Ülkede güzel şeyler de oluyor
Kriz ve kaos tüccarlarının tüm çabalarına rağmen ülkemizde güzel şeyler de oluyor. Muhalefet etmek adına yıkım ekibi gibi çalışan yerli ve yabancı odakların ülke ufkunu karartmak için gösterdikleri olağan üstü gayretler her defasında sonuçsuz kalınca, aklı selimi devreye sokmak varken, daha da kudurarak salya sümük 20 yıldır iktidara destek veren vatandaşı suçlama kolaycılığına kaçılıyor.
Hükümet edenleri desteklemek bugün için büyük cesaret gerektirir oldu. Yanılıp yakılarak üç beş kelime ile bu cesareti gösterenlere veryansın eden güruhun ağzından çıkanları kulakları duymadığı için olsa gerek, aman Allah’ım ağza alınmayacak kelimeler ve cümlelerle yalan yanlış salvo halinde saldırılara her gün yenileri ekleniyor.
Bu aymazlığı yapanların nerede ise hemen hepsi demokrat, hürriyetperver ve hak ve hukuk savunucusu (!).
Mangalda kül bırakmaz vatan ve millet sevdalısı cinsinden(!).
Keşke lafla peynir gemisi yürüse de biz de inansak.
Çok şükür Allah’ın verdiği aklı kullanıyoruz da gülüp geçiyoruz.
Cuma günü Boğaziçi üniversitesine bağlı Kandilli Bilim Teknoloji ve Araştırma binası Cumhurbaşkanı’nın katılımı ile açıldı. Üniversite bahçesini aylardır işgal eden put adamların kendi üniversitelerini uçuracak böyle bir projeden haberleri olmuştur olmasına da, katılmayacakları yönüne bir kanaatim vardı maalesef öyle de oldu.
Üniversiteye bu merkezin katkılarını saymakla bitirmek mümkün değil ancak projeleri desteklemek şöyle dursun, büyük ihtimalle nasıl takoz oluruz diye düşünen hocaları var.
Merkezin açılışında konuşan Cumhurbaşkanının konuşurken satır aralarında kullandığı cümlelerin her biri ülkemiz adına başlı başına bir övünç kaynağı ama nerede o akıl ve feraset.
Ülkemizin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltacak projeler, ilaç, aşı, tıbbi cihaz üretimi yapan KOBİ’lere yönelik ARGE projeleri ve laboratuvarlar, nano teknolojiden robotik araştırma laboratuvarlarına kadar her alanda yüz akı olacak ve ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak böyle bir merkez ülkemize kazandırıldı.
Ülkemizdeki her türlü olumlu gelişme ve kazanımlarına karşı direnç gösteren gerici zihniyetin bu yeni proje karşısındaki tutumunu merak ederek sosyal medyada olan bitene bir göz atayım dedim; eyvah ki, ne eyvah.
Eski tas eski hamam.
Boğaziçi köprüsünün yapım yıllarında İstanbul için en büyük felaketin bu köprü olduğunu iddia ederek aylarca köprü yapımını engelleme için nümayiş yapanların torunları bugün aynı aymazlık içerisinde ve oyunda oynaşta.
Yılardır Üsküdar Validebağ korusunu mezbelelik haline getirerek bu güzide mekanı işgal edenler de aynı oyunun başka bir parçası.
Allah aşkına ne zaman bu memleket için çakılan bir çiviye hayırlı olsun diyeceksiniz?
Yoksa dedelerinizin hastalıklı ruhunu taşımaya devam ederek taş devrine doğru giden yolculuğunuza inadım inat devam mı edeceksiniz?
Dünya fezaya giderken yaya kalmak, muasır medeniyetin nimetlerinden yararlanmamak için yeminli misiniz?
Gölge etmeseniz de millet layık olduğu güzel şeylere bir bir kavuşsa.
Takoz olmasanız da biz de dünya ile yarışır hale gelsek.
Aşı üretsek,
İlaç üretsek,
Dışa bağımlılığımızı azaltarak kendi yağı ile kavrulan bir ülke olsak,
Akıllı teknolojilerle milletin işini kolaylaştırsak diyorum ama kime?
Vesayet bitti.
Terörün beli kırıldı.
Habis urlar bir bir def edildi.
Ekonomik sorunlarımız var.
Zor ve zahmetli günlerden geçiyoruz.
El ele vererek bunu çözmek varken nedir bu aymazlık?
Neyi paylaşamıyorsunuz?
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.







