• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
20 Haziran 2020

Ayasofya Camii

Son günlerde ülkemizin gündemini Ayasofya Camii işgal etmektedir. Caminin müzeye çevrilmesi kararnamesi ve o kararnamedeki imza doğru mu sahte mi? Ayasofya müze olarak mı kalsın cami olarak mı? Konu ile alakalı açık oturumlar tertipleniyor, makaleler yazılıyor, hukukçularımız, tarihçilerimiz fikirlerini beyan ediyorlar. Kiminin siyah dediğine öbürü beyaz, beyaz diyene karşılık bir diğeri ise siyah diyor. Ülkemizde yetişmiş birçok hukukçumuz ve tarihçimiz vardır. Bunlar gözlerindeki siyasi gözlükleri çıkartıp objektif olarak, vicdanlarının seslerini dinleyerek dürüstçe milletimizi uyarmaları gerekir.

Bir televizyon kanalında Ayasofya ile alakalı bir açık oturum dinledim. Bir konuşmacı Ayasofya müze olarak kalsın diyor. Sebepleri arasında müze olarak Ayasofya iyi gelir getiriyor diyor. Bu nasıl bir görüş, nasıl bir anlayış? Diğer bir konuşmacı ise caminin içinde ikonlar var, onları dünya milletlerine göstermemiz lazım diyor. Ecdadımızın kılıç hakkı ile aldığı “fetih sembolü” yüzlerce yıl Müslümanların cami olarak kullandığı bir yeri üç beş kuruş kazanmak için müze olarak mı bırakacağız? Bu tip düşünen sayın beyefendiler hiç hesap etmezler mi cami içinde Cenabı Hakkın ismi, son peygamber Hz. Muhammed Efendimizin (SAS) ismi ve Hülafa-i Raşidin Efendilerimizin isimlerinin yazılı olduğu tarihi levhalar bulunmaktadır. Bunların sizce hiçbir değeri yok mudur? Siz ecdadımızın ferasetine ve ileri görüşlülüğüne bakınız ki ta o günden, ileride buranın mabet halinden çıkaracak hayırsız varisler gelebileceğini düşündükleri için o levhaları caminin kapısından çıkartılamayacak büyüklükte ve caminin içinde inşa ettiler. Uzun yıllar o güzelim levhalar caminin üst katında müezzin mahfelinde toz, toprak içinde bekletildiler.

Ben değerli ve sayın hukukçularımızdan; bırakınız şer-i şerife göre vakfı ve vasiyeti izah etmelerini, bugünkü medeni kanuna göre vakıf nedir? Vasiyetin hükmü nedir? Bildiğim kadarı ile bütün dünyada vakfa ve vasiyete değer verilir. Zamanımızda erişmek çok kolay. Ayasofya müze olsun diyenler; internet üzerinden açınız Sultan Fatih’in Ayasofya ile alakalı vakfiyesini, şartlarını ve vasiyetini, hele hele bir de bedduasını bir okuyunuz. “Batı ne der? Batı ne der?” diye korkuyoruz. Batı ne derse desin. Senin batılı dediğin tek dişi kalmış canavarların; dün Afrika’da insanları nasıl köleleştirdiklerini, nasıl zulümler ettiklerini, yeraltı ve yerüstü servetlerini nasıl hortumladıklarını hiç duymadın mı? Daha dün o çekindiğin; medeni, demokrat ve insan haklarına değer verir sandığın batılılar; Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Afganistan’da, Sudan’da, Cezayir’de, Libya’da sergiledikleri insanlık dışı zulümlerden de mi haberin yok?

İstanbul’un Fethi yıl dönümünde Ayasofya’da Kur’an-ı Kerim okundu diye başta Yunanlılar, bir kısım batılılar ve onların ülkemizdeki piyonları, maşaları; vay efendim nasıl olur da Ayasofya’da Kur’an okunur diye kıyamet kopartıyorlar. Batının ülkemizdeki borazanlarına; değil Ayasofya, Sultan Ahmet Camii de müze olmalıdır diyen aklı kıt siyasetçilere birkaç örnek sunmak isterim. Batı Trakya’nın İskeçe şehrinde Osmanlı’dan kalma tarihi Tabakhane Camii vardı. Bütün itirazlara, hukuki girişimlere hatta ağlamalara rağmen Yunan hükümeti camiyi yıktı ve yerine park yaptı. Ben bu hadiseyi bizzat İskeçe Müftüsü Merhum Mustafa Efendi ve Müftü Vekili oğlu Merhum Ağa Hafız Mehmet’ten İskeçe’de dinlemiştim. Her ikisi caminin nasıl yıkıldığını yaşlı gözleri ile anlatmışlardı. İkinci canlı örnek bugün Kavala şehrinin hemen ortasında bulunan, kubbesi üzerine kocaman bir haç yerleştirilmiş, minaresi kısaltılarak kilise kulesi haline getirilmiş ve çan takılmış, 1530 yılında Kanuni Sultan zamanında yaptırılmış Pargalı İbrahim Paşa Camii’dir ki şu an kısmen diskotek kısmen kafe olarak kullanılmaktadır. Şimdiki adı Aziz Nikolai Kilisesi’dir. Rodos Adası’nda Yunanlıların kaç cami yıktıklarından haberiniz var mıdır? Yunanistan genelinde yıkılan camileri saymaya ve yazmaya kalksak sayfalar yetmez. İsteyen arkadaşlar internet üzerinden bizzat kendileri araştırabilirler.

Ayasofya bir semboldür ve fethin kılıç hakkıdır. Mutlaka ama mutlaka Fatih’in vakfiyesine ve vasiyetine uygun olarak kullanılması gerekir. İnşallah Ayasofya’nın yeniden fethi yakındır. Bakınız birçok aydınımızın sevdiği, değer verdiği Nazım Hikmet Ayasofya hakkında neler söylüyor:

“… Hak yerine getirdi en büyük niyazını

Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!

 

İşte o günden beri Türkün malı İstanbul,

Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul!”

 

Ayasofya ile alakalı çok sayıda düz yazı ve şiirler vardır. Hepsini buraya almamız mümkün değil. Merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin Ayasofya ile alakalı şiirinden birkaç mısra ile yazımızı sonlandıralım:

 

“… Ayasofya! Ayasofya!... Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?!...

 

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!...

Allah, Muhammed, Hülafa-i Raşidinin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

 

Fethin, Fatih’in mabedinden Kitab-ı Mübin'i,

Bu ulu dini kaldıran kim?

Dinimize, imanımıza saldıran kim?

Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle.

Seni puthane yapan hangi delidir?!...

 

Elleri kurusun, dilleri kurusun!

Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?! …”

 

İslam âlemi ve Müslüman Türk Milleti olarak bir an önce Ayasofya’nın cami haline getirilmesini ve ibadete açılmasını bekliyoruz. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SAYIN MURAT BARDAKÇI, KAMAL'IN KARARINI İNGİLİZ KADININ KİTABINDA AKTARDI. DAHA 1923'TE DÜŞÜNÜYORMUŞ. HALLAÇ NE DİYORDU, NEYMİŞ EFENDİM! HALLAÇ'A YEMLİK BIRAKMIŞLAR, HALAÇOĞLU DA HALLAÇ PAMUĞU GİBİ SAVRULMUŞ! SAVUNAYIM DERKEN KAMAL'I OLDU MU REZİL! YAZIK! TARİHÇİLİĞİN BATTI, İP'E GEÇEREK SİYASETİN DE BATTI, OLDUN HALLAÇ PAMUĞU!
  • Yanıtla

ATABEY

Karadeniz'in kuzeyinde ve güneyinde iki yahudi Türk devleti kuruldu. Biri Hazar İmparatorluğu diğeri Türkiye Cumhuriyeti. Her ikisinin de idarecileri yahudi halkı Müslüman. Hazarlar tarihe karıştı. Sabataycı yahudilerin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti yıkılmadıysa bunu Allah'ın CC inayetine borçluyuz. Nitekim İslam Sancağı düştüğü yerden kalkacak hadis-i şerifi mucibince Müslüman Türk Milleti'nin kutsal misyonu var. O güzel günler yaklaşıyor İNŞALLAH! Ayasofya' yı açınca ve Kanal İstanbul'u açınca tam bağımsız olacağız. Reis (RA) Devlet Başkanı olunca Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuşmuştu. Sıra tam bağımsızlıkta. İçerdeki pisliklerin ve sabataycı piçlerin şeytani çığlıklar atması bundan ötürü. İnşallah, adam olmadıkları takdirde teker teker hesap soracağız tekerleklerden de!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23