Ütopya değil gerçek…

22 Mart 2019 Cuma

Yeni Zelanda’da yaşanan terör olayının üzerinden bir hafta geçti.

Bu bir haftada görmeye alışkın olmadığımız ve görmekten memnun kaldığımız gelişmelere şahit olduk. Hiç beklemediği bir terör saldırısıyla sarsılan bir ulus, yaşadığı korkunç acının yaralarını sarmak için adeta seferber oldu Yeni Zelanda’da.  

Mesela meclis oturumu, katledilen Müslümanlar için Kur’an’ı Kerim okunarak açıldı.   

Vekiller tilaveti ve ardından yapılan anma konuşmasını 7 dakika boyunca ayakta dinlediler. Başbakan Jacinda Ardern başörtülü bir şekilde: "Sizin kederinizi tahmin bile edemeyiz ama her aşamada yanınızda olabiliriz" diye seslendi Müslüman göçmenlere. Bütün dünyaya çağrıda bulunarak: “Küresel anlamda güvenli, hoşgörülü ve kapsayıcı bir dünyaya sahip olmak istiyorsak, sınırlarla düşünmemeliyiz. Irkçı, aşırı sağcı ideolojiye karşı mücadele etmeliyiz” dedi. Kastettiği şey dünyanın herhangi bir yerinde yükselecek aşırılıkçı bir söylemin, tetiklenecek bir nefret dalgasının dünyanın en güvenli ya da en ücra yerlerinden birine ölüm olarak dönebileceğiydi. 

İstihbarat ve güvenlik kuruluşlarının terör saldırısı riskini tespit etmekte başarısız olduklarını Başbakan olarak kabul etti ve soruşturma başlattıklarını söyledi. Meclis olarak acilen otomatik silah satın alma işlemleriyle ilgili önleyici yasal düzenlemeleri yapacaklarını vurguladı.

Bana göre şu ifadesi de sorunu köklü bir şekilde çözmek adına çok anlamlıydı. Dedi ki Başbakan: “Bu şahsın bu çirkin ideolojisinin yükselişte olmasının nedenlerinden ve nasıl bir ortamın bunun büyümesine ve muhtemelen de yayılmasına yol açtığından kesinlikle dersler çıkarmalıyız.”

****

Jacinda Ardern’in şu sözleriyse daima hatırlanacak: “Biz çeşitliliği, iyiliği, merhameti temsil ediyoruz; değerlerimizi paylaşanlara yurt, ihtiyaç duyanlara sığınak oluyoruz. Ve sizi temin ederim ki bu değerler bu saldırıyla sarsılmayacak ve sarsılamaz. Biz, 200’den fazla etnisitenin bulunduğu, 160 lisanın konuşulduğu bir ülkeyiz ve bununla iftihar ediyoruz. Bu çeşitlilik içinde ortak değerler paylaşıyoruz. Ve şimdi öne çıkan ortak değerimiz, bu trajediden etkilenen topluluğa şefkatimiz ve desteğimizdir; ikincisi, bunu yapan kimselerin ideolojisini mümkün olan en kuvvetli şekilde kınamaktır. O teröristlere diyoruz ki siz bizi seçmiş olabilirsiniz; ama biz sizi külliyen ret ve mahkûm ediyoruz.”

Başbakan Ardern yalnızca dünya liderlerine bir insanlık dersi niteliğindeki sözleriyle değil   terör mağdurlarının ailelerine gösterdiği şefkatten, itidalli, birleştirici ve çoğulculukta ısrar eden yaklaşımıyla da örneklik sergiledi.

Charlie Hebdo’da el ele vererek dünyaya terör mesajı veren liderlerin bu örnekliği dikkate alacaklarını sanmıyorum. Ancak daha yaşanabilir bir dünya için, azınlıklara “biz siziz, siz de bizsiniz” diyebilen Ardern’in sergilediği tavrın, tüm ülkelerde aynı içtenlik ve kararlılıkla benimsenmesi gerekir diye düşünüyorum…

****

Elbette bu tüyler ürpertici saldırı sadece Yeni Zelanda siyaseti için bir imtihan değildi. Halk da bir imtihan verdi. Yeni Zelanda halkı dayanışma ve demokrasi kültürünü ne kadar içselleştirdiğini, farklılıklara ne kadar saygıyla yaklaştığını ve inanç, düşünce, ırk ayırt etmeksizin insana insan olarak değer verdiğini bir kez daha kanıtladı.  

İnsanlar vakit namazlarda camilere giderek namaz kılan Müslümanların arkasında olası bir saldırı için saf tutarak, adeta canlı kalkan oluşturdular. Camilerin bahçeleri üzüntülerini göstermek isteyenlerin bıraktığı çiçeklerle doldu. Farklı bölge ve okullardan gelen binlerce öğrenci, saldırının yaşandığı Nur camiinin karşısındaki parkta toplanarak saldırıda hayatını kaybedenleri andı. Müslümanlara taziyeler iletildi, taziyelere gözyaşları eşlik etti. Farklılıkların, korunması gereken zenginlikler olduğunu dünyaya gösterdiler.

Bu anlamlı resme baktığımda, orada, anlayışın giderek eksildiği toplumumuz için de önemli bir örnekliğin var olduğunu görüyorum. Hem bireysel anlamda hem de siyasal anlamda…O resimde, içinde “ötekileştirmenin olmadığı” bir güzel ahlak, dayanışma, empati ve anlayış görüyorum. Yani bizim yitirdiğimiz şeyleri… Çoktandır şu Hadis’i Şerifi hatırlamıyoruz bile: “Bir gayrimüslim ‘in Müslüman ülkede başına bir iş gelirse onun davacısı kıyamette ben olurum.” Oysa bu hadis çerçevesinde yüzyıllarca tüm gayrimüslimlerin, azınlıkların temel hak ve hürriyetlerinin en güvende olduğu yer oldu bu topraklar. Biz bu değerlerimizi muhafaza edemedik maalesef… Bugünkü kamplaşma ortamı ve topluma sirayet eden huzursuzluk bunun bir sonucu gibi geliyor bana.       

Bir örnek vermek gerekirse, 2003 yılında onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce insanın yaralandığı bir Sinagog saldırısı yaşanmıştı İstanbul’da. Sinagogda ibadet eden Museviler için canlı kalkan olan birilerinin varlığını hatırlamıyorum... Patlama sonrasında Yeni Zelanda’daki gibi seferberlik havasında bir dayanışma yaşandığını da… Son yıllarda yaşadığımız bir çok terör hadisesinde bile çok yaralayıcı, ayrıştırıcı şeyler söylendi, yazılıp çizildi maalesef. Bunların altında, toplum olarak “çeşitliliği” değil, tek tipliliği önceliyor olmamız yatıyor olsa gerek. Yeni Zelanda’da şahit olduğumuz insanlık gösterisine bir de bu gözle bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ali rızaAli rıza2 ay önce
    Daha önceki yazılarınızdan dolayıda kutlamıştım yine kutluyorum , birleştirici olmak yapıcı olmak lazım, şii camiileri ırakta pakistanda patlatıldığında , kimseden tık yoktu, amma yanlıştı , cana kast etmek insan öldürmek en büyük suçtur,kim olursa olsun , dini mezhebi ne olursa olsun , karşı durulması ve lanet edilmesi gereken harekettir , cezalandırılması gerekir şimdi bizim bu gün geldiğimiz noktaya bakın verilen mesajlara be birde yeni zellada başbakanının mesajına ,, birde seçime değil sanki savaşa gidiyoruz , altmış yıldır aklım erer hiç böyle seçim görmedim bir noktayı daha hatırlatayım doğru söyliyeni dokuz köyden kovarlar , korkarım sizide kovmasınlar, allha emanet olun,
  • Bayburtlu Bayburtlu 2 ay önce
    Bu sağolasın yorumcuların bazıları zannedersem zeka özürlü Yazar yeni Zelanda dan bahsediyor tüm hiristiyan aleminden bahsetmi yor biliyoruz ki hiristi yan lar için iyi müslüman ölü musluman dir yeni Zelanda da Başbakan emniyet amiri oradaki hiristi yan camia önemli bir erdem lilik göster diler Yazar bundan bahsediyor hirant dikte nasıl yekvucut olmuşlar ama Fatih İsmail Ağa camiinde öldürüleniki Alım için kıllarını kipirdat madilar.birinde hepimiz ermeniyiz diyorda müslüman katledil diyinde hepimizmuslumaniz denmiyorsa boşuna yorum yapmayın önce yazarı anlayın sonra yorum yapın
  •  cabir cabir2 ay önce
    engineer ve fatih'e okumakadan veyoksun iki insan bunlar sadece gördüklerini yorumlayan sen tarihinle gurur duyan iki insan sen geçmişinle övünen şahsiyet yaw osmalı zamann savaşlar yapıp da kelle uçurmadı ne adına yaptı bunu yazıklar olsun avrupa fethine giderken çiçek mi salladılar katiam yaptılar bunları duyunca veya duyunca bana veya benim gibiler e ya vatan haini=paralelci dersin ama tarihinin bir de böyle doğruları var onlara bakın. Siz müslüman olarak neler yaptınız bombalandı bırakın kafirleri ölsün değil mi andınız mı yardımcı oldunuz mu bizim vatanımızda böyle olmuş özür diledik mi ...Rabbim onların rızkını verirken sanane sen oku sen çalış sen üret sen iyi ol sen yaşa sen düşün sen müslümanlığı veya imanın ne emrettiğini iyi anla örnek ol ki dünya ya seni anlasınlar sen yapıyorsun bunun için nazma ve oruç mu bumu iman siz iki arkadaş önce insan olmak ne demek bunu öğrenin sonra da yorum yapın . Benim derdim beni yönetenlere hakkımı yiyenlere çocuğumun geleceğini çalanlara vergi diye fazla alan kişilere adaletsiz olanlara beni emekli etmeyip kendisi emekli olanlara boğazda okul yapanlara of of ama 31/03/2019 elimden geleni yapacağım 4 oyumuz var alırlar belki beklesinler hırsızlara yok.Kimse din istismarlığı yapmasın uyuşturmasınlar kimseyi herkes istediği yaşar rabbim ne diyor SENİN DİNİN SANA BENİMKİ BANA sen nasıl yaşıyorsun ona bak
  • SağduyuSağduyu2 ay önce
    Hocam, sizi teyid etmek bize düşmez ama yazılarınızı yazarken anafikri birkaç kere vurgularsanız anlamakta zorlanmayız(!).Örneğin; siz bu makalede sadece Yeni Zellanda Başbakanının sergilediği doğru tutumu, halkının sağduyusunu ve bazılarımızın kaybettiğimiz değerleri konu etmişsiniz HRİSTİYAN alemini DEĞİL.İlgili kişilere...
  • NizamettinNizamettin2 ay önce
    Değerli kardeşim dün Çin’de bir patlama olmuş ve de onlarca insan hayatını kaybetmiş.Yüzlercesi de ağır yaralı bir şekilde imiş.Sizin gazetenin altına yapılan yorumları bir gözden geçirin.Yazık insanlığa.Müslüman hoşgörülüdür.
  • engineerengineer2 ay önce
    ebu gureyb ve guantanamo merhametini unutmayalım, waterboarding işkencelerini, cezayir katliamını, amerikan yerlilerinin yokedilmesini,dünyayı kan gözyaşı ve ateşe veren hıristiyanların acımasızlığının sınırsız olduğunu, ikinci dünya savaşında birlerinden 36 milyon insan öldürdüklerinden anlayabilirsiniz, birbirine merhameti olmayan, avrupa (batı) milletleri sadece kendi aralarındaki mezhep savaşlarında birbirlerini mezhep farklılığı nedeniyle milyonlarca insanı öldürdüler, birbirlerine merhameti olmayan, müslümana merhamet eder mi? yahudi soykırımı, ispanya endülüs soy kırımı, yakın zamanda bosna soykırımı, hocalı katliamı,karabağ soykırımı bunları görmeyip batının merhametinden bahsedeniz kör parmağım gözüne sokayım.
  • Şirin AytaçŞirin Aytaç2 ay önce
    Öncelikle Jacinda Ardern bir anne yani doğası gereği asli görevi "annelik",mesleği başbakan da olsa o bunun geçici bir süre yapacağı bir iş, ona tevdi edilmiş bir görev olduğunu bilecek kadar olgun. Şahsi hırslarını, varsa kinini, nefretini bir kenara koymayı bilen sağduyulu bir insan, bir kadın. Milyonlarca insanın kaderini de temsil ettiğinin bilincinde olan biri olarak milletine "insani duruş" örneği sergileyerek temsil ettiği halkı kim bilir hangi belalardan korumuştur, koruyacaktır çünkü o makamda bugün var yarın olmayacağını bilmektedir oysa Yeni Zellanda ondan sonra da var olacaktır. Ne mutlu bu bilince sahip yöneticileri olan ülkelere.Ayrıca bizim de benzer duyarlık gösterdiğimiz menfur bir olay vardı.Hırant Dink cinayeti. Ellerinde "Hepimiz Ermeniyiz" yazan pankart taşıyan binlerce insan toplanmıştı lakin hala bazı köşe yazarlarına malzeme olmaya devam eder bu olay.(eleştirel manada) Kısacası siz vicdan sahibi, sağduyulu biri olarak her zaman ki gibi olayın insani boyutunu ele almışsınız. Sizi hala okuyor olabilmek büyük bir şans.
  • fatihfatih2 ay önce
    Tabi tabi Hristiyan merhametini gördük ırakta suriyede libyada dünyanın bir çok yerinde. Gördük göçmen istemediklerini insanlıklarını ırkçılıklarını tabi genelleme yapmamalıyız ama büyük çoğunluğu öyle
  • Ayşe Ayşe 2 ay önce
    Kahpe haçlı terörist in yazdıkları na hiç deginmemussin iyi hareket leri Yaz da yillarca islam düşmanı gavurun yaktigi camii leri ırkçılığı erdoğan düşmanlığı ni da Yaz bir zahmet
  • AnneAnne2 ay önce
    Yeni Zelanda'da yaşamak istiyorum,eminim benim gibi düşünen başkaları da vardır zira hiç olmadığı kadar beyin göçü yaşanıyor ülkemizde.Adalet,hak-hukuk,insanlık bitti maalesef...Devletimize güvenimizi yitirdik çünkü gözümüzü iktidar hırsı bürüdü.Yok batı çöküyor,yok biz kazanacağız,vs.vs.Batının çökeceği filan yok,bu sadece bizim milletçe yaşadığımız toplumun içinde bulunduğu narsist kişilik bozukluğunun "yansıtma" durumu yazık ki! Biz böyle olmamalıydık
  •  MUhammed MUhammed2 ay önce
    Allah hakkı söyleyenlerledir. Havadan hayır dualarımı yine aldın :-) Allah senden razı olsun
  • AbdullahAbdullah2 ay önce
    Adamlarda hıristiyan merhameti var. Normal bir durum. Batının değerleri bu yüzden bizden üstün işte. Türkiyede hıristiyan yada yahudi komşu ister misin diye sor bakalım ne diyecekler?

Günün Özeti