--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dünya Türkiye’yi izliyor, iç muhalefet hasetten çatlıyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
69

Daha üç gün önce..

Ortadoğu’yu işgal eden ABD, İran’da çok önemli bir generali, füzelerle öldürdü.

İran açık açık tehdit etti:

“İntikamı çok ağır alacağız.”

Tam bu aşamada..

Rusya’dan gelen doğalgazın Türkiye’ye ve aynı zamanda Avrupa’ya geçişi için hayata geçirilen Türkakım boru hattı faaliyete geçiriliyor.

Bunun için de..

Dünyanın ikinci süper devletinin başkanı Putin İstanbul’da..

Hemen sınırımızda, “İntikam alacağız” diyen bir İran varmış, yokmuş..

“Misilleme yapılmaya kalkılırsa, biz de karşılık veririz” diyen dünyanın süper gücü kabul edilen ABD varmış, yokmuş, kimsenin umurunda değil..

Tam Putin’in İstanbul’a geldiği günün akşamında İran misillemesini yapıyor.

İlk iddiasına göre, 80 ABD askerini öldürüyor.. (Bakmayın siz Trump’ın, dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, “hiçbir ABD’liye bir zarar gelmediği” savunmasına. Madem ABD, küçük maddi hasarla bu füze saldırısını atlattı, niye durum tespiti yapıp, kamuoyunu bilgilendirmek için önce “Hasar tespiti yapıyoruz” deyip, sonrasında da nerede ise 20 saat beklediler? Hatta saat 19.00’da yapacakları açıklamayı bile, niye yarım saat gecikmeli başlayarak yapabildiler?)

Putin’in İstanbul’a gelişinden birkaç saat sonra.. İran füzeleri, ABD üslerini vururken.. Bir yandan da..

Tahran’dan kalkan bir Ukrayna uçağı düşüyor..

Düşüyor mu, düşürülüyor mu, henüz muamma..

Bu da ABD’nin bir başka operasyonu mu henüz belli değil..

Ama hemen sınır komşumuzda ABD ile İran’ın güç gösterisi sürerken..

Güven açısından, hayli korkutucu bir coğrafyada bulunmamıza rağmen..

Türkakım ile ilgili planlanan açılışta hiçbir değişiklik yok..

Dahası var.

Türkakım projesi için açılış yapılırken, dünya genelindeki diğer sorunlar da, Başkan Tayyip Erdoğan ile Putin arasında masaya yatırılıyor.

O da ne?

Rusya’da darbeci Hafter’i destekleyen Rusya ile, meşru hükümeti destekleyen Türkiye arasında, 12 Ocak itibari ile bir ateşkes çağrısı yapılıyor.

Hani nerede ise..

Birileri “Abartıyorsun” deseler de..

Dünya, tüm gelişmeleri Türkiye’den, İstanbul’dan takip ediyor.

Avrupa’ya akacak doğalgaz ile ilgili açılış takip edilirken..

Dünyanın ikinci süper devletinin, İran ile ABD arasındaki çatışmada neler söyleyeceği İstanbul’dan takip ediliyor.

Suriye’de yol haritasının nasıl yürüyeceği İstanbul’dan takip ediliyor.

Ve bunlara bir sürpriz ek ile..

Libya’da neler olacağını da, dünya İstanbul’dan öğrenmeye çalışıyor.

Ve bunlarla eşzamanlı olarak..

Bizim medyamız kıskançlıktan çatlıyor..

Niye?

Asrın projelerinden birisi olan Kanal İstanbul için, bir yandan Suudi Arabistanlı işadamları, bir yandan Kuveytli işadamları, bir yandan da Katarlı işadamlarının Kanal İstanbul yakınlarında dönüm dönüm arsa aldıkları öne sürülyor..

Ve böyle bir konjonktürde, birileri oturup kalkıp, “Tüm komşularımızla kavgalıyız. Dış politika sıfır.. Türkiye en güvensiz ülke haline geldi” propagandaları ile, siyasi iktidarı itibarsızlaştırmaya çalışıyor. 

Buyrun, gerçekler ortada..

Türkiye, cazibe merkezi haline geliyor.

Hani “Çöl” demeyelim ama..

Kıskanç CHP’lilerin, “Kanal İstanbul iptal edilecek. İptal olduğunda da, Suudi Arabistanlı işadamları, Kuveytli işadamları büyük paralarla satın aldıkları arsalarda, artık tarım yaparlar” diye tanımladıkları o atıl topraklara, milyonlar dökülüyor.

Boş duran topraklarımız bile büyük paralarla satın alınıyor..

Türkiye düşmanları hasetlerinden patlıyorlar..

Avrupa’nın doğalgazı, Türkiye’den geçiyor...

Üretim noktasında olmasa da, geçiş hattı üzerinde olması açısından, Avrupa bir anlamda Türkiye’ye bel bağlayacak.

Aynı zamanda, bu yeni bir hat sayesinde, Türkiye de doğalgazı daha ucuza alabilecek.

Daha önemlisi..

Değişik ihtimallerde, doğalgaz ihtiyacında bir devletle ihtilafa düşülürse, alternatif devletten doğalgaz ihtiyacını karşılama noktasında rekabet imkanlarına kavuşacağız.

Ama..

Dünyanın bile takdir ettiği bu gelişmeler, bizim iç siyasetimizde takdir bulmuyor..

Gerçeklere taban tabana zıt açıklamalarla, “Kötüyüz.. Kötüyüz.. Çok kötüyüz” algı operasyonları ile, kendi ülkemiz kötüleniyor..

Bunların hepsi soyut değerlendirmeler.

“Somut bir rakam, veri açıkla Ali Bey” diyebilirsiniz..

O zaman buyrun rakam..

Bir haftadır 5.97’lere kadar çıkan dolar..

Tam da bölgede karışıklık sinyalleri de çakıldığı halde..

ABD’nin, İranlı generali vurduğu..

İran’ın misillemede bulunduğunu açıkladığı bir ortamda..

Yani, doların zirve yapması beklenen bir ortamda..

Dün akşam saatleri itibari ile..

Dolar 5,91’lere iniyor..

Buyrun rakam..

Savaş amaçlı tamtam dansları yapılırken..

Coğrafyanın karışacağı iddiaları ortaya atılırken..

Hatta.

“3. dünya savaşının eşiğindeyiz” öngörüleri yapılırken..

TL’nin değeri, tam da 3. dünya savaşının ilk aşamada rakipsiz galibi olarak gösterilen ABD’nin parasına karşı değer kazanıyor.

Daha ne diyeyim?

Ne örnek vereyim?

Küçük küçük çatışma haberlerinde bile..

Eski yıllarda TL’nin nasıl değer yitirdiğini, hem AK Parti öncesindeki iktidarlar döneminde..

Hem de AK Parti’nin, belki de bu işlerde biraz acemilik yaşadığı dönemlerde görmüştük..

Şimdi ise..

Güçlü bir Türkiye ile..

Dünya’nın takip ettiği bir Türkiye ile..

Düşmanlar çatlıyor..

İç muhalefet patlıyor..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle