--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“İsraf” diyerek geldi, Bellini’nin resmine 6.5 milyon bayıldı!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
230

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğunda..

Seçmene Benim için bir gün fedakarlık yapın, ben sizin için 5 yıl çılgınlar gibi çalışacağım!” diyerek koltuğa oturdu..

İstanbul’a Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, istanbul Havalimanı’nı, Gebze-Halkalı tren hattını yapan AK Partili rakibine, “Yahu, kimin parasını kime harcıyorsun kardeşim” diye hitap ediyordu..

Bir ortaokul öğrencisi ile muhabbete dalıp, “Cebrail, sen okuyamadı isen, bunun sorumlusu biziz. Sen değilsin” diyerek, sırtını sıvazlıyor, evine gidiyor, iftar yemeğine katılıp, “Biz, sizler için gece gündüz çalışacağız” sözü veriyordu..

“İstanbul’u depreme karşı çok acil, ama çok acil hazırlamamız gerekir” dediğinde, adamın efsunlu makyajına aldanıp, “Acaba birkaç dakika sonra deprem olur mu?” diye korkuya kapılıyordunuz..

Koltuğa oturdu..

İşinin cila olduğunu, makyajı iyi bildiğini, koltuğunun arkasına astığı Atatürk portresi ile gösterdi..

Seçildiğinin daha birinci günü idi..

Belediyedeki çay ocağına girip, belediyenin eski çalışanları ile konuşuyormuş gibi yapıp, Beylikdüzü’nden getirdiği tiyatrocu garsona “Yemekte ne var?” diye sormuştu..

Önceden hazırlandığı üzere, “Çalışanlara musakka, size de antrikot” cevabı gelince..

AK Partili belediye yönetiminin, çalışanlara musakka, üst yönetime ise antrikot yemek hazırlattığı algısı oluşturarak.

“Olmaaaaz.. Çalışan ne yiyorsa, yönetici de onu yiyecek” sözlerini, bizim saf İstanbullumuza yedirmişti.

“Çok acil, Çok acil” diyerek koltuğa oturup, “Yapacak çok işimiz var” diyerek, kayyım atanan HDP’li belediyelere destek ziyaretine çıkmasının hemen ertesinde, Bodrum’da yat görüntüsü veren, Elazığ’da deprem olduğunda, yarım saat depremzedelere ziyarette bulunup, Erzurum’da kayak yapmaya geçen, İstanbul’u seller götürürken, hâlâ tatil yapan Ekrem’i, İstanbullu daha tanıyamamıştı..

“Bu araçlar ne? Yazık günah.. Bu kadar makam aracı olur mu? Bunlar israf.. Bunların bir tanesine, her ay şu kadar bin lira harcama yapılıyor” diyerek, engelli İstanbulluların evde bakım hizmeti için kullanılan araçları, Yenikapı’ya dizen Ekrem İmamoğlu..

Başakşehir’deki Şehir Hastanesi’nin yolunu, “Belediyenin kasasında para yok” diyerek yapmayan Ekrem..

Daha bir gün önce, CHP’li bir ismin ilçe belediye başkanı olduğu Esenyurt’ta bir insan sele kapılıp vefat ettiği, üç çocuğun da son anda kurtarıldığı gerçeğine rağmen, İstanbul’un Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem, hâlâ tiyatro oynamayı sürdürüyor..

Soruluyor kendisine:

“Tedbirleri aldığınızı düşünüyor musunuz?” 

Cevap veriyor, büyük başkan: 

“Ne tedbiri alacaktık? Ne tedbiri?”

Bunların hepsini bir kenara koyun..

Şimdi gelin esas konuya..

Kısa kısa bilgiler verdiğimiz bu Ekrem, dün Londra’da bir satışa katılmış..

Deprem ile ilgili çok önemli hayati bir cihaz falan sanmayın.

Sel ile ilgili, tedbir noktasında bir sistem, ne bileyim anında kapanan atık su kanallarının sinyalini verip, tedbir aldırtan bir mekanizmanın alımı değil..

Koronavirüs salgını ile ilgili olarak, toplu ulaşımda yaşadığımız sıkıntıları çözecek bir teknolojik alet falan değil..

Başakşehir Şehir Hastanesi’nin yolunu yapamadı ama, metrosunu hızlı şekilde yapmak amacıyla veya metroda İstanbullulara hizmet etmek üzere alınmış bir faydalı ürün falan değil..

Ya ne?

İtalyan ressam Gentile Bellini’nin, çiziktirdiği bir resimi almış..

“Ne işe yarar” diye mi soruyorsunuz?

Evine ekmek götüremeyen dar gelirli aileler, resime bakar bakar doyarlar..

Okuyamadığı için elinden tutulma sözü verilen Cebrail, o resme bakar, lise mezunu olur, üniversiteyi kazanır, üniversiteyi bitirir..

Başakşehir Şehir Hastanesi’nin yolunu yapmadı ama, şimdi hastalarımız o resme bakar bakar, şifa bulurlar..

Niye önemsedim, ben bu resim alımını?

Şunun için..

Bu arkadaş diyordu ya, “İsraf.. İsraf.. Her yeri israf kaplamış..”

Bizim mahallenin dindarları da..

Bu adamın peşine takılıp, “Doğru söylüyor, israf haramdır” diyerek, 3 ayda 20 gün tatil yapan bu adamın peşine takılmışlardı ya..

Şimdi bu Ekrem Bey, İtalyan Gentile Bellini’nin resmine, tamı tamamına 6.500.000 TL saydırmış..

Yanlış okumadınıız..

Yazı ile yazalım..

Altı milyon beş yüz bin Türk Lirası bayılmış..

Hani babasının diktiği gökdelenlerden kazandığı para ile alır..

“Bize ne, kendi kazanmış, kendi harcıyor” deriz..

İstanbullunun tamı tamamına 6.5 milyon lirasını, Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’ndeki bir resme veriyor, Bay Ekrem..

İsrafın kralı..

Savurganlığın dik alası..

Haramın en büyüğü..

Yolsuzluğun en rezili..

Ne imiş?

“Efendim bu tablo, dünya ressamları arasında yer alan birisi tarafından çizilmiş, Fatih Sultan Mehmet Hazretleri’nin resmi” imiş..

Eeee.

Bay Ekrem’in ifadesi ile, “Portre evine dönüyor”muş!

Sanırsınız ki..

Bizim evden bir potre çalınıp götürülmüş..

Bay Ekrem de, mücadele etmiş, hırsızı yakalatmış, portreyi eve geri döndürüyor..

Bre hokkabaz..

İstanbulluya hizmet edecek hastanenin yolunu bile, “Para yok” diyerek yapmamış iken..

Elin gavurunun çizdiği bir resme 6.5 milyon lira döktürmenin alemi ne ?

Türkiye’den, 6.5 milyon lirayı elin gavuruna yollamanın anlamı ne?

Bir de utanmadan, “Londra’da açık artırma ile satılan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın günümüze kadar gelebilmiş üç orijinal portresinden biri olan, İtalyan ressam Gentile Bellini’nin atölyesinden 15. yüzyılda çıktığı tahmin edilen yağlıboya tabloyu İBB olarak satın aldık!” diye, büyük bir iş başarmış gibi ahkam kesiyor..

Bırak kardeşim, bırak Fatih’in resmi, Londra’da kalsın..

Onlar baksınlar, İstanbul’u fetheden Fatih’i resmine.. Baksınlar baksınlar, korksunlar..

Bir Fatih daha gelir mi diye endişelensinler..

Ne yapacağız biz, Fatih’in resmini..

Onlar çizecekler..

Biz parayı bayılıp, alacağız..

Bir tane daha çizseler..

Veya..

“16. yüzyılda çizilen şu resmi de bulduk” deseler.

Bir “6.5 milyon” daha bayılın..

Onu da alın.

Bizde enayi çok..

“İsraf, israf” diye koltuğa oturanlar.. İsrafın kralını yapıp, bir de bununla övünüyorlar..

Yazık ki ne yazık..

Ah İstanbullu.. Ah.. Bu adamlara, koca şehri teslim ettiniz..

 

Yorumlar

(230)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Misafir

2 Temmuz 2020 12:36

Şimdi sizi kimlerin koruduğu belli. Peki ahirette ne yapacaksınız.... Rabbim bu ülkeyi bu hale getiren kim varsa, sebep olan kim varsa, haksızlığı sırf kendi menfaati için haklıymış gibi gören kim varsa Cezasını çeksin inşallah. Hem bu dünyada hem ahirette. Bu yaptığınızda tarafsız gazetecilik değilmi şimdi sizin. Vay bee

Dogruya dogru

2 Temmuz 2020 11:48

Artik resime bakarak selden kurtuluruz.

Meryem

2 Temmuz 2020 10:41

Ali abi ağzınıza sağlık. Dogru söyleyeni 9 köyden kovarlar. Fatih'in medresesine tekme atar, resmine 6.5 milyon eder. O paralar kim bilir kimlerin hesabına girdi. Bu chpliler akıl tutulması yaşıyor. Bunları başımıza musallat edenlere hakkımı helal etmiyorum.

Hasan KESRİKLİOĞLU

28 Haziran 2020 13:20

Helâli hoş olsun..o tablo bizim vergilerimizle alındı..değil 6.5 milyon, 16.5 milyon bile olsa alınmalıydı...ama hazımsızlık zor şey tabi..herkes hazmedemiyor....

Adnan

28 Haziran 2020 10:45

Kime ne derseniz deyin, sayın yazar,söylediğiniz pkk. Hdp ve fetö lekeleri ak partinin elbisesinde duruyor ,asla temizleyemezsiniz başkalrını suclamak (ki haklısınız baralar ve chp nin pkk sempatisi konusunda) ama siz bunun fiili olarak yaptiniz .yaptinuz bunlar unutulacak seyler degil..adaminiz Bulent Arinc gecen hafta fetö beni kandırdı. Kandırılmak suç degil dedi..degilse binlerce memur neden içeride.suc ise arın gibi kandırilanlar neden dısarida...bunun cevabını verecek durumda degilsiniz ...cok aciz durumdasınız...

Bülent azıcık akıl

27 Haziran 2020 21:23

Bülent sıkınrtı makaryosun torunun fatihin tablosuna para ödemesi papanın resmine para verse anlarım muhalite olmam sıkıntı müslümanların karşısında sizin savundugunuz ikiyüzlü yalancı var fetönün elamanı ekrem var

Muhittin Çetinkaya

27 Haziran 2020 19:01

Ali Bey, siz bu yazıyı sırf 'Muhalefetlik' yapmak için yazmışa benziyorsunuz.

Akiller. yazan yorumcu

27 Haziran 2020 17:48

Harama haram diyen Helale helal diyen dürüsttür. ALGIDA yalandır bana göre algıyı en çok da yapan fetochphdpip ve diğerleri Meclisimde duracaklarmi maaş alıyorlar hangi devlette polisine askerine polisinetuzak kuranlar Mecliste oturup maaş alıyorlar hangi devlette

Bülent

27 Haziran 2020 13:36

Sayın Karahasanoğlu bu nasıl bir hazımsızlıktır. Yeri geldi mi osmalılığınızla alakalı burnunuzdan kıl aldırmazsınız. İmamoğlu ata mirasına sahip çıkınca kıyamet kopartıyorsunuz. Madem ısrafa bu kadar hassasiyet gösteriyorsunuz umarım sarayın itibarı için yaptığı israfıda şöyel bir kaleme alırsınız. Evine ekmek götüremeyen vatandaşlar derken bunun sorumlusunun da İmamoğlu olmadığını hükümet olduğunu birbakımada itiraf etmiş oluyorsunuz. Eleştiri yaparken okadar bilgisizce eleştiriyorsunuz ki koca İBB nin tek kasası varmış gibi ve oradan ödeme yapılıyormuş gibi yazmaktasınız.  kısaca İBB si bakkal dükanı değil! Birsürü birimi ve birsürü bütçesi olan bir kurumdur. İBB meclisi borçlanmasına onay verirse belki istediğiniz yolları da yapar. Adamın elini kolunu bağlayacak ondan sonrada hizmet yapmıyor diye eleştireceksin. İsrafdan bahsederken Atatürk hava alanını birsürü binalar dururken hastahane in piste yapmanın israf olduğu ve günah olduğu hiç aklınıza geldimi. Bu parayı eskiden olduğu gibi sizin desteklediğiniz tarikat ve vakıflara bağışlaşa hiç israf olmayacaktı değilmi! Şu yukarıdaki yazılanlara gerçekten inanarak mı yazıyorsunuz? Yoksa böylemi yazmak durumundasınız?

Akiller

27 Haziran 2020 10:46

Yazık gözler şişe dibi camı olmuş milletin. Savunduklarınızdan hangileri dürüst. Bu yazıyı yazan ne kadar dürüst. Harama helal dedirten hangi düşünce dürüst. Tek bildiğim gerçek Allahın davası. Kim kimi seviyor onla beraberse Allah onunla haşretsin...

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle