• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Onlarca iftira attılar, şimdi şu olay oldu: Sakızla adliyeye geldi

05 Eylül 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Onlarca iftira attılar, şimdi şu olay oldu: Sakızla adliyeye geldi

ALİ KARAHASANOĞLU 

Ahlaksızlığı görüyor musunuz.

Sözcü gazetesinin yazdıklarını. Cumhuriyet gazetesinin yayınladığı, haber görüntülü algı operasyonlarını görüyor musunuz.

“Yurtdışına para kaçırdı” dediler.

“Lüksemburg’da 280 milyon euroya AVM alma pazarlığı yaptı” dediler.

Şimdi sorun; ağzındaki tablet/ilaç/sakız oldu.


Haydi anlatsanıza..

Yüzmilyonlarca euroluk yalanlarınızı..

Anlatsanıza, “tutuklama çıkar mı”, tahriklerinizi..

Anlatsanıza, “AK Parti gözden çıkardı” yalanlarınızı.


Anlatsanıza, Ekrem imamoğlu için savcı tutuklama isterken, hakim bu yönde karar verirken.

1.5 yıldır Ekrem İmamoğlu için, hakimlerin 15 defa tutukluluğun devamına kararı verdikleri halde..

Ekrem İmamoğlu ile birlikte 400 kadar isim yargılanıyor iken..

Sözkonusu olan milyonlarca dolarlık daireler, villalar, rüşvet çarkı ile partinin yönetiminin değişmesi, belediye başkanlık adaylığı için alınan avantalara rağmen..

Ekrem İmamoğlu adına avukatlık yapan sözde gazetecilerin, “Lekelenmeme hakkı”nı bize öğretmeye kalkışmaları..

“Masumiyet karinesi”ni bize anlatmaya çalışmaları..


“Suçta ve cezada şahsilik prensibi”ni bize izah etmeye kalkışmaları..

Ve şimdi, ortada ne savcının tutuklama talebi, adli kontrol talebi, ne de herhangi bir tedbir kararı talebi olmadığı halde..

“Suç örgütü” yaftalamalarına soyunan ahlaksızları gördünüz mü?

Suç örgütü liderinden maaş alanlar, “suç örgütü kurdu” dediler..

Suç örgütü liderlerine bu nitelemeyi yapamayanlar..

Hiçbir resmi belgede olmayan bu suçlamayı, bir iftira olarak, 78 yaşındaki bir emekli siyasetçiye yaptılar.. 

Ve o 78 yaşındaki Melih Gökçek, savcılığa gelip, dün ifadesini verdi..

Şimdi sorun ne oldu, biliyor musunuz?

Melih Gökçek adliyeye gelirken, oğlunun beyanı ile, şeker hastası olduğu için, ağız kuruluğunu almak amaçlı olarak; tablet mi, yoksa sakız mı, ne ise.. Onu çiğneyerek adliye binasına giriş yapmış..


Şaka yapmıyorum.

Gazeteciler Cemiyeti’nin birkaç dalda ödül vermeye hazırlandığı internet sitelerinin attıkları başlıkları şöyle:

“Ağzında sakızla geldi.”

Bir diğer haberleri de şöyle: 

“Babasının sakız çiğnemesini böyle savundu.”

Heeyyy beyler..

“Körler sağırlar, birbirini ağırlar” usulü, Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı adamlarınıza, fondan aktarılan paralarla dağıttığınız o ödüllerin sahibi konumundaki gazeteciler..

Ne oldu, nereye gitti, yüzmilyonlarca euroluk AVM alma pazarlığına ilişkin iddialarınız.

İftiralarınız sakız mı oldu şimdi..

Kendinizin uydurup, kendinizin inandığı ve ağzınızda sakız yaptığınız iftiralarınız unutuldu..

78 yaşında, şeker hastası bir emekli siyasetçinin, ağzındaki sakız mı (tablet mi) sorun olarak kaldı?

“Ben belediye başkanlığına ilk olarak 1994’te seçildim. Sonra 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Muhalefet beni didik didik etti. 500 soruşturma geçirdim. Bunların hepsinde de ifade verdim.” diyor, Melih Gökçek..

Kendisini eleştirenler gibi ağlamaklı ifadelerle değil..

Dik durarak..

Veremeyeceği hiçbir hesabı olmadığını belirterek..

Devam ediyor Gökçek: 

“SHP iktidarı, DSP iktidarı, ANAP iktidarı benden her şeyi sordu. Sormadığı şey kalmadı.”

Haydi Murat Ağırel..


Çık sahneye ve sen hatırlat:

“Yalan söylüyorsun Gökçek. SHP iktidarı, DSP iktidarı, ANAP iktidarı sana çiğnediğin sakızın hesabını sormadı” de..

Utanman yoksa, bunu da söyle..

Attığın iftiraların yanında, bu çok masum kalır, çünkü..

Düşünebiliyor musunuz?

1994’de Melih Gökçek, Refah Partisi’nden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, “Başkent gitti” diye karalar bağlayan solcular, kemalistler, darbeciler.. 

Gökçek’in mensubu bulunduğu Refah Partisi’ni, üç yıl sonra kapatanlar..

Küçücük bir hatasını bulsaydılar, Gökçek’i cezasız bırakırlar mıydı?

1999’a kadar, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı dönemi var. Bülent Ecevit’in başbakanlık dönemi var..

O yıllarda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda genel sekreter olarak görev yapan Av. Cengiz Ocakçı ağabey anlatıyor, onlarca müfettişin, bir suç bulabilmek için, nasıl her şeyi didik didik ettiklerini..

Bulamıyorlar.. Cezalandıramıyorlar..

28 Şubat’ın, Adalet Bakanı Şevket Kazan’a posta koyan savcıları bile suç bulamıyorlar..

Savcılık suç bulamayınca, itiraz ediyorlar, “Ne var yani, haksız yere dava açacağınız ilk belediye başkanı mı olacak, Melih Gökçek” deyip, Tansel Çölaşan’ın etkin olduğu Danıştay’dan yargılama kararı çıkartmaya çalışıyorlar..

Olmuyor, olmuyor, olmuyor..

Bir hatasını, bir eksiğini, bir suçunu bulamıyorlar..

Melih Gökçek’in belediye başkanlığı yaptığı yıl kadar yaşı ancak olan Emre Sercan İke, ifade verdikten sonra, Sözcü’nün muhabiri, aklınca ortalığı karıştırmaya kalkıyor..

“Dakikalar önce Sıhhiye Adliyesi’ne Melih Gökçek geldi. Şimdi de savcılığın huzuruna çıkacak. Hakkındaki iddialarla ilgili ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verecek. Aracından indi ve sakız çiğnerken gördük Melih Gökçek’i.” diyor..

Vayy acar muhabir Sercan..

Seni, yolsuzluğun kralını yapan Ekrem İmamoğlu için, “Duruşma salonuna girdi. İsnat edilen suçlamalardan habersizmiş gibi, elini havaya kaldırarak akrabalarını selamladı. Avukatlar, mesleki kimliklerini aşarak, milyonlarca liralık rüşvet çarkına imza atan Ekrem imamoğlu’nun önünde, eğilerek kendisini selamladılar.”

Desene, haydi..

Söylesen de, boyunun kaç olduğunu görelim..

Diyor ki Sercan:

“Hakkındaki iddiaları sorduk, ‘Açıklamayı çıkışta yapacağım’ dedi, aynı şeyleri avukatı da söyledi. Sorularımızı tekrarladığımızda ise ‘Üstüme geliyorsunuz’ diyerek tepki gösterdi.”

Haydi Sercan.,

Seni göreyim..


Sadece ifadesi alınmak üzere çağrılan bir kişiye sergilediğin bu muameleyi, tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’na da yap, göreyim seni..

“İki villayı sorduk.. Sarıyer sırtlarındaki yüz milyon TL harcama ile yapılan şatoyu sorduk.. Ekrem İmamoğlu cevap vermedi” diye haber yapmanı istemiyorum..

Bak, Melih Gökçek’e sergilediğini, Ekrem İmamoğlu’na yap bile demiyorum..

Yüzmilyonlarca liralık rüşvetin içinde boğulan, savcının bu yönde tespiti olan, hakimlerin bu noktada kararları olan rüşvetçi adama, “Cumhurbaşkanı adayı olduğu için tutuklandı” diye savunma yapma, o bile yeter..

Anladın mı Sercan.

Muhatabım tabii ki Sercan değil..

Biz Sercan’ın patronlarına söylüyoruz, bunları.

Hırsızın büyüğü Cem Uzan’a uşaklık eden, yurtdışında kaçak yaşayan bu adamın ayağına gidip röportaj yapan sonra da “Seçimlere katılabilir” diye, aldığı para karşılığında gazeteciliği iflas ettiren ifadeleri kullanan ahlaksızlara söylüyoruz..

Bir gün onlardan da hesap sorulacaktır, elbet..

Yok canım, “Ben gazetecilik yaptım” diye kendisini kurtaracağını sanmasın..

Gazeteci, hırsızdan yol parası alıp, ayağına gitmez..

Gazeteci, hırsıza sormadığı soruyu bırakmaz..

Gazeteci, yurtdışına kaçan hortumcuyu “Siyasete dönüyor” diye aklamaz..

Tamam mıyız beyler..

Hesap vermeye hazırlanıyorsunuz değil mi?

“Azz sonra..” diyordunuz ya..

Ben “Azz sonra” diyemiyorum. Savcılar vaktini biliyor..

Emekli savcı Nadi’ye sorun..

Belki o size yardımcı olur..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23