Seçime mi gidiyoruz savaşa mı?

12 Mart 2019 Salı

Seçimlere az bir zaman kala, dalgalı bir deniz gibi çılgınca köpüren ülke gündemine bakıp: Seçime mi gidiyoruz yoksa savaşa mı? diye kara kara düşünmeden edemiyorum. Eminim sizlerden de böyle düşünenler vardır…

O kadar ki ülkede siyaset, siyaset biliminin değil psikiyatri biliminin konusu olacak olaylara sahne oluyor her gün.

Toplumda kişilik bölünmesini andıran bir yarılma söz konusu.

Ülke tam ortasından ikiye ayrılmış durumda.

Birbirinden nefret eden, birbirini düşmanlaştıran, bastırmaya çalışan iki taraf söz konusu…

Bu iki taraf, insan bünyesinde çatışan “id ve süperego” ya benziyorlar bazı açılardan…

Siyasette olması gereken, kargaşa zamanlarında topluma sükunet telkin ederek toplumsal gerilimi etkisiz hale getirmeye çalışmaktır diye düşünüyorum. Topluma aklı, vicdanı, sağduyuyu, orta yolu tavsiye etmektir. Gerilimleri, nefret söylemlerini, marjinalleşmeleri yatıştırıcı, birleştirici söylemlerle önlemektir…

****

Belçika’dan gelen bir arkadaşım, bir belediye başkanının hizmetleriyle ilgili sunum yaparken kendinden önceki dönemi kötülediğine şahit olunca, çıkışta beni durdurmuştu.

“Bizim orada yöneticilerin kendilerinden önceki yöneticileri bu şekilde kötülemesi büyük bir ayıp kabul edilir" demişti.

Fakat biz de siyaset bunun tam tersi bir seyir izliyor.

Kendi meşruiyetimiz, karşı tarafın gayri meşruluğunun ispatı üzerinden tesis ediliyor…

Topluma vereceğimiz güven, rakiplerimizi ne kadar karaladığımıza, onların çok yanlış tercih olduğu propagandasını ne kadar başarılı yaptığımızda söz konusu olabiliyor.

Bu yüzden meydanlarda ve bir savaş arenasına dönen haberlerde daima iftiralara, ithamlara şahit oluyoruz. İki hasım güç, çok az ahlaki kural gözeterek var güçleriyle çarpışıyorlar. Zannediyorum bu durum, büyük ölçüde toplumun siyaset yapma geleneğinden, siyasi birikiminden kaynaklanıyor.

Öteden beri biz de siyaset toplumsal nefretin pompalanarak dolaşıma sokulduğu bir alan olarak şekillenmiştir.

Bu toplumda daima gelenekçi ve uysal Beyazıt taraftarlarıyla, yenilikçi ve iddialı Cem taraftarları birbirlerine saldırmak için hazır bulunmuştur…

Bölünme, ayrışma için her zaman bir neden ve yeni kostümler mevcuttur.

Bu çatışma kimi zaman alevi- sünni kisvesine bürünür.

Kimi zaman laik dindar, kimi zaman da Vahdettin ve Atatürk taraftarlığıyla ortaya çıkar ama temel nitelik değişmez…

Çatışma daima çok serttir ve merhamet iktidarsızlık olarak kabul edilir…

****

Peki, Türkiye’nin nerdeyse ortadan ikiye bölündüğü ve herkesin birbirini hain, bölücü ilan ettiği ve kimsenin kendi haklılığı konusunda tereddüt duymadığı bir kutuplaşmadan karlı çıkan var mıdır?

Öyle ya, toplum partilerden başlayarak derneklere hatta ailelere kadar bölünmektedir siyaset dolayısıyla… İnsanların huzurları kaçmaktadır… Aile içinde, akrabalar arasında farklı siyasi görüşler nedeniyle çatışmalar yaşanmaktadır… Aile ve toplum bu çatışmayla derinden yaralanarak zararlı çıkıyorsa, haliyle kimsenin karlı çıkmıyor olması gerekir!

Fakat çatışmadan kar sağlayan birileri hep vardır.

Hem de bunlar öyle sanıldığı gibi “dış güçler” falan değildir… En azından ilk etapta değildir…

Bu toplumsal kutuplaşmanın kazananı siyaset kurumu ve siyasetçilerdir.

Siyaset bilimi açısında bakıldığında, toplumsal çatışma ne kadar derinleşir, ne kadar sertleşir ve ne kadar agresif bir hal alırsa; ülkede kararsız seçmen oranı o oranda düşer ve insanlarda istemedikleri halde cephelerden birine sığınma ihtiyacı da o kadar artar… (Psikolojinin törel yalnızlık dediği ahlaki tutumdaki yalnızlık, halk için katlanılır şey değildir…)

Bu çatışma ortamının bir başka yararlı yanı toplumun siyasi partileri denetleme görevine bir türlü fırsat bulamamasıdır. Çünkü Türkiye son on yılına neredeyse on seçim sığdırmış bir ülkedir. Ve hep şöyle söylenerek eleştirinin, denetimin önü kesilmeye çalışılır: “Memleket bölünmenin eşiğine gelmişken ufak tefek sorunları büyütmeyelim…Hele seçimler bir geçsin de…”

 ****

Ortada bir savaş varsa, bu savaşta komutanlara da ihtiyacı olacaktır. Gözü dönmüş bölücü düşmana karşı koyma payesi, siyasetçiyi bir kahraman mertebesine yükseltir halkın gözünde…Böylelikle siyasi aktörlerin cephedeki fanatikler nezdindeki yerleri iyice tahkim edilmiş olur. Hem de siyasi pozisyonlarının mistik değeri artar.

Siyasetçi, en çaresiz zamanlarında halka kurtuluş elini uzatarak onu kargaşa selinden çekip çıkaran insanüstü bir hüviyete bürünür adeta…

Dolayısıyla siyasal kriz siyasetçiler için bir fırsat demektir aynı zamanda.

Şimdi de tastamam böyle bir yarılma sürecini yaşıyoruz ülke olarak. 

Seçim meydanlarının sert havası; diğerini bir fitne, bölünme, gerileme unsuru gibi görme hastalığı topluma egemen olmuş durumda.Toplumsal sağduyu yerini holiganlığa terk etmiş durumda.

Toplumun sosyal dokusunun mihenk taşları olan komşuluk, dayanışma ve hoşgörü gibi değerler siyasal çatışmaya kurban ediliyor kaçınılmaz olarak. Neresinden bakarsanız bakın, olup bitenler hiç de hayra alamet değil. Toplumun bu kadar keskin hatlarla birbirinden ayrılarak bu kadar dizginlenemez bir nefretle tarafların birbirine saldırması ancak cemiyetin travma geçiriyor olmasıyla açıklanabilir, seçimle değil…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Abdullah Abdullah 3 ay önce
    Sayın yazar ,gönüllerin kin ve nefretle köpürdüğü bütün davası kardeşlerine saldırmaktan ibaretolan yusufu kuyulara gömmeyi cihat sayan Kardeşliğe soyunmuş Yakuba yalan söyleyen yargısız infazlarla yığınları hain ve terörist ilan edenkutsal kitabının yaskladığı her şeyi mübah sayan,Hz ömerle yola çıkıp karunlara pes çekecekvarlığa ulaşıp dünyayı cennete çeviren ahireti unutup herşeyi dünyada gören bir yangın yerinde ateşe benzin dönmeyi siyaset ve marifet sayan ,bir ortamda Sizin yangına su taşıyan karınca misali durursunuz ve yazılarınızı umarım gözleri kin bürümüşler tarafından akamete uğramaz selam ve dualarımla
  • cabircabir3 ay önce
    ayşe hanım okuduğu romanların etkisinde kalarak cevap vermeye kalkmış ama keşke okusaydı o yüzden özür dilerimokudukları demiyeceğim seyrettiği saçmalıklar beynini karıştırmış keşke okusa da seyretmese o zaman anlayabilir.halkımızı düşünüyorlar ama bakın belçikada halkı için daha ucuz patates soğan ve bakliyat satmayı düşünen bir politikacı var yaw olmasalar biz nasıl yiyeceğiz ucuz dan bunları hocam hiç olurmu öyle ama paranın şefi bunlara devamlı bir demir yumruk vuruyor o darbaler sayesinde biz bölünmeyiz bir arada milyarlara bölünüp yine de kalırız. Ben inanmadım kendime bile
  • Şirin AytaçŞirin Aytaç3 ay önce
    Hocam, bölücülük, ayrıştırma, kutuplaşma, küçümseme, kıyaslama ve daha pek çok olumsuzluk sadece siyasetin ortaya koyduğu bir olgu değil maalesef, bizim toplumumuzun yaşam tarzıdır. Daha küçücük bir çocukken ailemizden öğreniriz; sınıfta herkesten üstün olmamızı,bize vurana daha kuvvetli vurmamızı, oyunda, okulda arkadaşımızı yenmemizi, kuvvetli olana bulaşmamamızı daima onun yanında durmamızı öğütler ailelerimiz, doğal olarak büyüyünce de hep güçten, güçlüden, sesi çok çıkandan yana tavrımızı alırız çünkü çoğumuz ailelerimizin istediği birey olamamışızdır bu yüzden de hep korunma, kollanma, arka çıkılma arzusuyla sesi çok çıkanın peşine takılır sorgusuz sualsiz gideriz.Biz zaten kendi galibiyetimizi elde edememişiz bari kazanmak için her yol mübah deyip herkesi yenen birinin safında olalım içgüdüsüyle; seçim, futbol müsabakası veya herhangi bir yarış yeter ki kazanan olalım. Ayıp, günah,hak,hukuk,vicdan gibi kavramlar zaten tedavülden kalkalı çok oldu.Doğruları söyleyenin öküzünün altında da buzağı arıyorsak Dilipak Hocan'nın da dediği gibi "layık olduğumuz şekilde yönetileceğiz" kaçarımız yok. Saygılar Hocam.
  • MahmutMahmut3 ay önce
    Sayın Yazar,Böyle namuslu,yalakasız,gerçekçi ve tam bir vatansevere yakışacak şekilde ve kötüleri tamı tamına deşifre eden böyle bir yazı yazdığınız için Yüce Rabbim sizden bin kat razı olsun.
  • Cemal Hüseyin ÇağlarCemal Hüseyin Çağlar3 ay önce
    Sevgili Yazarımız… Yazınıza Abdurrahman Dilipak Yazarımızın bugünkü yazısından iki bölümcelik girişle düşüncelerimi yazmaya başlayayım:“ … Herkes 1 Nisan’ı bekliyor. Bu seçimler bir yerel seçimden çok daha fazla bir anlam ifade ediyor. Herkes için bu böyle. Süreç kimsenin lehine değil. Sandıktan çıkacak sonuç, bıçak sırtı olacak gibi gözüküyor. Mevcutlar için tatmin edici değil, ama fırsat kollayanlar, pusuda bekleyenler için ise heyecanlandırıcı bir sonuç olabilir.Herkesin bir planı vardır. Allah’ınsa bir hükmü. Muhakkak ki galib olacak olan hükmüdür. O bizi, her şart altında sabreden, şükreden ve direnenlerden bulmalı. Görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler. Selam ve dua ile…”(Abdurrahman Dilipak, ‘Seçime doğru’,12.03.2019)Ulu ülkemiz Türkiye’de ne çok parti var değil mi?!.. Unutmuşum, şairimiz Sezai Karakoç’un da partisi var biliyorsunuz… Kurulan, kapatılan, tehlikeli görülen partiler ve derken çok partili hayata geçişle beraber DP iktidar oldu, demokrasimizin başlangıcı da burası. Çok acıklı da bir sonu oldu DP’nin, ne milletimiz, ne DP ve ne de demokrasimiz bunu haketmedi. Oldu işte, bu işte de ABD planları vardı. Sonra peşpeşe ne çok parti kuruldu (seçim kazananları yazayaım)AP, MHP, ANAP,DYP, DSP, Fazilet, AK Parti… Yüzde 10 barajını geçen partilere nedense çok sempati oluyor, bu partilere sadece siyaseti sevenler, bilenler değil; “rant seviciler” de dadanıyor… Yüzde 10 barajını geçemeyen partilere kitlelik bir kayma olmuyor… Yüzde 10 barajını geçemeyip yıllarca ayakta kalan partiler bir hayli çok…Şimdi herkes (herkes derken siyaseti sevenler ve tabi Dilipak’ın dediği gibi ‘pusucular’ da…) 1 Nisan’ı bekliyormuş. “Yeni parti” kurma arzusunda olanlar da varmış…Biz milletçe, iktidar ve muhalefet partileri olarak şunu başaramadık: Milletçe dosdoğru olabilmeyi ve gerek iktidar partisi olsun gerekse muhalefet partisi olsun sürekli ve asla vazgeçilmesi imkansız doğru işler ve büyük başarılar elde edemedik…Şimdi tek çare: İktidarın tam bir seferberlikle yanlışlarını (Bir hükümet yanlışlarını bilmez mi?)teker teker sıralayıp, elinin tersiyle itip tamamen doğru işler yapmasıdır. Pek ümidim olmasa da muhalefet de vatanımızın, devletimizin, milletimizin hayrına olmayan hallerinden derhal vazgeçmelidir…Daha önceki iktidar ve muhalefet partilerinin olduğu gibi, şimdiki iktidar ve muhalefet partilerinin gökteki yıldızlar gibi kayıp gitmeleri faydamıza değildir, demokrasi tarihimiz sanki parti çöplüğü… AK Parti, bu kadar yıllık yurt ve dünya tecrübesini hem kendi hem de milletimizin hayrına, dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bir seferberliğe dönüştürmelidir…Aman düşmeyelim, Allah korusun düşmeyelim, bir düşersek bir daha kalkamayabiliriz… Maaşlarımız düşse ne olur, daha çok çalışsak ne olur, rahatımız azalsa ne olur, bir elimiz balda bir elimiz yağda olmasa ne olur; yeter ki vatanımız, devletimiz, milletimiz kıyamete kadar ayakta kalsın… Kısacası: AK Parti büyük oynamalı… Oy kaybı var veya yok, bu bir sendeleniş olur, olsa olsa, büyük adımlar, tartışmasız doğru işler 80 küsür milyonun desteğini sağlar… Aklımın erdiği şu: Türkiye’miz çiğ çiğ yutulmak istenmektedir… Siyasetimiz de milletimiz de büyük işler başarmaya çok istekli ve hazır olmalıdır… İmkanımız nedir: Elimizdeki mevcutlar, elimizde ne varsa onlar… Vatanımız varolsun: İki dilim ekmek bir bardak su yeter bize, Allah bu rızkın eksikliğini yaşatmasın bize… Selam, sevgi ve hürmetlerimle efendim…
  • İskenderİskender3 ay önce
    Bir ismi de kahhar olan Rabbim,bu ülkenin bazı kesimlerini ötekileştirenlere,sırf menfaati için birilerine terörist diyenlere,siyaseti rant için yapanlara,insanları bölenlere,devletin malını yandaşlarına ve yakınlarına peşkeş çekenlere ve bu kötülükleri yaptıklarını bilerek onları destekleyenlere hem, dünya hem de, Ağiret hayatında rahat bir yaşam nasip etmesin.Amin.SedekAllahulAzim.
  • Mehmet CANDANMehmet CANDAN3 ay önce
    tesadüfen yazınızı okudum ve şaşırdım.Bu gazetede bu kadar gerçekçi bir yazı yayınlamak ve bedelini göze alıp çıkarı değil tüm ülke insanları için doğru olanı söylediğiniz için en kısa sürede mutlaka cezalandırılacaksınız diye düşündüm. İktidar hırsı bir toplumu parçalamaktan geçiyor diye bunu savunmak zorunda kalanlar için üzülüyor insan.
  • İsmail çıçekçioğluİsmail çıçekçioğlu3 ay önce
    Ayşe hanımefendi. Belirlenen saf, ne taraf. Bu yazının neresi, hangi bölümü hangi cümleleri.Kaleme alınan fikirleri anlayamıyor, kavrayamıyorsunuz. Bunun sebebi hem kıraat yani okuma yazma yeteneğiniz zayıf, hatta sıfır. Siyasi ve sosyal konularda altyapınız sıfır. Anlıyoruz. Fitne çıkarmak ortalığı karmaşaya getirmek istiyorsunuz., Sanırım safınız...Haydi belirtmeyeyim üzülürsünüz,eğervar ise bir katrehicab duygunuz..Bir dana kalkıp burada yorumculuk yapmayın. O iş, sizi ve sizler gibilerini çok aşar...
  • yanaryanar3 ay önce
    Allah razı olsun...Sizin gibi yazarlar gazeteciler varsa çoğalırsaülke selamete erer...Yalnız bu bölünmüşlüğü en fazla tetikleyen bu durumdan en fazla istifade eden AKP ve lider kadrosudur ki maalesef bu yazıyı yazdınız diye sizi de akitten çıkartırlar...OLsun siz dilsiz şeytan olmadınız şahidiz...
  • Mustafa Mustafa 3 ay önce
    Kitabullahi bu kadar çok evet laikliği savundugunuz kadar çok ne zaman seveceksiniz
  • erhanerhan3 ay önce
    "bölünme tehlikesi,bölücülük yok " mu demek istiyorsun. Peki 40 yılı aşkın süregelen bölücülük faaliyetleri ne oluyor. Onca verdiğimiz şehitler ne uğruna şehit oldular Sen onlara teklaf etme ,bu riskisöyleyenlere çat. Ayrıştırma ve bölünmeye gelince ,bunu yapanlar bölücü faaliyetlerde bulunanlar ve onlara destek olanlardır. muhafazakar kesime hakaret edenler, okuma haklarını ketmedenlerdir ve en sonezan a ıslık çalanlardır......... .Sen tüm bunları görmezden gel.söylemeye gönlün ve dilin elvermesin . Sonra da kalkhümanistlik,entelektüelliktasla (Tabi "bozacının şahidi,şıracı olunca"elbette ki sana "bravo "çekenler oluyor,)
  • Ayşe Ayşe 3 ay önce
    Safını belli ettin bu ülkede daha yeni onbeş temmuz alcakligi yapıldıbölücü partichpkk ile kolkola ayip günah zillet dir akitdüşünmeli yazar ları hakkında
  • birisibirisi3 ay önce
    Sanırım bir ay kadar oldu. Moda caddesinde marketteyim. Arkada kuyruk uzadı sıra bana geldi. Ürünler kasadan geçecek. Bir önceki müşteri dalga geçer gibi 40 kuruşluk kahve almış onu iade etmek istiyor. İade işleminin ne kadar uzun sürdüğünü herkes bilir. Kasiyere tamam onu ben alıyorum halledin beklemeyelim dedim. Başı kapalı taş çatlasa 18 19 yaşındaki kasiyer, adamın arkasından manyak yaa diye mırıldandı bombanın pimini çekti. Arkamdaki 70 yaşlarındaki top sakallı bey nasıl böyle konuşursun diye başladı. Başınızdakiler nasılsa sizler de öylesiniz e gelince dilimi tutamadım. Ne alakası var şimdi her şeyi siyasete bağlamayın herkes kendinden sorumlu dedim. Beyefendi bu tür hareketlerin eğitimsizlikten kaynaklandığını söylüyordu ki bu sefer 7o ini aşmış kovboy gibi giyimli yaşlı rock şarkıcısına benzeyen biri,bizesöylenen adama haykırmaya başladı.Markette kim varsa arkamda bize laf saydıran da dahil hepimiz nefesimizi tuttuk korkudan. Ne profesörler gördüm hiç biri adam değildi sözü en çok aklımda kalmış. Öyle bir yüksek sesle bağırıyordu ki Korkudan ne dediğini duyamadım. Neyse herkes gitti kızla yalnız kaldık. Ne gündü ama diye gülmeye başladık. Ne güzel adamı susturdu diye seviniyordu. Bak dedim buralardaki marketlerde senin gibi başı örtülü başkası yok. Asıl kabahat sende hareketlerine dikkat edeceksin . Her zaman böyle seni koruyan çıkmaz dedim. Ayrışma zamanlarında oKovboy tipli adam gibi kendi tarafındakilere durun diyen kahramanlar lazım.
  • gercekgercek3 ay önce
    secime mi, savasa mi gidiyoruz? bu soruyu cumhurbaskanina ve akp'lilere SOR
  • TarafsızTarafsız3 ay önce
    Ali bey, yazınızı okuduktan sonra tekrar tekrar hangi gazete diye baktım. Umarım rüya görmüyorum dur. Sizi kutlarım. Oy uğruna dinin kullanıldığı, Kabataş, taksim vb. tehlikeli yalanların uydurulduğu, liderlerin kendisinden olmayanları linç edip milleti paramparça ayrıştırdığı bir ortamda bu yazıya hele de bu gazetede ise ŞAPKA ÇIKARTILIR. Allah sizden razı olsun. Tüm kin, nefret ve bölücü söylemlere rağmen Allah birliğimizi bozmasın, Allah'ın selamı üzerinize olsun.
  • MehmetMehmet3 ay önce
    Yine topluma hakaret etmeden birleştirici bir yazı kaleme almışsınız. Sizin yazılarınızı insan okurken mutlu oluyor. Görüşümüz farklı olmasına rağmen bütün yazdıklarınız tamamen doğru. Keşke senin gibi yalakalık peşinde koşmayan adil yazar sayısı artsa. Allah yolunu açık etsin kardeşim.
  • GökmenGökmen3 ay önce
    Ali abi kusura bakma bu yazını hiç beğenmedim sizi takdir eden ve takip eden bir okuyucunuz olarak
  • BirolBirol3 ay önce
    Adaletsizliği,savunan müslüman mı olur yahu!
  • Müslüman Müslüman 3 ay önce
    Bahattin sanırım kafan çalışmıyor bu ülkenin her şeyi cumhurbaşkanına bağlı eğer meşruiyetini sorgularsan bit khk ya bakar işin. Hatta bir de erken seçime gidersin oh mis. Senin söylediğin ancak bahane üretmek. E tabi bir sözümde yazara bu bölünmeyi oluşturan kişi kim ismini söyleyebilir misin? Bence hayır zira seninde işin bir khk ya bakar.
  • NihalNihal3 ay önce
    Savaşa gidiyoruz ne seçimi?Kapitalistlerin,emperyalistlerin maşası olanlarla savaş bir yanda PKK diğer yanda İslam düşmanları Ahlaksız gösteriler düzenleyenlerle resmen savaş.Bir yanda sağduyu hakim diğer yanda ise fırsat bekleyen ne olduğu anlaşılmıştır.
  • bahattin konevibahattin konevi3 ay önce
    sayın cumhurbaşkanının bu seçimi 3.dünya savaşı olarak görmesinin sebebi,bazı muhalif yazarların "ankara ve istanbulu kaybederse,erdoğanın meşrutiyeti tartışılır" demesi.yani aslında erdoğan ı onlar tahrik ediyor.oysa kıyamet kopmaz ! üzülür,incinir,hatalarının ne olduğunu sorgular,tarım arazilerinin imara açılmasının,özelleştirmelerin ,petrol ürünler fyatarını dolara endexlemiş olmasının zararını öğrenmiş olur,hepsi bu kadar.NE YANİ BİZ MUHALİFLER KAZANDIK DİYE SARAYA GİDİP,SAYIN CUMHURBAŞKANINA "KALK GİT BURDAN " MI DİYECEĞİZ ? KUTLAMA YAPARIZ,SAHTE MUHALEFETE RAĞMEN ZAFER KAZANMIŞ OLURUZ....VB AMA MAALESEF ERDOĞAN,OLAYA "SAVAŞ" GÖZÜYLE BAKIP,BİZ MUHALİFLERE HERYERDE TERÖRİST DİYOR
  • bahattin konevibahattin konevi3 ay önce
    sayın cumhurbaşkanının bu seçimi 3.dünya savaşı olarak görmesinin sebebi,bazı muhalif yazarların "ankara ve istanbulu kaybederse,erdoğanın meşrutiyeti tartışılır" demesi.yani aslında erdoğan ı onlar tahrik ediyor.oysa kıyamet kopmaz ! üzülür,incinir,hatalarının ne olduğunu sorgular,tarım arazilerinin imara açılmasının,özelleştirmelerin ,petrol ürünler fyatarını dolara endexlemiş olmasının zararını öğrenmiş olur,hepsi bu kadar.NE YANİ BİZ MUHALİFLER KAZANDIK DİYE SARAYA GİDİP,SAYIN CUMHURBAŞKANINA "KALK GİT BURDAN " MI DİYECEĞİZ ? KUTLAMA YAPARIZ,SAHTE MUHALEFETE RAĞMEN ZAFER KAZANMIŞ OLURUZ....VB AMA MAALESEF ERDOĞAN,OLAYA "SAVAŞ" GÖZÜYLE BAKIP,BİZ MUHALİFLERE HERYERDE TERÖRİST DİYOR
  • ORHAN İNANORHAN İNAN3 ay önce
    SINIRLARI ZORLANANLAR ,BU SEÇİMDEN SONRA DAHA ÇOK ZORLANACAKLAR.MEYDANLAR SİZLERE KALSIN DA ,EZAN YUHALAYAN İ....,O...LAR HER SOKAK BAŞINDA ,HER CAMİİ AVLUSUNDA MI ULUSUNLAR. BAŞKAN YALNIZ DEĞİL.O NU BU MİLLET ,DARBELERDEN ALDI VE SOYSUZLARA DA YEM ETMEYE HİÇ NİYETİ YOK.İSTİKBALİNE DOĞRU YÜRÜYEN BU AZİZ MİLLETİ KİMSE YOLUNDAN ÇEVİREMEYECEK.HEM DE İÇERDEN VE DIŞARDAN YAPILAN SOYSUZCA SALDIRILARA RAĞMEN...ZAFER ALLAH(CC) TAN VE İNŞALLAH BU MİLLETE NASİP EDECEK. BÜTÜN MAZLUMLAR AVUCUNU AÇMIŞ BU RAHMETİN TECELLİSİ İÇİN DUADALAR. DAHA FAZLA BEKLETME YA RABBİ..
  • MİHRİMAHMİHRİMAH3 ay önce
    BELEDİYE SEÇİMLERİNE BİR BELEDİYE ÇALIŞANI OLARAK TARAFSIZ GÖZLE BAKACAK OLURSAM TAM BİR İKİYÜZLÜLÜK HAVASI HAKİMDİR DİYEBİLİRİM.SEÇİMLERE KADAR SES ÇIKARMAYIN, SEÇİMLERE KADAR SABREDİN, SEÇİMLERE KADAR VATANDAŞA HE DEYİN vs......1 NİSANDA MUCİZEVİ ŞEKİLDE HER ŞEY BİR ANDA DÜZELECEK YA DA VATANDAŞA SIRT DÖNÜLÜP İKİYÜZLÜLÜĞÜN DANİSKASI GERÇEKLEŞECEK..BU HAVAYI TENEFFÜS EDEN BİRİ OLARAK ANLADIĞIM GÖRDÜĞÜM BUDUR...DİĞER ADIYLA AL KARDEŞİM ŞİMDİ BU GÜLÜ KOKLA 31 MARTTAN SONRA KAKTÜS BAHÇESİ SENİ BEKLER..SEN SAĞ BEN SELAMET..
  • İSMAİL AYDEMİRİSMAİL AYDEMİR3 ay önce
    SELAM ALEYKÜM. YAZINIZA KATILMAKLA BİRLİKTE KOMUTANIN SAVAŞA GİDERKEN (TABİRİ CAİZSE) KENDİ HAS TABAKASINI, ASKERLERİNİ RENCİDE EDEN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ İZAHINI ÇOOK MERAK EDİYOR KIRGIN VE KÜSKÜN KESİM. KALDI Kİ BEKA MESELESİ VARDIR, AMA SADECE DIŞARIDAN DEĞİLDİR BU TEHDİT, SADECE FETÖ, PKK TEHDİTİ DE DEĞİLDİR. KENDİ İDARECİLERİMİZİN ÇEŞİTLİ SAİKLERLE OLUŞTURDUĞU BEKA TEHDİTİDE SÖZ KONUSUDUR (AİLE,ADALET,EĞİTİM,KÜLTÜR,DİYANET VB)... KENDİ İÇ DİNAMİKLERİNİ KENDİSİ KIRAN BİR İDARE VE TOPLUM NASIL DİĞER BEKA MESELELERİYLE MÜCADELE ETSİN . ( DİĞER BEKA TEHDİTLERİ FETÖ, PKK, GAVUR,SİYONİST FEMİNİST VS. ). AYRIYETEN YEREL SEÇİM PARTİLER VE MİLLET İÇİN ÖNEMLİ FAKAT HAYATİ MESELE DEĞİLDİR. YOK OY DÜŞERSE ŞÖYLE OLURMUŞ BÖYLE OLURMUŞ. GEÇELİM BUNLARI. 15 TEMMUZ 2016 DA BEKA MESELESİYDİ (İŞGAL VE DARBE). HAMDOLSUN 13 SAATDE ALLAHIN İNAYETİ VE SAĞDUYULU AKLI SELİM MİLLETİN ELİYLE BERTARAF EDİLDİ... BİRDAHA BÖYLE İŞGAL TEŞEBBÜSLERİ VE BÖLME TEHDİTLERİ OLDUĞU TAKDİRDE BU NECİP MİLLET SADECE SAVUNMADA KALMAYACAKTIR(15 TEMMUZDA SADECE DİRENDİK VE SAVUNDUK)(BÖYLESİNE SAVUNAN VE DİRENEN İNSANLARIN BİRDE HÜCUMUNU DÜŞÜNÜYORDUR HERHAL İÇ VE DIŞ DÜŞMANLAR).
  • Yavuz ÖZCANYavuz ÖZCAN3 ay önce
    bravo akitte böyle bir yazar var.
  • AgirlikAgirlik3 ay önce
    Reis insallah okur bu yazinizi..Lakin su anda en fazla kin tohumu eken, milleti ayristiran, ötekilestiren bir cumhurbaskani (!) var. Ama Türkiye tarihinde bir ilk yasaniyor. Bir cumhurbaskani belediye secimlerinde sehir sehir dolasiyor, ve agza alinmayacak hakaretler yapiyor. ALlahjsaskina böyle bir cumhurbaskanina kim saygi duyar. Herkes bilir ki Cumhurbaskanliginin bir agirligi var., sayginligi var. Ama simdi öyle mi ya....Millet artik dakika basi onu ekranlarda görmekten bikti. Zaten reytinglerde bunu gösteriyor. Kimse bakmiyor artik...Hemen baska müzik veya film kanallarina geciyor...Yeter artik ...Cekil kösene... Bak bu millet seni gelebilecegin en yüksek makama getirdi...Daha ne istiyorsun...Ilerde saygin bir sekilde anilmak varken , neden sinirlari zorluyorsun...
  • ORHAN İNANORHAN İNAN3 ay önce
    SAYIN YAZAR,BÖLÜNMEYİ ,AYRIŞTIRMAYI YILLARDIR DUR DURAK BİLMEDEN YAPANLAR MALUM GÜRUH.BUNLAR BU MİLLETİ ADAM YERİNE KOYMAYARAK BUNU HEP YAPTILAR.BİZLER HEP ÖTEKİLER OLDUK.SESSİZCE BUNA KATLANDIK.KİN BESLEMEDİK ,EYLEM YAPMADIK ,KAN DÖKMEDİK.AMMA ,ONLAR YILLARDIR VATAN EVLATLARINI ÖLDÜRÜR,MASUM İNSANLARI KATLEDER,ÜLKEDE DARBELER YAPAR,İŞKENCELER YAPAR.HER TÜRLÜ MELANETİ AÇIKTAN DESTEKLER,BÖLÜCÜLÜK EN İYİ YAPTIĞI ŞEYDİR.BUNA RAĞMEN ORTAYA KONUŞMANIZ ,SANKİ HER İKİ TARAF DA AYNI YANLIŞIN İÇİNDEYMİŞ GİBİ ORTAYA KONUŞMANIZI DOĞRU BULMUYORUM.TARAFSIZLIĞI ZULME DÖNÜŞTÜRMEMEK LAZIM..SELAM EDİYORUM
  • AhmetAhmet3 ay önce
    Durum ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi sayın yazar. Tahminimce bu yazıyı hükümet karşıtı olarak algılayan çok okurunuz olacaktır. Fakat tam aksine millet dostu bir yazı bu. Hatta eğer ders alınırsa hükümet yol göstericisi.

Günün Özeti