• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
13 Haziran 2020

Dünyanın en asil milleti Türklerdir…

Öncelikle şunu ifade edeyim ki, yazının başlığına bakıp al sana bir kafatasçı yazı diye peşin hükümlü olmayın. Lütfen yazımı sonuna kadar okuduktan sonra hükmünüzü veriniz. Türkiye’de doğup büyüdüğü, fakir milletin vergileri ile yapılan okullarda okuyup, mevki, makam, iş güç sahibi oldukları halde; milletine, devletine, vatanına, bayrağına vatanına, tüm milli ve manevi değerlerine düşman olanlalar kendilerini münevver ve aydın(!) olarak tanıtırlar. Dün bu ülkeden kendilerine aydın, bilge(!) süsü verenler bir yolunu bulup yurt dışına kaçarlar, oradan sürekli Türk devletinin aleyhine propaganda yaparlar.

Hiçbir zaman ülkemizde “mandacı” fikrinde olanlar eksik olmadı. Her zaman yapılan hayırlı işlere muhalefet adına birileri karşı çıktı. Ne gariptir ki, şu anda bile bir kısım siyasiler ve sözde çokbilmiş aydınlar(!) ille de Türk devletinin İMF’nin kapısını çalmasını ısrarla istiyorlar. Gerçekten bu insanlar Türk milletini gerçek manada daha tanıyamamışlardır.

Şimdi ben hiçbir ilave yapmadan çok eski bir dergiden alıntı yaparak bir yazıyı gündeme taşımak istiyorum. ABD’den dört kişilik bir arkeolojik heyet, Ağrı Dağında Nuh’un gemisini aramak için gelir. Heyet bir müddet Ağrı Dağında incelemelerde bulunduktan sonra pek de bir şey bulamadan elleri boş olarak Erzurum’a, oradan da uçakla İstanbul’a gelirler. Heyetle bir görüşme yapan, zamanın Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Fethi Pirinççioğlu şunları yazıyor: Heyetin fotoğrafçısı şöyle konuşuyor ve anlatıyor: “Asil Türk milletinden gördüğümüz yakın ve candan alakayı ifade için kelime bulamıyorum. Hayatımda gördüğüm bütün insanların en nazikleri olan bu kimselerin hareketlerini asla unutmayacağız ve bütün dünyaya anlatacağız. Elimiz boş geldik. Ama seyahatimizden memnunuz. Belki gayemize ulaşamadık fakat ümidimizi kaybetmiş değiliz. Ne yazık ki vakit azdı. Bu kadar kısa zamanda bundan fazlası yapılamazdı.” (Bütün Dünya Dergisi, Ekim 1949 S. 495).

Evet, vicdan sahibi bir Amerikalının Türkler hakkında söylediklerini birlikte okuduk… Vatan, bayrak, ezan ve Türk milletine açıktan veya gizli olarak düşman olanlar ne buyurular acaba? Gelin isterseniz birkaç tane de başka ünlü insanların Türkler hakkında söylediklerine bir göz atalım.

Batılı bir general Türklerle girdiği bir savaşta kolunun birini kaybeder. General şöyle der: “Allah’a şükür ki bir Türk generalini selamlamak için öteki kolum yerinde duruyor.” (General Goureau).

Bir Alman tarihçinin Türkler için söylediklerini birlikte okuyalım. Batı hayranları, Alman tarihçinin söylediğine özellikle dikkat etsinler. “Tarih Türkler’den çok şeyi öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler var ki, bunlar medeniyetin birer ziynetidirler.” (Alman tarihçi Hammer). Oysa batı hayranları her fırsatta milletimizi, memleketimizi kötüleyip dursunlar…

Biz yine ünlü bir batılının Türkler hakkında söylediklerini okumaya gayret edelim: “Bence insanlığa şeref veren Türk milletinin düşmanı olmak, insaniyetin düşmanı olmaktan farksızdır. Türklerin yurdu efendiler diyarıdır; kahramanlar ve şehitler ülkesidir.” (Fransız şair Lamartine)

Ülkemizdeki sözde birçok aydın Pierre Loti’yi sever ve eserlerini okurlar. Öyle ise bir de Türkler hakkında Pierre Loti neler söyledi, ona bir göz atalım: “Şark hülya ve efsaneler alemidir. Türk o rengarenk alemin gözüdür, dilidir, ışığıdır ve yaşayan hakikatidir.” (Pierre Loti) (Bütün Dünya Dergisi, Temmuz 1948 S.633)

Ne diyelim gözü olduğu halde hakikatleri göremeyen, dili olduğu halde doğruları söylemeyen, kalpleri mühürlenmiş insanlar inşallah basit siyaset uğruna, hırslarına kapılıp, kıskançlık ateşine düşmeden doğup büyüdükleri, okuyup, iş, güç sahibi oldukları kendi vatanlarına, birilerinin piyonu olarak düşman olmaktan vazgeçerler. Birlik ve beraberlik sayesinde ülkemizin kalkınması, milletimizin geleceği için yardımcı olmaya çalışırlar. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

AÇIKLAMA:

06.06.2020 Cumartesi günü Akit Gazetesinde çıkan “Çay Müstahsillerinin Çilesi” isimli yazım bir hayli ses getirmiş. Çaykur Genel Müdür Vekili Sayın Yusuf Ziya Alim Beyefendi nezaket gösterip beni telefon ile aradı. Bu sene çay alımı hususunda doyurucu bilgiler verdi. Hassasiyeti için Alim Bey’e teşekkür ederim. Şunu ifade etmek isterim ki Akit Gazetesinde hiç kimse “çamur at tutmazsa izi kalır” değildir. Biz dünyanın fani olduğunu ve gecenin karanlığında, kara taşın üzerindeki kara karıncanın yürüdüğünü gören, ayaklarının sesini duyan, ne maksatla adım attığını bilen Allah’a inanırız. İnşallah bir müddet daha Rize’deyim. Çay konusunu yeniden bir inceleyeceğim. Bir kere daha Sayın Müdür Vekilimiz Alim Bey’e teşekkür ederim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

süleyman şah

hocam,kendi ülkesinin taşıdığı değerlere veya kültüre düşman olanlar ateistlerdir,yani islam düşmanlarıdır...onlara söz,eser...vb işlemez,onlara bi tek şey işler: mavzer kurşunu...nokta
  • Yanıtla

eyüp yılmaz

sayın ali bey. çay kur da ekrem yüce ne iş yapar diye de bir bakıver.. ülkede adam kıtlığımı var da bir adama alakasız 3,5 görev verilir..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23