Şimdi de Çanakkale polemiği
Ülkem insanı ne zaman akıllanarak bindiği dalı kestiğinin farkına varacak? Covid illeti ve savaşlar tüm dünyayı ve insanlığı olumsuz etkilerken bizim sureti insanlarımız nelerle uğraşıyor dersiniz.
Sosyal medyayı takip edenlerimiz izlemişlerdir bu güruhun hal ve gidişatındaki sapkınlığı.
Ülkemiz adına gururlandığımız ve tüm dünyanın gıpta ederek izlediği Çanakkale köprüsü ile ilgili yazılanlara çizilenlere baktıkça içim bir hoş oldu.
Nasıl bir savrulma bu böyle?
Anlamak da anlatmak da mümkün değil.
Dün Marmaray için söylemediklerini bırakmayanlar bugün aynı aymazlıkla Çanakkale köprüsü ile ilgili atıp tutuyor. Marmarayı kullanmayacaklarına yemin etmişlerin nerede ise hepsi yeminlerini bozarak iki kıta arasındaki en hızlı ulaşımın nimetlerinden herkesten fazla yararlanıyor.
Aynı şekilde Avrasya tüneli, Osmangazi köprüsü ve İstanbul–İzmir otobanı içinde bildik kalıplaşmış cümleler ile devletine ve hükümetine saldıranlar bu hizmetlerden en çok istifade eden güruhtan.
Garip ama devletimizin vatandaşın işini kolaylaştırıcı hizmetlerinden en çok da bu kesim yararlanıyor.
Utanma sıkılma yok.
Üç beş ağacı bahane ederek halkın seçtiği hükümeti devirmeye kadar giden süreci unutmamız elbet de mümkün değil. Geçtiğimiz hafta Beşiktaş ilçemizin güzelliğinin simgesi olan asırlık ağaçlar hastalıkları bahane edilerek köklerinden kesildi. Yeşil dostlarından tık olmadığı gibi kesilen ağacın hastalığına sığınan İBB’ye övgüler devam ediyor.
Utanmak duygusu kaybolduğunda her türlü arsızlık prim yapabiliyor.
Burası yeni Türkiye beyler…
•
Zenginlik nedir?
Kelamı kibarda üzerinde çok durulan bir gerçeklikten bahsetmek istiyorum.
Kanaat nedir?
Zengin kim?
Fakir kim?
Bu zor soruların doğru cevabını verebilenlere ne mutlu.
Değerini bilenlerden olma bahtiyarlığına talip olalım.







