--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ömerler Yusuflar… havanda su dövenler..

Ali Akben
Ali Akben
14

Değerli dostlar yarım asırlık bir zaman dilimini çok iyi hatırlayan bir vatandaşım. Gördüklerimi yaşadıklarımı ve hayat tecrübelerimi dilim döndüğü, kalemim yazdığı kadarı ile kayıt altına alıyor ve siz dostlarla paylaşımlar yapıyorum.

Siyasi kimliğim yok şükür. Devletini ve milletini seven, birlik ve bütünlük için canını feda edebilecek bir mizacım olduğu için mutluyum. Makalelerimde kişilerle uğraşmak yerine zihniyetler üzerinden yorumlar yapar ve aynalarla barışık olmayı ve sadece dış görünüşümüz için değil aynaları iç dünyamızın dehlizlerindeki karanlıkları aydınlatmada da kullanmak gerekliliğini her vesile ile beyan ederim.

Yakın geçmişte cumhurbaşkanının Ömerler arıyorum dediği o günlerde benzer bir makaleyi kaleme almış ve işinin kolay olmadığından bahisle Ömer adaylarına yine aynaya bakma teklifinde bulunmuştum. Cumhurbaşkanı evvelki gün yine partide değişim sinyali verdi. Yeni Ömerlerden bahsederek vatandaşları ve bendenizi heyecanlandırdı.

Bu kez başarılı olur inşallah.

Yoksa evet yoksa böyle devam ederse yeni üyeler, yatırımlar, bunca yapılan hizmetler ve hatta maddi destekler, iç ve dış mihrakların acımasız saldırılarına rağmen korkarım ki, beklentilerini yakalamakta zorlanır. Çünkü millet 18 yılda çok şeye alıştı. Varlık denizinde boğulanların, tuzu kuruların yandık bittik kül olduk demesine bakmayın yaşam şartlarımız çok iyileşti. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen yaşanılan sorunlar var. 

Tabanla tavan arasında büyüyen uçurum, içerden içeri büyümesine rağmen görülemeyen yangın ve mal bulmuş mağribicilerin bir şey yokmuş gibi sorunları örtme ve halı altına süpürme gayretleri en tepedeki samimi gayreti topraklayarak boşa çıkarmaya devam ediyor.

Sağlık sisteminin muhkem olması, ekonomimizin tüm saldırılara rağmen yıkılmadım ayaktayım demeye devam etmesi, içerde ve dışarda havlayan yaratıkların seslerinin giderek daha kısılmış olsa da bu değişim sinyalinde de dağ fare doğurursa bir vatandaş olarak gerçekten çok ama çok üzülürüm.

Son seçimle kaybedilen belediyelerin bir kısmında, Refah belediyeciliği taklit ediliyor. Kötü bir taklit olmasına rağmen birçok insandan olumlu notlar alınıyor. Vatandaş ulaşması gereken yerlere rahat ulaştığı gibi çare ve çözüm konusunda beklentileri karşılanarak fısıltı gazetelerinden faş edilip bir taş ile birden fazla kuş avlanabiliyor.

Geçtiğimiz hafta sağlık çalışanlarına cumhurbaşkanı kararnamesi ile yeni haklar tanındı. Bu hakların bir kısmı belediyelerimizin hizmetleri ile ilgili. Bazı evrakların tamamlanması şartı ile kayıt altına alınan bu haklar için bizzat kendim hem sağlık müdürlüğü, hem de İBB nezdinde girişimde bulunup dedikodu kazanında fokurdayan şeylerin aslını astarını araştırdım.

Maalesef demeyeceğim. 

İBB de işler tıkır tıkır. 

İstanbul sağlık müdürlüğü için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Yıllarını bu meslek uğruna harcamış bir hekim olarak sağlık müdürlüğünün ilgili birimlerine ulaşamadım. Derdimi, meramımı anlatacak bir muhatap bulamadım. En son İstanbul sağlık müdürümüzün cep telefonuna durumumu arz eden bir mesaj yolladım. Bu yazıyı yazdığım saate kadar bir dönüş olmadı. 

Bu arada İBB online üzerinden işlemlerimi tamamladı. Evrakımı posta ile tarafıma ulaştırdı.

Doğalgaz için de yine online üzerinden bir müracaatım oldu. Yine bir sorun yaşamadım. Bu yaşadıklarım elbette genellenemez. Ancak başkalarından aldığım duyumlarda da nerede ise devletimizin her kurumu ile ilgili sorunlardan bahsediliyor. 

Buna güç zehirlenmesi diyebilirsiniz, yorgunluk diyebilirsiniz veya başka bir isim de verebilirsiniz. Sistemin oturmamışlığını bahane olarak kullanabilirsiniz. Bahane arayana bahane bulunur.

Pandemi öncesi Cumhurbaşkanı çeşitli vesileler ile halkı ile buluşarak, vatandaşın çözülemeyen sorunlarına muhatap oluyor, çare ve çözüm umudu oluyordu. Pandemi sadece aile içi sorunları alevlendirmedi, devletimizin işleyişinde topu taca atanların sayısını da çoğalttı.

Yapanın yanına elbette kâr kalmamalı. 

Yanlış yapan muhakkak bedel ödemeli. Durumdan vazife çıkarıcı zeytinyağ meşrepliler ve hizmeti kendi menfaatine devşirenler affedilmemeli.

Sayıları çok azalsa da Ömerler, Yusuflar derhal bulunarak meseleler daha fazla çözümsüz hale gelmeden bir an önce haydi komutu ile devreye alınmalı. Liyakat öncelikli tecrübe bir o kadar önemli ve iş bitiricilik. 

Cumhurbaşkanının değişim olarak verdiği sinyal havanda su dövme meraklılarının hiç işine gelmeyecek. 

 Gelmesin. Güneşi balçıkla sıvayacak halim yok. 

Vatandaş, tuzu kuru sonradan görme bu kesimi çok iyi bellediği için bu haramzadelere ve hacıyatmazlara karşı zaten kızgın. 

Sağda solda üflemeleri püflemeleri bir anlam ifade etmez. Vatandaşın yarasına pansuman olamamış liyakattan yoksun işgal ettiği koltuğun gücü ile kendini dev aynasında görerek efelenenleri bu koltuklardan uzaklaştırıp, Ömerleri oturtarak koltuklar yüceltilmeli.

Malum birde kripto fetöcüler var. Kraldan çok kralcı, takıyyeyi ibadet olarak gören bu kesimin bugünkü yaşanılan başıboşluğun omurgasında önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Her kılığa girme marifetli bu bukalemunları tanımak zor olsa da imkansız değil.

Feraset ilmi ile amil olanlar bu alçakları tanımakta zorlanmaz.

Zalimler için yaşasın cehennem.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali rıza

20 Eylül 2020 22:08

Ali bey bir çiçekle bahar olmaz , sayın Cumhurbaşkanı ne yapsın , kime güvensin  

Rauf Taşer

20 Eylül 2020 21:01

Makalenize yorum yazanlar aynaya baksa ne iyi olur değil mi?Kimse aynaya bakmaya cesaret edemiyor.Her kes bir yerinden yamuk.Abuk subuk...

Bir okur

20 Eylül 2020 20:20

Duygularımıza tercüman olmussunuz

Şeref

20 Eylül 2020 19:26

"liyakkatten yoksun"..... Tamamda sayın yazar,kim getirdi onları bu makamlara.Biraz çuvaldızı kendimize......

Vedat Ileri

20 Eylül 2020 17:50

Ömer olmak şart mı? Iş ahlakına sahip Temel, Ali, Berk, Can, Lemi, Rosa, Diyar ..vs. olamaz mı? Bakara suresini okuyun ve düşünün. Umarim liyakat sahibi insanlar biran once gelir ..

AHMET

20 Eylül 2020 12:23

Akparti de il ilçe kongreleri oluyor.Aran Soran Yok yine eski tas eski hamam mevcut şekilde devam ediliyor.Hani Ömer'ler bulunulacaktı nerdeee her ilde teşkilatları ele geçiren birkaç vampir var.Kendi hesabına göre istediğini getiyor.Bu devran böyle gitmez.Olan Sn Cumhurbaşkanı'mıza oluyor.

Durmus Dayi

20 Eylül 2020 12:19

Yerel seçim öncesinde sahte senet, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlaması ile hakkında dava açılan Mansur Yavaş beraat etti. Suçlamayı yapan Necmettin Keskin ise aranıyor.Utanmiyormusun, secimlerden önce attiginiz iftiralara.Insan olan insan icine giremez.

Ömer

20 Eylül 2020 11:07

19 yıl dile kolay iktidarda kalmak büyük başarı .Ak partinin yaptığı hizmetleri yazsak sayfalar yetmez .Maskesef Ak partide gördüğüm bir iktidar yorgunluğu var sadece Erdoğan ve bir kaç kişinin gayreti yetmiyor . Olamaz da . Geçmişte Ali Babacan niye konuşmuyor derdim. Şimdi bülbül gibi . Neden . Davudoğlu a gül . Onlardan hala Ak parti içinde çok işleri baltalıyorlar. Dost acı söyler hükümetin için de de yetersiz üyeler var . Değişim ve daha güçlü kadro başka yolu yok . Allah Erdoğan’ı başımızdan eksik etmesin ama ne zamana kadar .

CISSSS

20 Eylül 2020 09:11

Bizim maalesef doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen bir medyamız olmadı. Muhafazakâr denilen medya doğru yanlış her şeyi ya alkışladı ya da görmezden geldi. Zamanında birtakım yanlışlara ses çıkarılsaydı, Hz. Ömer'e itiraz eden sahabe kadın gibi haksızlıklar karşısında itiraz edilseydi, yine Hz. Ömer'e kılıcını göstererek seni bununla düzeltirim diyen sahabe gibi yanlışa firsat verilmeyeceği ihtar olunsaydı şimdi Ömerler ve Yusuflar aranmazdı. Çünkü ya onlara ihtiyaç olmazdı ya da onlar; olmaları gereken yerlerde kılı kırk yararak, adalet içinde hareket ediyor olurlardı.

Akit

20 Eylül 2020 08:08

Şükürki siyasi kimliğin yok diye başlamışınız birde olsaydı..

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle