--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyaset virüsü daha tehlikeli

Ali Akben
Ali Akben
11

Değerli okurlarım bu ramazan da virüs illetinin cek cakları ile geçiyor. Şu ana kadar doğrusunu henüz bulamadığımız için bulanık suda balık avlarcasına peydah eylediğimiz doğrularla yetinmeye çalışıyoruz.

Devletimiz var gücü ile maddi ve manevi olarak bu savaştan galip çıkmak için çalışırken durumdan vazife çıkarıcı güruh ha bire suyu bulandırmaya devam ediyor.

Bir gün bilim insanı kisvesinde diğer gün siyasi bir kimlikle bulandırdıkça bulandırarak birlik gemimizin içini pis sularla doldurup topyekûn batışımızın peşindeler.

Ne diyelim.

Şu aziz mübarek günler içimizi dışımızı temizlesin derken bırakın temizliği her şeyin daha kötüye gitmesi için gece gündüz çalışanlar mesailerine devam ediyor.

Virüs zaten başlı başına bir muamma.

Tam bu sefer herhalde gidiyor derken yeni bir hamle ile bir kez daha benim gitmeye niyetim yok diyor.

Bulanık havayı seven yırtıcılar yıkım faaliyetlerini hızlandırarak bir türlü başaramadıkları kaos ve kargaşa için şimdilerde yeni bir saldırı başlattılar.

128 milyar dolar nerede?

Çok geçmişe gitmeye gerek yok.

Aynı güruh yakın tarihte Man adası ile ilgili benzer bir saldırıda bulunmuştu.

O saldırıda da dolarlar havada uçuşmuş sahte belgelerle bel altından vuruş yapılarak milletin kafası bulandırılmıştı.

İnsan hafızasının nisyanı malum.

Kısaca hatırlayalım mı?

Konu mahkemeye intikal etmiş ve belgelerin sahte olduğuna hükmederek bu zihniyetin sahiplerini yerin dibine batırmıştı.

Davayı açanlar tazminat ödemeye mahkum olmuşlardı.

Utancından yerin dibine batması gereken müfteriler milletin tükürüklerini yağmur sanmış ve hiçbir şey olmamış gibi yalan dolan işlerine kaldıkları yerden devam etmişti.

Bu 128 milyar doların akıbeti de böyle olacak olmasına da trollerin uçurduğu üfürükten tayyareleri görerek bu yalana kanan sade vatandaşlarımızın hali nolacak?

Siyaset üretemeyenlerin çamur siyaseti için yazılacak çizilecek o kadar çok mesele var; var olmasına da biz yine gerçek gündeme dönelim.

An itibarı ile aşılanma, virüs savaşının bugün için en modern silahı. Sırası gelenler silahlansın. 

Aşıya karşı gelmeyelim.

Bu son dalgada yoğun bakım servislerinde yatan hastalarımızın yaş ortalaması düştü.

Aşılanmış yaşlı nüfusumuza virüs bulaşsa da artık hastanelerde yatmadan evlerinde tedavi olabiliyor.

Bu tecrübeden de anlıyoruz ki, aşılanma işe yaramış ve inşaallah yaramaya da devam edecek.

Bu zalim virüse karşı aşı savaşında görülen başarı bir nebze de olsa ümitvar olmamızı gerektirir.

Ülkemiz aşı üretmede belki biraz geç kaldı ancak dünyanın birçok ülkesinden geri de değiliz.

Sağlık ordumuzun güçlü yapısı umudumuz olan zafere hızla bizi götürecek ve bugünler geçip ortalıktaki tozduman dağıldığında gerçek olan gerçekle yüzleşip akla karayı daha iyi ayırt edeceğiz. 

O zaman her şey daha berrak, arı duru gözlerimizin önünde olacak ve bugün atıp tutan birçok bilim insanı belki utancından saklanacak delik arayacak.

Tıpkı pandeminin başladığı ilk günlerde kendini bir şey zannederek ileri geri atıp tutanların bugün yaşadığı utanç gibi. 

Özellikle bugün aşı üzerinden devam eden savaşta dünyanın savrulduğu yeri görenlerimiz nasıl bu kadarına da pes diyor ve tüm açıklığı ile acımasızlığın bu kadarına akıl erdiremiyorsa, savaş sonu açığa çıkacak yeni gerçeklerden de aynı şekilde belki de insanlığından da utanarak hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı günlerde kendine düşen sorumluluğun hakkını vererek yeni dünyaya ayak uydurmaya çalışacaktır. 

Değerli okurlarım, virüsle ilgili öngörülerimden bugüne kadar mahcup olmadım şükür. Tedbiri elden bırakmadan haddini bilmeye gayret eden bir hekim olarak hastalanmadan önce sağlığımızın kıymetini bilmeliyiz düsturuna ayak uydurarak yakın çevreme ve hastalarıma yardımcı olmaya gayret ediyorum.

Şifa vermek sadece ve sadece Allah›ın kudretindedir. 

Biz hekimler ancak vesile olabiliriz.

Bugün hâlâ virüsün varlığına inanmayan ve aşısını yaptırmaktan da imtina eden insanlar var aramızda ve beraber yaşıyoruz. 

Hastalıklar hem imtihan hem de verdiği dersler ile insanların yolunu aydınlatıcı bir ışık. Tıpkı ölüm gibi bir ders ama ders alana ölüm öncesi kendini toparlama hakkını da veren bir ders.

Hastalıklardan ders almasını bilelim.

Hastalıklar gelmeden sağlığımızın kıymetini bilenlerden olalım.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Alkan rumuzlu yorumcuya

18 Nisan 2021 16:54

Müptelası olduğunuz zihniyet niye devamlı yalan rüzgarı ile ortamın tadını tuzunu bozuyor.?Bunun cevabını ver bende niye zoruma gidiyorun cevabını vereceğim.

CEVDET TOKAT

18 Nisan 2021 14:30

Ali hocam. Köşe komşunuz A.Dilipak ağabey ile Sefa Saygılı hocanın da olduğu bir ortamda Covid konusunu konuşsanız çok iyi olacak. Covid için aşı etkili oldu, hastaneye artık 65 yaş üstü gelen hasta sayısı çok azaldı.

Alkan

18 Nisan 2021 14:02

Sayın yazar 128 milyarın sorgulanması niye zorunuza gidiyor 

Kocasolak

18 Nisan 2021 12:07

FETÖ topu (128 milyar nerede) at CHP topu tut. Tut CHP tut. Bu pankartı bütün Türkiye’ye yayalım.

Erdinç

18 Nisan 2021 11:42

Aşı konusunda önce sayın Dilipak'ı ikna etmeniz gerekli.

Tarihci

18 Nisan 2021 10:09

Sayın merkez bankası başkanı 128 milyar dolar ile ilgili olarak çıksın kamuoyu önüne resmi belgeler ile bu paranın ne olduğunu açıklasın. Herkes rahat eder .Artık insanoğlu sòzlere değil resmi belgelere kanıtlara bakıyor ve inanıyor.

Şeref

18 Nisan 2021 09:06

"Bugün hala virüsün varlığına inanmayan........" Bütün bunları A.Dilipak'a anlatsanıza sevap kazanırsınız.....

Küçük bir rica

18 Nisan 2021 08:50

Mikrosoftun kurucusu ile karısının ismini taşıyan bir vakıf var. O vakıfla ilgili bizi aydınlatır mısınız? Aynı yazıda, her taşın altında birşey arayan muhalefete cevap olması bakımından, ticaret bakanının kendisinin ve eşinin iki şirketinin ticaret bakanlığına, bu bakanlığın denetiminde olan ihracatçı birliklerine, Türkiye ihracatçılar meclisine, TOBB ve bunlara bağlı şirketlere 9 milyon TL lik dezenfektan sattığı yönündeki haberleri değerlendirir misiniz? Devletin mumu yanarken yanına gelen dostunun selamını almayan, resmi işini bitirip devlete ait mumu söndürüp şahsına ait mumu yakan ve ondan sonra aleyküm selam diyen Hz Ömer'in ne yapmaya çalıştığını da açıklar mısınız. Kapanışı da tüm dünyada aşı karşıtı doktorların aslında iyi birer doktor olmadıklarını ve hiçbir şey bilmediklerini ya da insanlığın kovidin pençesinde yok olup gitmesi için uğraştıklarını vurgulayarak bitirebilirsiniz. Minnettar kalırız, müstefit oluruz.

Sayın ali akben bey

18 Nisan 2021 06:29

bu aşı olayı alerjiye dönüştü aşı olanlarda ölüyor aşı neyi önlüyor... Demeye geliyor zaten hükümet avrupaile ortak karar yürütüyor sizin söylemlerinizde dürtüyor iki yılda sersem ettiler milleti yok edemedi illeti. Maske mesafe neyi hallletdi..

Şahika

18 Nisan 2021 06:26

Demek ki bu müfterilerin yüzüne iyice tükürülememiş, öyle bir tükürülmeliydi ki o tükürüğün içinde boğulmalıydılar, ya Rabbi şükür yağmur yağdı galiba diyememeliydiler, bak şimdi sesleri solukları çıkabiliyormuydu, bizde de iş yok, suçun doğru dürüst cezası yok, yapanın yaptığı yanına kâr kalmakta, dünya bir suçlu cenneti iyi ki ölüm var...

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle