--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sözcü, Cumhuriyet, Birgün, Karar kimden yana?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
39

Sözcü, Cumhuriyet, Birgün, Karar kimden yana?

ALİ KARAHASANOĞLU 

Daha  bir ay önce, Amerika’nın Sözcü’sü, Cumhuriyet’i, Birgün’ü, yanlarına Karar’ı da alıp, “Irak, Türkiye’yi mahkum ettirdi. 1,5 milyar dolar ceza” başlıkları attılar..

Sorsak, “Arkadaşlar, siz Türkiye’den mi yanasınız? Yoksa Irak’tan mı?”

Bizler, ümmet coğrafyasında, hiçbir ülkeye haksızlık edilmesini istemeyiz ya..

Bu solaklar ve onlara iştirak eden Karar’cılar da, eğer ümmet bilinci ile, kimseye haksızlık edilmesin kaygısı taşıyarak, Irak’ın Türkiye’den tazminat kazandığını dillendirmiş olsalar...

Canım kurban..

Ama Türkiye’nin imza attığı bir haksızlık yok..

Irak ile, kendisine bağlı federe devlet arasındaki ihtilaf, Türkiye’ye yansıtılmak isteniyor.

Sözcü, Cumhuriyet, Birgün ve Karar da, bunun üzerinde tepiniyorlar..

Diyemiyorlar ki, “Irak ve federe devlet olarak, sizler bu sorunu kendi aranızda çözün. Türkiye’ye bu konuyu yansıtmayın.”

O gün Türkiye’den değil, Irak’tan yana olarak, kendi ülkelerine düşman pozisyonuna düşen medya organları..

Şimdi bizim devlet yetkililerimizin, Irak’a giderek, hem bu konuyu, hem de başka konuları çözüme bağlaması beklenirken..

Türkiye öyle güçlü bir devlet olmuş ki..

Tam bu dönemde, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi Ankara’ya geliyor..

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ile görüşmeler yapılıyor ve bir dizi anlaşmalara imza atılıyor..

Yaşanan olayın ayrıntılarını, mutlaka izlemişsinizdir..

Görüntülü haberlerde, imza atılacak sözleşmelerden bahsediliyor..

Bir ara Erdoğan’ın, “Beş anlaşma değil miydi” diye hatırlatmasını duyuyoruz..

Sonrasında Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a seslenerek, “Hakan hamse?” diyor..

Hakan Fidan’a, Irak başbakanının da duyacağı şekilde “hamse=beş” hatırlatması yapıyor..


Irak Başbakanı, kendi bakanı ile görüşüyor, beşinci kritik sözleşmeye de sonuçta imzalar atılıyor..

Bu tarafsız anlatımımız, bakın Cumhuriyet gazetesinde nasıl haberleştiriliyor:

“Canlı yayında imza gerilimi: Iraklı bakan kriz çıkardı...”

Sonuçta imzalanmış bir sözleşme var iken.

Gereksiz yere “imza gerilimi” veya “bakan kriz çıkardı” ifadelerine ne gerek var?

Belki bazı okurlarımız, “Size de hiç yaranılmıyor. İmza gerilimi diye, Irak’ı eleştirmişler ya” diyecekler..

Sonrasındaki ifadeleri görünce, pişman olacaksınız..

Şahsen ben de, Cumhuriyet’in sonrasında yaptığı ihaneti görünce, “gerilim-kriz” ifadelerine bile razı oldum..

Cumhuriyet, devamında da konuyu şu kelimelerle okuyucularına aktarmış:

“Erdoğan’ın ‘Beş anlaşma değil miydi’ sözleri sonrası Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sahneye gelirken; Zeydi’nin, bakanı anlaşmayı imzalamaya ZORLADIĞI öne sürüldü.”

HEYYY AHBAP..

Siz kimden yanasınız?

Heyy kemalistler, ulusalcılar, laikçiler..

Irak’tan mı yanasınız? İran’dan mı yanasınız? Hatta Irak ile Türkiye’nin anlaşmalara imza atması ile oluşacak sinerjiden korkan ABD’den, İsrail’den  mi yanasınız?

Yoksa Türkiye’den mi yanasınız?

Açık açık söyleyin de bilelim.

“Zorlamak” ne demek?


Irak Başbakanı, kendi bakanına, silah mı doğrulttu da, “zorladı” diyorsunuz.

“Uyardı” desenize.

“Hatırlattı” desenize..

“Biz bu anlaşma için buraya geldik. Niye imzalamadın.” dediğini aktarsanıza..

“Kim, kimi zorluyor?

Cumhuriyet gazetesi ne yapmak istiyor?

Diğer taraftan, imzaya zorlandığı iddia edilen sözleşmeye bakıyorsunuz..

“Kalkınma Yolu Anlaşması..”

Tarihteki İpek Yolu’nun, Türkiye lehine güncellenmesi..

Bu yolda; Anadolu’nun öneminin bir defa daha altını çizdiren bir sözleşme.

Kısa vadede, Hürmüz Boğazı’nın önemini, hepten ortadan kaldırmasa da. 

Ki, kaldırmasını şahsen ben arzu etmem. İran’ın ABD’ye karşı çok güçlü bir kartının, böylesi önemli bir dönemde elinden çıkmasına gönlüm razı olmaz..

Ama bugünden yarına bitirilip hemen hayata geçirilemeyeceği tartışmasız olan, tek başına da Hürmüz boğazının önemini tümü ile ortadan kaldırmayacak olan Kalkınma Yolu projesi bir yandan tamamlanırken, İran’ın da Hürmüz kartını kullanarak ABD’ye diz çöktürmesini, İsrail’e boyun eğdirmesini samimi olarak isterken...

Cumhuriyet, “zorladı” yakıştırması ile bize İrancılık mı taslıyor?

Kalkınma Yolu projesinin imzalanmasına, niye “zorlama” görüntüsü veriyor..

İrancılık mı, yoksa Amerikancılık mı yapıyor?


ABD’nin İran’a yönelik, “Bir an önce teslim bayrağını çek. Hürmüz’ün zaten önemi kayboluyor” tehditlerine, Cumhuriyet de destek için mi, Türkiye’nin menfaatine olacak bu sözleşmeyi kavga konusu gibi göstermeye kalkışıyor?

Cumhuriyet’in bakış açısı bu..

Peki ulusalcı Sözcü gazetesi, aynı haberi nasıl vermiş?

“Erdoğan’ın Irak Başbakanı görüşmesinde canlı yayında imza krizi” başlığı altında, şu ifadeler kullanılmış:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin ortak basın toplantısına kameralar önündeki imza krizi damga vurdu.”

Diyelim bu ifadelerde bir sorun yok..

Peki şu ifade, ulusalcı bir gazetenin tüm makyajını bozup, maskesini indirmiyor mu:

“IRAK BAŞBAKANI EMİR VEREREK İMZALATTI”.

Hani Sözcü, bu ifadeyi, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gücü” açısından değerlendirerek vermiş olsa..

“Komşu ülkemizin başbakanı ile Cumhurbaşkanımızın çok yakın diyaloğu ve Türkiye’nin gücünü gösteren gelişme” diye verse, biz de kendilerine destek çıkarız..

Ama devam ediyorlar, kaşımaya:


“Zeydi, bakanlarıyla görüşmeler yaptı, bakanı anlaşmayı imzalamaya zorladı.”

Sözcü de, gördüğünüz gibi, “zorlama” ifadesi ile, sanki yanlış bir şey yapılıyormuş gibi, Türkiye’nin lehine olan sözleşmeye itibar suikastı yapıyor..

Karar gazetesi hepten bir alem..

“Anlaşmanın imzalanıp imzalanmadığı belirsiz” diyorlar..

“Petrol boru hattı anlaşması da imzalanmadı” diyorlar..

Reuters’ı almışlar önlerine, Tayyip Erdoğan’a saldırmak için, yalanları ardı ardına sıralıyorlar..

Akşam saatlerinde bir haber geldi..

Ahmet Davutoğlu siyaseti bırakıyor..

Teyit edemedim ama.

Gönlümden geçeni söyleyeyim. Davutoğlu neyse ki, haftada bir konuşuyordu.. Kararcılar ise her gün yalanları savuruyor. Bırakması öncelikli olan, Davutoğlu değil, Kararcılar idi.. 

Yorumlar

(39)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali

30 Temmuz 2026 23:01

Bir akit gazetesi olsa, Ne gerek başka gazetelere?

Muro

30 Temmuz 2026 21:31

Kadıköy Rıhtım Camii yaptırma ve yaşatma derneği başkanı Erol Kaya, İlk kazmayı vurmak için 'Bismillah diyoruz ' dedi.

Vatansever

30 Temmuz 2026 20:50

Vatansever bir yürek sahibi anlattığınız bu ikircikli tavrı gösterir mi?.

Adanalı

30 Temmuz 2026 20:20

Özgür Özel abdest alırken görüntülenmiş.., hele hele bak şu işe!.. Klasik CHP refleksi bu, çok iyi tanırız. "Biz de acayip Müslümanız" hareketleri bunlar. Bay Kemal ve ekibinden yıllarca izledik. Şimdi bir sürü (yeni) hacı hoca peyda olacak. Mesela Özgür'ün dedesi Manisa kadısı çıkacak, hepimiz şaşıracağız belki de! (Alıntı)

kibarcik

30 Temmuz 2026 20:11

evet davutoglu önce karar denen gazete yı sadece kagıtolarak kullanılır camları temızlelmek ıcınbeee

hasel

30 Temmuz 2026 18:09

Sayın KARAHASANOĞLU,bu gazeter hiç değişmedi,değişmez de.Kargaşa yaratan,bölücü,ülke menfaatini asla düşünmeyen yapıda ki gazeteler.Aslında bu adı geçen gazeteler,gazete sayılmaz.Yazınız,ülkemizin lehinde,hatta ders verici olmuş ama,onlar anlamaz ki?

Hani Neredeler

30 Temmuz 2026 14:11

Eskiden bir sürü ;bu antin kuntin alavere dalavere abidik gubidik yalan dolan üç kağıtçı kaçakçı rüşvetci baskıcı mobingci gaspçı zimmetçi hırsızlık malı hamuduyla götürenler ahlaksız edepsiz çamur at izi kalsın siyaseti güdenleri savunanlar gelir ölümüne savunurlardı. Onlar da anlamışlarmıdır acaba diye düşünüyor insan görmek için göz duymak için kulak konuşmak için dil gerek

Adanalı

30 Temmuz 2026 13:48

…….kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz….DİYEN DAVUTOĞLU…EGONA YENİK DÜŞTÜN,SAVRULDUN ,SİYASETİ KİRLETENLERLE ,TÜRKİYENİN ÖNÜNÜ KESMEYE ÇALIŞANLARLA YOL YÜRÜDÜN,YANLIŞ TARAFDA DURDUN,REİS DÖNEMİ BİTTİ HOCA DÖNEMİ BAŞLADI DİYEREK CİN OLMADAN ADAM ÇARPMAYA KALKTIN… EN ÜST HİZMET KURUMU OLAN SİYASET KURUMU DEFOLUSUN DİYE SENİ SİSTEM DIŞINA ATTI,TASFİYE ETTİ.BUNUN ARKASI GELİR İNŞALLAH

neriman

30 Temmuz 2026 13:17

Müneccim olmaya gerek yok Tabiki heosi İsrail,ABD,İngiliz,İran,Rus kim varsa Türkiye karşıtı onlardan yanalar.Uşakları,sajipleri onlar çünkü.Kaynaklarıda,aktıkları denizde tek merkez.Dün ne iseler bugünde aynısı.

İmamoğlu BELEDİYELERİ ÖYLESİNE DİZAYN ETTİM Ki !!! SİNSİCE Neden?

30 Temmuz 2026 12:48

Belediye başkanları üyeleri her şeyi imamoğlunun izni olmadan seçilemezlerdi amacı kendisine BİAT EDEN onun Cumhurbaşkanlığına taşıyacak ALTTAN ALTTAN oyarak DANTEL gibi işleye işleye OLUŞTURDU Kariyerime giden yol Belediyelerden geçer mottosu ile şimdi onlar Yeni Partiye geçiş yaptılar çünkü onlar ekrem ÖL derse ÖLÜRLER işte bu tipler Yeni Partiye fire vermeksizin geçtiler çoğuda vukuatlılar kıyısından köşesinden KİRLİLİĞE bulaşmışlar Özgür karabat Turan taşkın özer, Veli ağababa Ali mahir gibilerin Yeni partiye ne için geçmişler ise o belediyelerde aynı çamurda boğuldukları için geçtiler BELKİ SEÇİLİRİZ çünkü onlar CHP de barınamayacakları neden geçtiklerini anladınız mı?Partinin kuruluş gayesinde milletvekili dokunulmazlığı kendilerine uyduruk bir çatı şemsiye oluşturdular belediyeleride öyle fetö sempatizanları pkk sempatizanları süleymancılar dan oluşan ekremin oluşturduğu kadrolar hepsini ekrem kendi yerleştirdi Kılıçdaroğluda bunun farkında zaten arınma ile bunları kovuyordu PARTİ KİMLİĞİMİZE UYMUYORLAR diye kaç ilde il başkanlarını filan değiştirdi bildiğin fetöcüler işte ne olacak tabiki yeni rakı partisine geçecekler

Tam da dediğiniz gibi

30 Temmuz 2026 14:06

Tam bir fetö taktiği soğan gibi sara sara aralarınada zarları kimse hapsedildiği yerden çıkamayacak büyüyeceklerdi. Ama sanırsın Devlet öldü bitti çöktü şımardıkça şımarırsın sonra bir gün üzerine ağırlık çöker öyle kalırsın

Adanalı

30 Temmuz 2026 16:35

Tekfurun ne çapı yeter bu işlere ne de kalibresi…Sadece büyüklük sanrıları olan biri…Tekfur kim belediye yönetmek kim, okuluna göndersen mezun olmaz…Türkiye’yi teslim almaya çalışanlar tekfura kadar düşmüşler…Arkasına düşenlerde tekfurdan iyi değil…Arkasında ağababaları olduğu için mecburen arkasında duruyorlar,mecburiyetten……Diyor felsefi sever misiniz…Ali diyor biz hep döneciyiz…Luther diyor kız,Machiavelli …Şampiyon biziz diyor Ali,attığımız gollerden belli…

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle