayet-i kerimelerde genellikle “akl etmenin” yani aklı kullanarak doğru düşünmenin önemi üzerine durulmuştur. Kur’an terminolojisinde akıl “bilgi edinmeye yarayan bir güç ve bu güç ile elde edilen bilgi” şeklinde tarif edilmiştir. “İnsanı diğer canlılardan ayıran ve onu sorumlu kılan temyiz gücü, düşünme ve anlama melekesidir.” (TDV). “Akıl, insanı diğer hayvanlardan ayırt eden ruhani bir nurdur ki, insan ruhu onunla zaruri ilimleri idrak eder, kabullenir (Ahmet Rıfat, Tasviri Ahlak). “Akıl, varlıkların hakikatini bilme ve iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etme gücüdür.” (Edebuddin Veddünya). “Akıl, insani bir kuvvettir. Kişi onunla ilim öğrenmeye ve tefekküre muktedir olur. Akıl, cibilli bir sıfattır. Sebeplerin ve haletin selameti halinde “Zaruriyat” onunla bilinir.”. “Akıl, gayıbatı vasıtalarla mahsusatı müşahede ile idrak eden bir cevherdir.” (Teftezanı).

Dinen mükellef olmaya esas teşkil eden birinci anlamdaki akıldır. Kur’an-ı Kerim, ancak bilenlerin akl edebileceğini söyler. Akıl güçlerini kullanamadıkları için kâfirler hakkında Kur’an-ı Kerim şöyle der: “Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akıl edemezler.” (Elbakara 171). Bir başka ayetinde ise Cenab-ı Hakk: “O, aklını kullanamayanlara kötü bir azap verir.” (Yunus 100). Peygamber Efendimiz (SAS) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Allahu Teala akıldan daha kıymetli bir şey yaratmamıştır.” (İhya C.1 S.216). Hz. Allah’ın (CC) ilk yarattığı şey akıldır. Allahu Teala, akla: “Bana dön” buyurdu, akıl döndü, “Öbür tarafa dön” buyurdu yine döndü. Allahu Teala’nın her emrine uydu. Sonra Allahu Teala “İzzet ve celalim hakkı için nazarımda senden kıymeti bir şey yaratmadım. Seninle alır, seninle veririm, seninle mükafatlandırırım, seninle cezalandırırım” buyurdu. (İhya C.1 S.212). Peygamber Efendimiz (SAS) bir hadis-i şerifinde akıl ile alakalı olarak şöyle buyuruyor: “Aklı olmayanın dini de yoktur.” (Camiussağır H. no: 6159).

Hz. Aişe validemiz bir gün Resulullah Efendimize (SAS) sordular: “Ya Resulullah, insanlar dünyada ne ile üstünlük kazanırlar?”. Peygamber Efendimiz (SAS) cevap verdiler: “Akıl ile.”. Hz. Aişe validemiz sordu: “Herkesin kıymeti ameliyle ölçülmez mi?”. Peygamber Efendimiz (SAS) cevap verdiler: “Ya Aişe! Onlar akıllarından fazla bir şey yapabilirler mi? Allah’ın onlara verdiği akıl nispetinde ibadet ederler. Ondan sonra da amelleri nispetinde mükafatlandırırlar.” (İhya C.1 S.213). İbni Abbas (RA), Peygamber Efendimizden (SAS) şöyle rivayet eder: “Her şeyin bir aleti vardır. Müminin aleti akıldır. Her şeyin bir biniti vardı. Kişinin biniti akıldır. Her şeyin bir direği vardır. Dinin direği akıldır. Her kavmin bir dayanağı vardır. İbadetin dayanağı akıldır. Her kavmin bir çağıranı vardır. Alimi ibadete çağıran akıldır. Her şeyin bir tamirci ustası vardı. Ahiretin tamircisi akıldır. Herkesin kendisinden sonra unutulmayacak bir eseri vardır. Sıddıkın eseri akıldır. Her yolcunun bir çadırı vardır. Müminin çadırı akıldır.” (İhya C1. S.213). Hz. Ali (RA) şöyle der: “İnsanı şeref ve izzet sahibi yapan üç şey vardır. Bunlar: akıl, din ve ilimdir.” (Edebuddin Veddünya C.4. S.11). Bir gün Hz. Ömer (RA); Hz. Ubey bn. Ka’ab (RA) ve Ebu Hureyre (RA), Peygamber Efendimizin (SAS) huzuruna çıkıp sordular:

“Ya Resulullah! İnsanların en alimi kimdir?”. Resulullah cevap verdi: “Akıllı olanlardır.”. Tekrar sordular: “En çok ibadet eden kimdir?”. Resulullah Efendimiz: “En çok akıllı olan.”. Bu sefer “İnsanların en faziletlisi kimdir?” diye sordular. Peygamberimiz: “En akıllı olan” dedi. Tekrar sordular: “Ya Resulullah akıllı kimse, mürüvvet sahibi, cömert, konuşmasını bilen ve hatırı sayılır kimse değil midir?”. Peygamberimiz (SAS): “Bu saydıklarınız dünyaya aittir. Ahiret ise muttakilerindir. En akıllı olan kimse ise muttaki olan insandır” karşılığını verdi (İhya C.1 S.217). Mübarek Peygamber Efendimiz (SAS) şöyle buyuruyor: “Akıllı, nefsini kontrol altına alıp, ölümünden sonraki ebedi hayat için hazırlanan kimsedir.” (İbni Mace Züht 31). Birkaç tane atasözüne ve özdeyişe yer verelim:

- Tayfanın akıllısı geminin dümeninden uzak durur.

- Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.

- Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.

- Akıllı olmak bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.

- Akılsız; yüzü güzele, akıllı gönlü güzele talip olur. Zaman yüz güzelliğini tüketir ama gönül güzelliğini artırır (Mevlâna).

- Yeryüzünde iki güç vardır. Akıl ve kılıç. Çoğu zaman akıl kılıcı yenmiştir (Eflatun).

- Akıllı insanlar kendilerini heyecana kaptırmazlar, erdemli olanlar kuşku içinde olmazlar, cesur olanlar hiçbir şeyden korkmazlar (Confucius).

Değerli kardeşlerim. Aklın mertebeleri, kısımları, tasavvufa göre akıl ne demektir gibi akılla alakalı çok geniş malumatlar vardır. Konuyu uzatmamak için onlara değinmedim (İsteyenler konu ile alakalı kitaplardan detayları inceleyebilirler.). Rahmetli babaannem bize derdi ki: “Oğlum; sökme akıl yedi adım gider.”. Her şeyi özetleyen güzel bir söz. Yani dışarıdan kafana sokulmak istenen akılla ancak yedi adım yürüyebilirsin, maksadına ulaşamaz, tökezlersin. Ben de yazımı şöyle bitirmek isterim. Akıl, Cenab-ı Hakk’ın insanoğluna ihsan ettiği en önemli nimetlerinden birisidir. Öyle ise bizler beynimizi tavana asıp, aklımızı ona, buna, o veya bu maksatla kiraya vermeyelim. Akıl edelim. Dibi gözükmeyen kuyulardan şifa(!) verecek diye sular içmeyelim. Birazcık olsun düşünelim. Araştıralım, inceleyelim ki; aldanmayalım. Cenab-ı Hakk hepimizin akıbetini hayır eylesin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.                                             

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Hırsızın dolandırıcı nın çalmayı meslek edinenin cenaze namazı kılınmasın bilerek kıldıran aynı suçu işlemiş gibidir. Bilerek Kılanın Allah belasını versin
  • Yanıtla

Bir

Recep Tayyip Erdoğan MAŞALLAH SÜBHANALLAH çok akıllı, geçmiş yıllarda 18 Mart, Çanakkale zaferi, töreni esnasında, prens, çarls, bir şey dedi, o gün, ülkemize karşı, hemen cevabını aldı oturdu, Reis ten.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23