• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Deniz Gezmiş mezarından kalksın görsün; “Üsleri kapatmak hesap kitap işi”ymiş!

17 Aralık 2019
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Ne hakaretler işittik..

Ne iftiralara maruz kaldık..

Amerikancılıkla suçlandık.

İngiliz muhibbanlığı ile mahkum edildik.

Vatanımızı, yabancılara peşkeş çekmekle itham edildik.

Kimi zaman salt Kemalistler.. Kimi zaman onlarla işbirliği içinde olan solaklar..

Bu ülkenin dindar çocuklarına, olmadık yalanlarla saldırdılar.

Ne imiş?

Onlar, “Tam bağımsız Türkiye” istiyorlarmış.

Sanki biz de, “ABD’nin uydusu olalım” diyormuşuz gibi..

Onlar, “Yabancı üslere hayır” diyorlarmış.

 Sanki biz de, “Aman İncirlik Üssü’nün yanıbaşına bir yabancı üs daha kurulsun.. Bir tanesi yetmez. Türkiye yabancı üslerle dolsun” diyormuşuz gibi..

Onlar, “NATO defol” diyorlarmış.

Sanki biz de, “NATO, bizim koruyucu kalkanımızdır. Biz NATO’suz ne yapabiliriz ki” diyormuşuz gibi..

1960’lı yıllarda da.. 1970’li yıllarda da.. 12 Eylül sonrasında da..

Bugün de..

Dindar insanların hepsinin ortak arzusu, Türkiye’nin bağımsız olmasıdır.

Hele hele..

Emperlayist devletlerden, ABD’den, İngiltere’den, Avrupa Birliği’nden; hatta Rusya’dan ve Çin’den tam bağımsız olmasıdır..

Bunun doğal sonucu, yabancı üsleri istemeyiz..

“Tam bağımsız Türkiye”nin zorunlu sonucu, NATO’ya karşıyız..

Ama bu söylemlerle halkın karşısına çıkan solaklar ise..

Her ciddi fırsatta..

Bu söylemlerinden tornistan etmişlerdir..

1960’lı yılların sonunda, Kabataş sahillerinde 6. Filo’ya “Go home” pankartı açanlar..

Aynı zamanda dindar vatandaşlarımıza da hakaretler edince..

Müslümanlar tepkilerini koydular..

O tepkinin adı, “Müslümanlara hakarete cevap” değil de..

“ABD askerine karşı çıkan solculara tepki” olarak yansıtıldı..

Uzun süreli olmasa da..

Solcular da, bu ülkede iktidara geldi.

Ama ne yazık ki, bu söylemlerini gerçekleştirme yolunda, küçücük bir adımlarını göremedik.

Şimdi dindarların iktidarında..

ABD’nin kendi kendisine ilan ettiği yaptırımlar delinmeye kalkışılınca..

Bugün 6. yıldönümü olan 17 Aralık operasyonunu yaşadık..

Solcular uyanmadı..

“Bu bir ABD oyunudur” demediler..

“Vurun dindar AK Parti yönetimine” dediler..

ABD ile birlikte hareket ettiler.

ABD’nin kuklası, FETÖ ile birlikte hareket ettiler..

Solcuların; devlette görev başında iken değil de..

Henüz daha resmi bir görevleri yok iken..

Şu üniversitede, bu üniversitede öğrenci iken attıkları sloganlar..

“NATO üsleri kapatılsın” istekleri..

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, ilk defa resmi görevliler tarafından..

Dindar yöneticiler tarafından dillendiriliyor..

Solaklar çıkıp da, “Hay Allah sizden razı olsun. Biz edebiyatını yaptık.. Siz bunu gerçekleştirme yolunda ciddi adımlar atıyorsunuz.” demeleri gerekir iken..

Tam da..

İran’a yaptırım uygulamaya kalkan ABD’nin ipliğini 2012-2013’te nasıl pazara çıkardı isek..

Onun için de, 17 Aralık 2013 emniyet darbesi ile karşı karşıya kaldı isek..

Şimdi de..

Sözde Ermeni soykırımını kabul eden ABD senatosu kararı sonrasında..

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Tayyip Erdoğan, “Gerekirse İncirlik’i, Kürecik’i kapatırız” deyince..

ABD’den önce..

İçimizdeki solaklar ayaklandılar..

Şaka yapmıyorum..

Ciddiyim..

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bakın İncirlik ve Kürecik’in kapatılması ihtimaline karşı dün ne dedi:

“Türkiye’nin üsleridir bu üsler ve Türkiye’nin kararıyla kapatılabilir ama bunların hepsi bir hesap kitap işidir.”

Yaa..

Gördünüz mü hesabı..

Gördünüz mü, gizli kitabı..

Sokaklarda bağır..

“Yabancı üslere hayır” de..

“Tam bağımsız Türkiye” diye haykır..

Sonra..

Kendin yapamamışsın..

Dindar bir cumhurbaşkanı gelmiş..

Hemen bugünden yarına kapatabileceğini ben de sanmıyorum ama..

Lafını bile ettiği an..

Solcu partinin sözcüsü kafayı çıkarıp, itiraz ediyor:

“Hesap kitap işi!”

Adamlar Ermeni soykırımı diye bir iftirayı Türkiye’nin boynuna dolamaya kalkışıyor.

“Hesap kitap işi” demiyor.

Temsilciler Meclisi kararı veriyor.

Cumhuriyetçisi ile, Demokratı ile..

Senato kararı onaylıyor.

Cumhuriyetçisi ile Demokratı ile..

Ama Türkiye’ye gelince..

AK Parti “Olabilir” deyince..

CHP hemen “Destekliyoruz” diyeceğine..

Kafayı çıkartıp..

“Biraz hesap kitap yapalım” diyor..

Yapın, yapın..

Siz biraz “hesap kitap” yapın..

“Ne alırız, daha başka neler veririz”in ince hesaplarını yapın..

Daha fazlasını da söylüyor Faik Öztrak.

Söylüyor da..

Tayyip Erdoğan’a mı, yoksa Deniz Gezmiş’e mi söylüyor, anlaşılmıyor:

“Bunlar öyle söylenerek, bağırarak, çağırarak, ‘Ey’ diye yapılacak işler değil. Yapılacaksa karar verilir, yapılır ama başı, sonu, neticesi, bunların hepsi bir devlet adamı ciddiyetiyle ülkenin yetkili kurullarında değerlendirilip bu kararlar öyle alınır.”

Yaa..

Öyle Kabataş’ta “Go home” diye “pankart açmakla” olmuyormuş bu işler.

Solcu abimiz öyle diyor.

Tayyip Erdoğan’a demiş gibi yapıyor ama..

Aslında, Deniz Gezmiş’e de diyor..

Erdoğan’ın sırtında yumurta küfesi var iken, “Gerekirse kapatırız” diyor..

Kanal İstanbul’un yapılmasını bile, “ABD’nin planı” diye suçlayıp, mahkum etmeye ve engelleme kalkan CHP’liler..

Ne hikmetse..

Anlaşması ile, içindeki askerleri ile, içindeki donanımı ile, tabelası ile.. Kısacası her şeyi ile ABD ürünü olan İncirlik’in kapatılması ihtimaline, “Hesap kitap yapmalıyız” diye karşı çıkıyor..

ABD karşıtlığındaki sahtekarlıklarını böylece tescilliyorlar..

Halkın karşısındaki söylemleri ile, Ankara’daki söylemlerinin zıtlığını, bu örnekle de tescilliyorlar..

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

...

Bir muhalif olarak cumhurbaskanimizin bu söyleminden gurur duymamak elde değil batınin oyunlari sürerken dış politikada bu denli atılan adımları elbetteki desteklemek lazım muhalefeti iç problemlerimizde yapmak lazım dışarda yek vücut olmak lazim bu vatan hepimizin bu yazinizda katiliyorum size

Taner

Tam bağımsızlık Mondros sonrası işgaller karşısında M. Kemal’in parolasıdır. Kemalist düşüncenin özüdür. Nihayet Ali Bey de o çizgiye gelmiştir. 2 Dünya Savaşı sonrası Sovyet tehdidi nedeniyle ABD’nin kucağına itildik. Üsleri kapatırsak kimin kucağına gideriz bunu hesaplamak gerekir. CHP’yi komünistlik ile suçlar sizin cenah ama İnönü dönemi halk partisi bildiğiniz MHP gibidir. II.cihan harbinde savaştan uzak durmak için izlenen denge politikasının sonucudur ABDye itilmek. Ayrıca Doğu Avrupa ülkeleri gibi Sovyet uydusu olmak istememiştir. Şu an Cumhurbaşkanı da tarihin cilvesine bakın İnönü ile aynı akıbeti yaşıyor. Bir tarafta ABD diğer tarafta Rusya. İnönünün meşhur sözünü unutmamak lazım: “Büyük devletler ile ilişki kurmak, ayıyla yatağa girmeye benzer”::))
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23