Devlet kuran âlim ve Osman Gazi
Devlet kuran âlim ve Osman Gazi
Ali Erkan Kavaklı
2026 yılı UNESCO tarafından Şeyh Edebali yılı kabul edildi.
Osmanlı Devleti, tarihimizin en uzun ömürlü devletidir. İbn Haldun, insanlar gibi devletlerin de bir ömrü vardır, der, ortalama devlet ömrünün 120 sene olduğunu söyler.
Osmanlı Devleti, dünyanın en önemli bölgesine 625 sene hükmetti.
Devletin kuruluşunda büyük âlim Şeyh Edebali’nin çok büyük etkisi ve rolü vardır. Devletin kurucusu Osman Bey’in kayın pederi, hocası ve devletin manevî mimarıdır.
Karaman’da doğan Edebali, eğitim için Şam’a gider. Kur’an, tefsir, fıkıh, hadis eğitimi aldıktan sonra Anadolu’ya döner, tasavvuf eğitimi alır. Eskişehir yakınlarında bir zaviye açar, halkı irşada başlar.
Zaviye için kimseden yardım istemez, sürüler besler, kendi geçimini ve öğrencilerinin masraflarını temin eder. Son derece mütevazıdır, misafirlerine bizzat ikramda bulunur.
Hz. Ali’nin soyundandır ve Anadolu esnaf teşkilatı olan Ahilerin başkanıdır.
Osman Gazi, zaviyeye sıkça gider, Edebali’nin sohbetlerine katılır, derslerini dinler, kimi geceleri zaviyede misafir kalır.
Bir gün şeyhin kızı Malhun Hatun’u görür ve âşık olur. Dünürcü gönderir ve kızı istetir, şeyh razı olmaz.
Osman Gazi, sırrını arkadaşı olan İnönü beyine açar.
İnönü beyi, arkadaşına ihanet eder, Malhun Hatun’u kendisine ister.
Edebali, ikinci dünürcüden rahatsız olur, zaviyeyi Söğüt’e taşır.
Osman Gazi zaviyeye gidip gelmeye, şeyhten ilim ve edep dersi almaya devam eder. Bir gece önemli bir rüya görür. Dergâha gitmiş, sohbete katılmış ve orada uyumuştur. Rüyasında şeyhin koynundan bir nur çıkar, gelir, Osman Gazi’nin koynuna girer. Sonra göbeğinden bir ağaç biter, hızla büyümeye başlar. O kadar büyür ki gölgesi bütün yeryüzünü tutar. Bütün insanlar onun gölgesinde toplanırlar.
Rüyasını şeyhe anlatır. Şeyh rüyayı şöyle yorumlar:
“Seni ulu bir devlet ile müjdelerim. Hak Teala sana ve nesline padişahlık verdi. Mübarek olsun! Kuracağın devlet bütün cihanı tutacak, insanlar devletinin sancağı altında toplanacak. Kızım Malhun Hatun da senin helalin oldu.” (Müneccimbaşı Tarihi, 1/46)
Şeyh Edebali, bu rüyadan sonra kızını Osman Gazi ile evlendirir.
Edebali, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusudur.
Osman Gazi’ye önemli tavsiyelerde bulunur:
“Oğul,
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum, avun!
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Atanı, ananı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık sözlü ol!
Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme. Bildin, bilme!
Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin, itibarın olmaz.
Üç kişiye acı: Cahiller arasındaki âlime. Zenginken fakir düşene. Hatırlı iken itibarını kaybedene!
Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma. Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Ey oğul, beysin, bundan sonra öfke bize, uysallık sana!
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana.
Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana.
Ey oğul, bölmek bize, bütünleştirmek sana.
Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.
Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma!
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!
Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün akla bağlı!
Allah yardımcın olsun!”
Bilecik’i fethettikten sonra Şeyh Edebali, oraya göç etti, medrese ve dergâh açtı, talebe yetiştirdi, insanları irşat etti, bölgenin geliri ona bırakıldı. Şeyh tarihimizin en bunalımlı çağında insanımıza ümit ve heyecan aşılamıştır. O devrin Yunus Emre, Mevlânâ, Hacı Bektaş Velisi’dir. Osmanlı maneviyat ikliminde kurulmuş bir gaza ve cihat devletidir. Osman Gazi, İ’lâ-yi Kelimetullah’ı esas gaye yapmıştır.
Uzun ve bereketli bir ömür sürdü; 1326 yılında 125 yaşında vefat etti. Türbesi Bilecik’tedir.
Mazisi olmayanın istikbali yoktur. Özellikle kültürümüzün köklerini iyi öğrenmeliyiz.