• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
26 Aralık 2020

Bu zararlı yayın ve programlara kimler dur diyecek…

Ülkemizde birileri sistemli ve planlı bir şeklide aile yapımızı kökünden dinamitliyor. Ulusal veya yerel bir kısım televizyon kanalları, hiçbir surette aile yapımızla bağdaşmayan, uyuşmayan yayınlar yapıyorlar. Hepsini tek tek yazacak olursak inanın sayfalar tutar. Ancak biz burada sadece birkaç önemli hususa değinip ilgililerimizi görevlerini yapmaya davet etmeye çalışacağız.

Günümüzde birçok televizyon kanalında yapılan yayınlarla toplumun manevi değerlerine savaş açılmış durumdadır. Bazı kanallarda öğleden sonra yapılan sözde aile programlarında ahlaksızlık had safhada. Anlatılanları, söylenenleri burada yazmaktan hicap duyarım. Yayınlara birkaç örnek vermek gerekirse: vurup kırmaya özendiren filimler, mafya hesaplaşmaları, bir filmde öldürülen bir hayli insan görüntüleri. Namus mefhumunu ortadan kaldıran sözde yayınlar, hususi seçilmiş programlar. Yerel veya ulusal medyadan yayınlanan yayınların birçoğunun dinimize, tarihimize, örfümüze, adetimize, gelenek, görenek, töre, edep ve ahlak kurallarımızla asla bağdaşmamaktadır.

Bir aile reisi baba veya kayınpeder, kızı ve gelini aile ortamında bugünkü yayında olan bazı programları yüzü kızarmadan seyredebilir mi? Elbette ki biraz hayâ ve edep duygusu olan hiçbir kimse bu rezillikleri kızı, gelini, eşi, çocukları ve torunları ile seyredemez. Hayâ eder, utanır. Benim ikinci sınıfa giden bir kız torunum var, o yaşı ile zaman zaman seyrettiğimiz kanallarda müstehcen sahneler geldiğinde hemen “Büyükbaba bu kanalı değiştir burada kötülükler var” diyebiliyor. O çocuk haliyle ahlaksızlık ve çirkinlikleri fark edebiliyor. Baz kanallarda sözde aile programları(!) yapılıyor. Kadın hakları(!) savunuluyor. Nasıl mı? Dakikalarca evden kaçan kadınlar, eşini aldatan kadın veya erkekler, milyonlarca insanın önünde… Bir kadın çıkıp karnımdaki veya şu yaşta olan bebek benim resmi eşimden değil, arkadaşımdandır denilebiliyor. Bu normal bir yayın gibi ünlü(!) kanallarda ünlü(!) programcılar tarafından günlerce ekranlarda aile programı olarak gösterilebiliyor. Komşusu ile bir başka arkadaşı ile nikâhlı kocası varken gizlice birlikte olan kadın veya erkekler… Ekranlarda masum gibi gösterilip, sanki diğerlerine sizler de yapsanız bir şey olmaz havası estiriliyor… Bir kısım erkeklerin de yüzleri kızarmadan ekranlara çıkıp “Ben eşimden şüpheleniyorum. Bebeğe test yaptırmak istiyorum” diyor ve test yaptıralım, yaptırmayalım kavgaları… Bütün bunlar bizim kültürümüze, inanç, gelenek ve göreneklerimize sizce uygun, faydalı, güzel yayınlar mıdır?

Geçmişten hatırlarız bazı “boyalı basın” çıplak resimler basan sözde büyük gazeteler zaman zaman asılsız haberler yaparlardı. Manşetten hoca keçi çaldı yazarlardı. Oysa hoca keçi çalmamış, hocanın keçisi çalınmıştı. Ancak dine düşmanlık yapabilmek için böyle haberler ters yüz ediliyor vatandaşa sunuluyor ve böylece vatandaşın kafası karıştırılıyordu. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu? Son günlerde birçok kanalda Noel Baba ile alakalı yayınlar yapılarak çocuklarımızın beyinleri yılbaşı, aslı olmayan Noellerle yıkanıyor. Bizler de aileler olarak hep birlikte sergilenen bu oyunları normalmiş gibi seyrediyoruz. Kendi milli ve dini bayramlarını, mübarek gün ve gecelerinden habersiz olan gençlik bizimle hiç alakası olmayan Noel’i, yılbaşını aylar öncesinden konuşmaya ve hazırlıklar yapmaya başlıyorlar.

Dünyanın her ülkesinde kadın cinayetleri vardır. Elbette ki tasvip etmiyoruz. Ancak birçok ülkede bizde olduğu gibi bu tip haberler günlerce ekranlarda evirilip çevrilip verilmiyor. Hayvanlara yapılan eziyet ve cinayetlere İslam dini asla ve kesinlikle cevaz vermez. Vicdan sahibi hiçbir insan hayvanlara yapılan eziyetleri, ayaklarını kesmek, gözlerini kör etmek, çuval içine koyup oraya buraya atmaya ve değişik şekilde eziyetler yapmaya gönlü razı olmaz. Ancak böyle bir haberi sabah, öğlen, akşam ve ertesi gün haber olarak ekranlarda tutmak doğru mudur? Çocukların psikolojilerine böyle haberler nasıl etki eder? Konu ile alakalı olan uzmanlar elbette ki çok daha iyisini bilirler.

Bir de bazı kanallarda kayıp evlatları anne ve babaları buluşturma programları yapılıyor. Allah rızası için bir anne düşünün. Birkaç günlük veya haftalık bebeğini ya caminin kapısına ya da bir çöp konteynerinin yanına bırakıp gidiyor. Sevgilisine kaçıyor, evini, yuvasını, bebeğini terk ediyor. Aradan yirmi, yirmi beş sene geçtikten sonra her nasılsa aklı başına geliyor. Bu defa bir merhamet abidesi kesilerek televizyon ekranlarına çıkarak çocuğunu yahut anasını, babasını veya kardeşini arıyor (İstisnalar kastımız dışındadır. Mecburiyetten olanlara sözümüz yok.). Sonra çıkıp evlat geliyor yıllar sonra kendisini çöpe atan anası ile ekranlarda buluşuyor. Timsah gözyaşları gibi yalandan ağlamalar, stüdyoda olanlar veya evlerde olanlar tarafından da alkışlar, ağlamalar… Program yapımcısı da sadece reyting peşinde…

Bir aslan, bir kedi veya en yırtıcı herhangi bir hayvan bir tehlike gördüğü zaman yavrusunu dişine takarak tehlike yerinden uzaklaştırıyor. Ana merhameti var, şefkati var. Bazı cani ruhlu analar veya babalar evladını bebekken atıyor ondan sonra çeşitli mazeretler ortaya atarak kendisini günahsız olarak tanıtmaya çalışıyor. Bütün bunlar da televizyonlarda aile programı olarak sözde aileleri eğitmek veya ailelere yardımcı olmak için yapılıyor. Yere batsın böyle aileyi dinamitleyen programlara. Çocukları geliştirecek, eğitecek birkaç kanalı istisna edersek program yapan kanallar var mı? Çok basitinden söylüyorum yemekten önce ve sonra eller nasıl yıkanır? Dişler nasıl fırçalanır? Büyüklere karşı nasıl saygı gösterilir, küçükler nasıl korunur? Engellilere karşı nasıl davranmalıyız? Devletimizin, milletimizin mallarına zarar vermekten nasıl kaçınmalıyız? Yaşlılara nasıl yardımcı olmalıyız? Ormanlarımızı nasıl korumalıyız? Hırsızlık, içki, kumar, fuhuş, uyuşturucunun kötülükleri nelerdir? Televizyon ekranlarından anlatılıyor mu?

Birçok Avrupa ülkesinde eğitim yılı başlamadan bütün talebeler kiliseye götürülür. Bazı dersleri okullarda kilise papazları verir, daha da garibi bazı okul ve hastaneler kilisenin malıdır. Bizde, hem de dini okullar dahi birçok gencimiz nasıl ateist, deist oluyor? Devletine, milletine, vatanına, bayrağına, dinine, ezanına nasıl düşman olarak yetiştiriliyor? Bütün bunlarda, bu sorumsuzca yapılan yayınların hiç etkisi yok mu? Geçmişte yayınlanmıştı, MAK şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de insanların % 17’si Allah’a inanmıyor. % 45’i kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmıyor. % 43’ü hayatında hiç camiye gitmemiş. % 55’i Ramazan orucu tutmuyor. % 70’i İslam dini ile alakalı bilgileri öğrenmek istemiyor. % 78’i namaz kılmıyor. Daha birçok madde var, ben sadece ibret olsun diye zaten sizin de bildiğiniz birkaç maddeyi buraya aldım. Milletimizin evladı ne hale getirildi? Bunlara sebepler arasında televizyon yayınlarının ne kadar payı vardır? Milli eğitim sistemimiz tam ismine uygun bir eğitim politikası mı uyguluyor? Öyle ise bu felaket rakamlar nasıl oluşuyor? Bu zararlı yayınlara kimler dur diyecek sorusunu sorduktan sonra, yetkililerimizin bir an önce gemi batmadan gerekli tedbirleri almalarını millet olarak bekliyoruz. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

NOT:

Tam bu yazımı yazarken televizyonlardan, İBB’nin tertiplemiş olduğu kadınlı, erkekli semazenlerin Hz. Mevlâna’nın vuslat yılı dolayısı ile yaptıkları semah gösterisi ve okunan Türkçe ezan ile Kur’an-ı Kerim haberleri yayınlandı. Dün Hz. Eyüp Sultan’ın huzurunda gidip Yasin-i Şerif’ten birkaç sayfa okuyanlar, bugün Türkçe ezan ve Türkçe Kur’an okutuyorlar… Bu İslam’a, dine ve dindarlara hakarettir. Allah (CC) fırsat vermesin. Türkçe ezandan, ezanın aslına dönüp Arapça aslı ile ezan okuttuğu için bu milletin başbakanı idam edilmişti. Rabbim içimizdeki, dışımızdaki din düşmanlarına, ezan düşmanlarına hiçbir zaman fırsat vermesin inşallah.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yanlış

Mak şirketiinin anket nasıl yapılır haberi yok. Tabi bulduğu sonuçlar da saçma ve Türkiye gerçekleri ile tamamen alakasız. Az bir şey Türkiye yı bilen zaten bu görür. Peki yazar bunu neden kullanır... İkincisi çok abarmışsınız ama neden böyle oluyor diye hiç düşünmemiş, en azından küresel ölçekte bakamamışsınız. Hâliyle sağa sola saldırmayı bir çözüm mü sanıyoruz. Bunların köklerinin ne kadar derin olduğu görmek de gerekir. .. Birileri çözüm mü bulsun, kim... Siz aklı başın da bir kaç öneri getirin, tabii ayakları yere s basan olsun..
  • Yanıtla

Akit

Bu zaralı ahlak dışı aile yapımızı altüst eden yayınlara kim dur der .kim izin verip yayımlamasına göz uymuyorsa O der yani kılıçdar ve Akşener dur diyebilir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23