• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
11 Mart 2020

Hayal mi gördüğümüz fotoğraf?

Milli Görüş çizgisinin en önemli hukukçularından, eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, Hakk’a yürüdü..  Cenazesi; günlük çekişmelerin içindeki Milli Görüş eksenli siyasetçileri bir araya getirdi..

Sadece Milli Görüş çizgisindekiler değil..

Milli Görüş çizgisi ile ciddi bir ayrışması olmayan, aslında aynı çatı altında bu ülke için hizmet etmesi gereken siyasetçileri de buluşturdu..

Tayyip Erdoğan.. Abdullah Gül.. Temel Karamollaoğlu.. Ahmet Davutoğlu.. Meral Akşener.. Mustafa Destici.. 

Her biri, bugün farklı siyasi oluşumların başında görünen muhafazakar isimler..

Daha başkaları da var.. Belki, bundan sonra ortaya çıkacak başkaları da olacak..

Oysa.. Neyi paylaşamıyoruz?

Nerede ihtilaf ediyoruz?

İslam’dan aldığımız terbiyede, yapmamız gereken ne? Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayatında.. Ondan sonraki raşit halifeler döneminde.. Bize verilen örnekte, neler yaşanmış?

Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer, her konuda, bire bir aynı mı düşünüyorlardı?

Hayır.. Ama biri halife iken, diğeri ona tabi olmuştu.. Diğeri halife olduğunda, sonrakiler ona tabi olmuştu..

Ne zaman ki bu saygı bitti.. Bu örneklik bitti. 

Asr-ı Saadet dönemi de bitti.

Denilebilir ki, “Nasıl olsa Erdoğan’ı destekliyorsun.. O da cumhurbaşkanı.. Diğer liderleri de, ona tabi olmaya çağırıyorsun..”

Hayır.. Diğerlerinden birisi cumhurbaşkanı konumunda olsa idi.. Yine aynı yazıyı, aynı inançla yazardım..

Aynı hassasiyete sahip insanların ayrışması, o hassasiyetteki kişilerin hep birlikte yarın (Allah korusun) mazlumiyetine yol açacak ise..

Bölünmek, ayrışmak, küçük küçük ihtilaflardan büyük kavgalar çıkarmak akıl kârı mıdır?

Bugün, Erdoğan ile Karamollaoğlu arasındaki ihtilafı, “üç madde ile özetleyelim” desek..

Hangi “olmazsa olmaz”ları, bu üç maddede görebiliriz?

Dini alandaki özgürlüklerde, halkımızın ne sorunu var?

Tepedeki isimlerin hangisi için, “Affedilemez şu şu çok büyük günahları var” diyebileceğimiz, neyi gösterebiliriz?

Boşverin sol jargonun bize dayattığı şu klasik “betonlaşıyoruz” mavallarını.

Boşverin “Önce yol mu, yoksa fabrika mı? Yoksa ikisi bir arada mı?” noktasındaki ihtilafları..

“Önce yol” tercihi de değerlidir.. “Önce fabrika” tercihi de çöpe atılamaz.. “Hem yol, hem fabrika eş zamanlı olmalı” da tercih edilebilir..

Bu küçük ihtilaftan, “Ülkeyi sen mi yöneteceksin, ben mi yöneteceğim” kavgası çıkartmak, sonrasında ülkeyi uçkuru peşinde koşanlara, kumarcılara, faizcilere teslim edecek sonuçlara imza atmak niye?Hepimizin ortak hedefi; “Siyonist İsrail’in zalimliğini ortadan kaldırmak” değil mi?

“ABD’nin teröristliğine son vermek” değil mi?

“Rus’un gavurluğuna eyvallah etmemek” değil mi? 

Bu hedefi direkt söyleyen, ama tam anlamı ile yapamayan da.. Söylemeden, fiilen yapmak isteyen de..  Yüksek sesle dillendirip, elinde yetki olmadığı için gerçekleştiremeyen de..

Bizim için değerli değil mi?

Aramızda esasa müteallik ihtilaflar yoksa.. İmani konularda ayrıştığımız bir konu yok ise.. Zulme karşı duruşta, gevşeklik gösterilmesini isteyen yoksa..

Bir cenaze namazında aynı hizada buluştuğumuz gibi.. Ülke yönetiminde de, aynı hizada niye buluşamıyor, niye tek saf olamıyoruz?

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadisidir: 

“Sana nasihat edici olarak, ölüm yeter!”

Şevket Kazan Ağabey’in ölümünden, niye nasihat çıkartmıyoruz?

Gün geldi, Sivas mazlumlarının yanında, ücret almaksızın yer aldı..

Gün geldi, Adalet Bakanı iken, makamındaki misafirlerini, bizim de eleştirdiğimiz bir sinirlilikle, “Burası bildiri okunacak yer değil” diye azarladı..

En ağır zulmü gördüğü 28 Şubat’çılar için, “Şikayetçi değilim” dedi..

Ama onun imanından.. Müslümanlara hizmet etme aşkından kimin şüphesi olabilir?

Ayakta alkışladığımız.. “Olmadı” dediğimiz.. “Keşke öyle yapmasaydı” dediğimiz her şeyiyle, Şevket Kazan bir Allah dostu idi..

Hayatta olup cenazesinde buluşanlar da.. Kendilerine böyle bir şahadet yapılmasını arzulamazlar mı?

Bunun için de.. Muhafazakar insanlarımızın yeniden bir toplu zulme maruz kalacağı bir tabloyu yaşamamamız gerekmez mi?

Şevket Ağabey’e Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun..

DEVA HOLDİNG’DEN AÇIKLAMA:

Dünkü yazımda, Ali Babacan’ın yeni kurduğu partinin kısaltılmış adı DEVA üzerinden, bazı benzetmeler yapmıştım.. Deva Holding bir açıklama gönderdi. O açıklama şöyle:

“DEVA Holding A.Ş. 1958 yılında İstanbul’da kurulmuş, halka açık bir Türk şirketidir. 

62 yıldır Türkiye’de sağlık alanında “DEVA” ismi ve markası ile faaliyet göstermekte olan şirketimiz hali hazırda yerli üretim yapan 3 üretim tesisi, 2400 kişiye sağladığı istihdam ve 50’ye yakın ülkeye ihracat ile ülkemize hizmet etmektedir. Şirketimiz Türk ekonomisine önemli katkıda bulunmaktadır. Ayrıca yönetim kurulu üyelerinin tamamı Türk vatandaşlarından oluşan şirketimizin ‘yabancı’ bir şirket olduğundan bahsedilmesi bizi üzmüştür.

Philipp Daniel Haas, 15.08.2016 tarihinde, sağlık ve ilaç sektöründe yapmış olduğu yatırımlar ve ülkemize sağladığı faydalar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmiş, yatırımları ile Türkiye’ye fayda sağlamaya devam etmekte olan bir iş adamıdır.

DEVA Holding A.Ş. ve Philipp Daniel Haas’ın hiçbir siyasi parti ile bağlantısı bulunmamaktadır.

DEVA Holding A.Ş. vekili Aytaç Aysuna Erden”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Promosyon gibi vatandasligi dagitinca 20 000 dollar miydi gereken yatirim su arap ülkelere reklam olarak cikmisti. ..
  • Yanıtla

beni ilgilendirmiyorlar

Benim listemde şevket kazan, temel karamozof gibi isimler yok, olmaz da zaten.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı