• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
12 Kasım 2019

Gerçekler ortaya çıkınca, sahtekar yalancılar utandı mı?

Fatih’te dört kardeşin ölü bulunması ile bir anda gündem değişti..

“Yoksulluktan öldüler” diye başladılar..

“Açlıktan öldüler” ile tamamladılar..

Tabii dört kişi birden, aynı anda açlıktan ölemeyecekleri için..

“Açlıktan ölürken, siyanür içmişler” ile, itibarsızlaştırma söylemine, tüy diktiler..

“Yoksul insanlar, aç kalmış insanlar, siyanürü nerede bulmuşlar ki” diye, bir tanesi düşünmedi.

Daha doğrusu, düşünmek istemedi.

Dert açlık, dert ölüm değildi.

Dert; çaktırmadan iktidara suçlama getirmekti..

“İnsanlar açlığa mahkum ediliyor” algısı oluşturmaktı..

“Akın akın intiharlar geliyor” görüntüsü vermekti..

İlk gün, ölen kardeşlerden birisinin boyalı saçları, dikkat çekiyordu.

İstanbul’un en mutena ilçelerinden birisi olan Fatih’de oturuyor olmaları..

Giyim-kuşamları..

Lokanta görüntüleri..

Daha başka onlarca somut veri, oluşturulmak istenilen algıyı yalanlıyordu..

Biz Fatih’deki intihar sonucu ölümleri konuşurken..

Bir de Antalya’da ikisi çocuk dört kişinin bir evde ölü bulunması haberi geldi..

O olayda da, ilk günden dikkatimi çekti.

Ölümlerin yaşandığı ev, bir kenar mahalle değil.

Bir gecekondu değil.

2-3 bin liralık kirası olan bir semtte yaşanmış, ölüm.

Haydi yetişkinler, “Size ne, can benim değil mi?” dedi, intihar etti..

“Ya çocuklardan ne istediniz” diye, ilk gün sorguladık..

Çocuklar ve eş açısından cinayet, kendisi açısından intiharın asli faili babanın bir de purolu fotoğrafını görünce, artık emin oldum: İddia edilenin aksine, bu da yoksulluk sebebi ile yaşanmış bir olay değil..

Bu kanaatimi açıklar açıklamaz, saldırılar da başladı..

“Toplu ölümler bile, yoksulluğu görmenize yetmedi!”

Şimdi her iki olay için de..

Biraz daha bilgi geldi..

Fatih’deki kardeşlerden birisi, kolunda dövmeli fotoğrafı ile boy gösterdi.

Diğeri her fotoğrafta farklı bir saç rengi ile karşımıza çıktı..

Ve daha önemlisi.

İntiharın başındaki ablanın, “Artık çalışamam, maaşım haciz dolu” diyerek, çaresizliğini itiraf ettiği ileri sürüldü..

Bir de baktık ki, bir bankaya 20 bin, diğerine 15 bin, bir diğerine bilmem kaç bin TL borç.

Maaştan kesilmek üzere, hepsi sıraya girmişler..

Hepsi yeni borçlar olsa, “Birden olaylar ters gitmeye başlamış.. Bunalıma girmişler” diyeceğim..

Yok..

2009’da açılmış icra takibi bile var..

Ama ne kadar borç olursa olsun..

Sonuçta maaşınızın zaten dörtte birini alacaklar..

Maaşınızın dörtte üçü, zaten sizin.

30 tane banka da gelse..

Yanlarına 30 da kuyruk ekleseniz..

Sadece sıradaki için, o da maaşın dörtte birini alabilecek..

Maaşın tamamı, hacizlere gidip, eve tek kuruşun girmeyeceği bir tablo yaşanmayacak..

Bu durumda..

Gelen bilgiler, yoksulluğun değil, başka başka sebeplerin, Fatih’teki dört kardeşin ölümünde etkin rol oynadığını ispatlıyor..

Aynı gelişme, Antalya’daki olay için de yaşandı..

Biz, “Çocukların günahı ne?” diye, babayı suçlarken..

Olayın yankısını büyütmek için, baba dahil herkesin çaresizlikten öldüklerini iddia edenler..

Babanın bir mektup bıraktığını, o mektubun bir yerinde, işsiz olduğunu belirttiğini keyifle yazanlar..

“Bakın bakın. İşsizlik ne oranlara çıktı. İnsanlar işsizlik sebebi ile toplu olarak intihar ediyorlar” diyenler.. 

Şimdi o mektubun devamı açıklanınca..

300 bin liraların.. 150 bin liraların... Belediyedeki şu memura, bu memura yollanıp, hukuk dışı da olsa, karşılığının alınamadığının anlatıldığı ayrıntılar ortaya çıkınca..

Yani, intihar ve cinayetlerin arkasında, yoksulluk değil, başka sebeplerin olduğu ortaya çıkınca..

Hele hele..

Ölümlerin baş sorumlusu “baba”nın eski yıllarda Tayyip Erdoğan lehine paylaşımlarını da görünce..

Ölümlerin açlıktan olduğunu iddia edenler, bir günün içinde tornistan yaptılar..

Şimdi “baba”yı vicdansızlıkla suçlamaya başladılar.

İyi de bey abiler.

Ablalar.

Daha bir gün önce..

Antalya’daki ailenin de, yoksulluk içinde yüzdüğünü iddia ediyordunuz.

Ölümlerin yaşandığı evin hangi semtte olduğunu, kirasının kaç lira olabileceğini bile düşünmeden, araştırmadan..

Bodoslamadan saldırıyordunuz, “Yoksulluk intiharı” diyordunuz..

Babayı suçlamıyordunuz..

“Baba” aslında suçlu değildi de, Erdoğan lehine paylaşım yaptığı ortaya çıkınca mı suçlu oldu?..

İlk gün söyledik.

Şimdi Erdoğan lehine paylaşımları çıksa da.

Yine söyleyelim..

“Baba”nın kendisini öldürmesi yanlış. Eşini öldürmesi daha da yanlış..

Çocukları öldürmesi daha daha büyük bir yanlış..

Kim yapmış olursa olsun!

Ha, birileri çıkıp, “İntiharları görmüyor musunuz? İnsanlar patır patır intihar ediyorlar” derse..

Yaşanılan intiharları da yok sayacak değiliz..

Devletin tedbir almasını, Diyanet’in üzerine düşen görevi hakkıyla yapmasını isteriz..

Dillendiririz..

Ama siyasi iktidarı intihar üzerinden suçlayanlara sorarız: “Bu iktidar öncesinde intiharlar sıfır noktasında idi de, şimdi tavan mı yapmış?”

Eğer bu yönde bir somut veri paylaşabiliyorlarsa, siyasi iktidara da “Dersinizi çıkarın” deriz.

Ama dünkü intihar sayısı ile, bugünkü intihar sayısı üç aşağı beş yukarı benzer ise.. Hele hele, bize her daim örnek gibi gösterilen batı devletlerindeki intihar oranından daha düşük bir oranda isek..

Ki, resmi rakamlar, bize bunu ispatlıyor..

Bu durumda, mevcut orandaki intiharları da azaltmak için elimizden gelen her şeyi yapalım ama..

Sırf muhalefet yapmak için, “Bu iktidar ile intiharlar arttı” yalanını uyduranlara da geçit vermeyelim..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İbrahim ak

İngiltere'de intihar bakanlığı bile varmış
  • Yanıtla

Yasin

Dinen intihar büyük bir günah olduğu için toplum bu konuda hassas. Sadece yoksulluk ile ilgili olmadığı kesin. Allah bir kapıyı kaparsa diğerini açar felsefesi ile hareket etmeli Müslüman. Ancak iktidar yetkilisinin ülkede yoksul yok demesi ve sırıtması, 4 yetişkinin tahminen 3 bin lira civarı bir maaşla zengin sayılması, iflas eden onca işadamı, milletin yüzde sekseninin Tüik verilerine göre yoksul olması gibi gerçekler de var. Hiçbir geliri olmayan sadece yardımlarla geçinen binlerce aile var. Sırıtan yetkiliniz genç işsiz oranının yüzde 25 olduğunu bilmiyor herhalde. Ali Bey yoksulluk topuna hiç girmiyor taktığı herşeyi pespembe gösteren gözlükten ben de istiyorum.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23