Uçurumun kenarından dönmek
Seçim süreci boyunca gelgitler birçok insanın vücut kimyasını ve psikolojisini bozsa da şükür hayırlı sonuçları ile milletimizi ve ümmeti nelerden koruduğuna önümüzdeki günlerde şahitlik yapacağız.
Vekiller yemin dahi etmeden dağılan Millet İttifakı ile yola devam etseydik başımıza gelecekleri hayal dahi etmek istemem. Ancak 24 saatte tuz buz olup tüm kazanımlarımızdan olabilirdik.
Milletin keskin ve kıldan ince kılıcı yine yapacağını yaptı. İnce ince ayar vererek herkese haddini bildirdi.
Ak Parti’ye söyledikleri malum. Adına yakışmayan lekelerden sıyrılması, yoksa beterden beterini arayacağı günler için mahalli seçimleri burnundan getireceğini söyledi.
MHP’ye ise ülkemizin zor ve sıkıntılı dönemlerindeki vakar duruşunun bonusunu hiç kimsenin veremeyeceği bir cömertlikle ve helal ederek verip sağdan soldan içerden dışardan herkesi şaşırttı.
CHP’yi söylemeye gerek yok. Milletimizin verdiği dersi bin yıl çalışsalar çözülecek gibi değil. Bundan sonra kaç parça olurlar ve nerelere savrulurlar zamanla göreceğiz.
CHP’nin başına kara bulut gibi çöken ince ince yasemince türü mizah konusu Bay Muharrem terörle, CHP arasında ilişkinin olmadığını iddia edip müddeileri ispata çağıracak kadar da pervasızca konuşmaya devam ede dursun.
CHP milletin ve ümmetin ahını üzerinde taşımaya gönüllü olduğu ve kılavuz olarak kargayı tercih etme inadında devam ederse her seçimde biraz daha eriyip tuz buz olmaya doğru hızla gidecek gibi.
Halkın gözünde ismi dışında pek iyi duruş sergileyemeyen partinin meclis açıldıktan sonra üzerindeki yaftaları atma gayretine göre millet, raconu ona da kesecek gibi görünüyor.
Fetöizm ile arasında bağ olduğu algısını üzerinden atamadığı sürece bu millet iyi niyetli olduğunu söyleyen ekibe eman vermeyecek gibi duruyor.
Menderes’in idamına giden yolculukta gerçekler farklı olsa da bu millet Rahmetli Türkeş’i, Menderes’in katli hususunda suçlamayı sürdürmüş ve bu yafta aradan geçen yıllara rağmen hâlâ yer yer geçerliliğini sürdürmüştür.
Varlık sebebi, kan kin ve terör üzerinden korkutma ve caydırma olan HDP de meclis açıldığındaki duruşu ve politikaları izlenecek. Adam olmayı tercih ederek Kürt kardeşlerimizin üzerinden racon kesmekten vazgeçip ülkemizin birlik ve bütünlük hamuruna maya olmayı tercih ederlerse ne ala.
Yoksa,
Şimdiden akıllarını başlarına almalarını salık veririm. Çünkü Perşembenin gelişi çarşambadan belli. Geldikleri gibi giderler kimse de gözyaşlarına bakmaya bile yanaşamaz.
Rüzgâr ekenin fırtına biçmesi nasıl mukadder ve yerinde ise bunlar da terör estirmeye inat ederlerse bu günleri arayacakları daha kötü günlere şimdiden hazır olsunlar.
Artık yeni Türkiye var. Bambaşka bir durumla karşı karşıyayız.
Artık hiçbir şey ama hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve olmayacak da.
Yeni Türkiye sevdalılarının birinci ve en önemli sorununa gelince, öncelik şeffaflık ve dürüstlükten geçiyor. Yönetim erkinin her bir ferdi kendinden başlayarak hatalı duruş ve davranışlardan kaçınması gerekiyor. Ak süt nasıl leke kabul etmez ve hemen üzerindeki lekeyi yansıtırsa, ak kadrolarında kendilerine ve değer verdiği şeylere yakıştırılamayacak uygulamalardan aslandan kaçar gibi kaçması gerekiyor.
Özellikle önümüzde zorlu geçecek mahalli seçimler var. Ak parti, gerçekten başarılı bir karne notunu hakkedecek icraatlar yapamadı. Yapılanlar ise şöyle veya böyle gölgelenerek kötü bir algı ve yafta ile seçimlere başı dik alnı ak giremiyor. En azından halk nezdinde bu algı ve yafta oluşmuş.
Sözde değil özde şeffaflığa ihtiyaç var.
Bugünden başlayarak hal ve gidişi ile dostları sevindirmek ve düşmanları ise şaşkına çevirerek yanlışa fren doğruya ise gaz olabilmek gerekiyor.
Bu lafla değil icraatta olmalı ve haksızlık yolsuzluk gibi netameli konularda üzerindeki kara lekeyi temizlemek zorunda.
Ateş olmayan yerden tabi ki duman çıkmaz. Çıkan dumanların ateşine odun olanlar derhal ayıklanmalı. Birçok belediyede bu odunlar zaten biliniyor.
Bir zamanlar bazı belediyelerimizde rüşvet alan ve veren mel’undur diye bir levha gözlerimizin içine bakar ve zaaflı olanların cesaretini kırardı.
Hassas ev hanımları eşlerini takip ederek çocuklara haram para ile kaynatılan kazandan yedirmezlerdi.
Yeni Türkiyemizi uçurumun kenarından alarak sahili selamete götürme konusunda herkesin sorumluluğu var ama özellikle amir pozisyonunda bulunanlar sorumluluk alanında dönen dolapların hepsinden mes’uller.
Ya mesuliyetlerinin idraki ile hareket etsinler veya daha fazla şerre gaz olmadan defolup gitsinler. Aynalara bugünlerde dünden daha fazla muhtaç durumdayız.
Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.







