--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Memleket manzaraları

Ali Akben
Ali Akben
6

Geçtiğimiz hafta memleketim Kahramanmaraş’ta eş ve dostlarla hasret giderdim. Medarı iftiharımız yedi güzel adamın isimlerini ebedileştiren edebiyat yolunu kullandım ve gururlandım. Öğrencilik yıllarımda yaşadıklarımı hatırladım. Karda kışta yolda kaldığım günler ve saatler film şeridi gibi önümden geçti ve bugünleri gösteren Rabbime şükrettim. İçinden geçtiğimiz zor ve çetrefilli bir dönemde dostlardan gelen en sık soruların başında aşı ve aşılanma ile ilgili oldu.

Hangi aşı?

Soruların öbeğinde bu vardı.

Evet en sık karşılaştığım soru bu.

Hastalarımın da en sık sorusu bu olunca kısa ve öz tavsiyelerim olacak.

Öncelikle aşılanmak şart diyerek başlıyorum konuşmaya. Hangisi olursa olsun fark etmez diyor ve amalı mamalı sorularla direnenlere verdiğim örneği sizlerle paylaşacağım.

Aşılanma yani virüsün canlı ya da ölü parçalarının elemanlarından oluşan bir sıvının vücudumuza verilmesi ile başlayan süreci şöyle özetleyebilirim.

Aşılama ile neler oluyor?

Her bir hücremizde bulunan savunma ordumuzun virüse karşı farkındalığı oluştuğundan virüsle karşılaşıldığında erken uyarı sistemi devreye girerek daha virüs hücrede yerleşmeye fırsat bulamadan yok edilip etkisiz hale getiriliyor.

Aşılama ile aynı zamanda tüm savunma sisteminin hafızası covid ve mutasyonlarına karşı uyanık hale getirildiği için uzun bir süre korunma sağlamada da işe yarıyor.

Virüse karşı toplumsal bağışıklanmaya katkısı nedeni ile aşılanan vatandaşların sayısını artırmayı başardığımızda bu savaştan galip çıkma şansımız artacak.

Vatandaşın merak ettikleri arasında ne olacak bu memleketin hali ile ilgili sorular da vardı.

Denizlerimizdeki salya sümükten tutun da istemezükcülerin hezeyan dolu zırvalarına, hatta işi mafya bozuntularından gelen hezeyanlara kadar alçalan muhalefetin çapsızlığından tutun da hükümet edenlerin içindeki mal bulmuş mağribicilere kadar sorular birbiri ardına geldi ve bildiğim doğruları amasız fakatsız ve lakinsiz aktarmaya çalıştım.

Aynaya bakmanın unutulmuşluğunun bu savrulmalarda rolünün olduğunun altını çizerek yeter artık denmesi gerektiğinin önemini vurguladım.

Sorular sorular.

Değerli okurlarım siz siz olun işittiğiniz hatta bizzat gözlerinizle gördüklerinizi dahi akıl süzgecinden iki kez geçirerek değerlendirin. Ortalıkta dolaşan o kadar fos ve incir çekirdeğini doldurmaz kirli bilgi var ki dev aynasında servis ediliyor ve mide bulandırıyor, kafa karıştırıyor.

Devletimizin gücü artmaya devam ettikçe bu güruhun salya sümük saldırıları da her alanda artarak devam edecek.

Güçlendikçe bağımsızlığın tadını alarak birbirimize kenetlenerek el birliği ve gönül birliğini çoğalttıkça daha birçok saldırıya maruz kalacağız.

Oyunları bozulan zindeler dışardan aldıkları güç ile bir gün Fetö, diğer gün PKK, başka bir gün mafya bozuntuları ile hatta ekonomik saldırılara iç kargaşalara yeniden başlayarak cennet vatanımızı cehenneme çevirmek için ellerinden geleni geri bırakmayacaklar.

Gerici ve bağnazların tüm çabalarına rağmen eski Türkiye yok artık. Yurtta ve cihanda susan üçüncü dünya ülkesi olmak ve bu kalıba sıkışmak bize yakışmaz.

Dünya mazlumlarının duasını arkasına almış bir milletin evlatları olarak devletimizin bizi taşımak istediği bir üst lige çıkmayı hakkettiğimize inanıyorum.

Şer güçler koalisyonunun tüm çaba ve gayretleri bu hakkedişimizi bir kez daha ötelemek üzerine kurulu.

Azgın azınlığın hesabı bu.

Oyunda oynaşta olanlar hiçbir şeyin farkında olmasalar da çok şükür çoğunluk olan bitenden haberdar.

Ankara’dan haber geldi.

Dostum ve hemşerim Mehmet Ali Bulut Bey hukukçu siyasetçi yazar ve aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliğinin Ankara şubesi başkanı. Maraş’ın suyunu içenlerin dertlendiği derde düşenlerden.

Server Vakfı başkanlığını ve Edebiyat Ortamı dergisinin de sorumlu yazı işleri müdürlüğünü üstlenmiş.

Gece gündüz çalışıyor.

Edebiyat dergilerinin fikir akımlarının fidanları ve genç yazarlar içinde ilham kaynağıdır diyen değerli hemşerim Edebiyat Ortamı dergisinin 80. sayısı ile birlikte 2021 öykü yıllığını da bendenize yollamış. Değerli hemşerim Mehmet Ali Bulut, dergiler en önemli kültür varlıklarımızdan biridir diyor.

Doğru söze ne denirse ben de onu diyor ve hemşerimin gayret ve çabalarını tüm kalbimle destekliyor başarılarının devamını diliyorum.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Azgin azinlik??

13 Haziran 2021 18:17

Azgin azinlik dedigin bir ekmege muhtac asgeri icret alan kesim degilmi?

Önwr

13 Haziran 2021 12:32

Hükümeti ve Ak partiyi devirmek için yoğun yalan iftira faaliyetleri bilhassa sosyal medya üzerinden yapılmakta . İnanılmaz bir saldırı var . Seçime kadar her türlü proveke eylemler hatta sokağa bile taşabilir . Ak parti çok dikkatli olmalı tedbirli olmalı . Allah korusun olası bir seçim yenilgisi ülkemiz için felaket olur bu iş İstanbul belediyesini kaybetmeye benzemez . Milletimiz yanlış yapmaz ama yanılabilir . Yokluk açlık bittik mahvolduk propagandaları maalesef yalan da olsa etkili oluyor . Benim gözlemlerim bu . Ben kamyon devrilmeden uyarıyorum yoksa iş işten geçerse yapılacak bir şey olmaz .

FATİH Emlik K.Maraş

13 Haziran 2021 12:18

Hos gelmişiniz ali hocam şeref duyduk

Şükrü Tanış

13 Haziran 2021 09:59

Muhterem Ali Akben hemierilerinle övünmekte haklısın bende sizlerden gurur duyuyorum.

Şeref

13 Haziran 2021 09:09

Önce aşı konusunda A.Dilipak'ı ikna et,sonra bakarız....

Mustafa

13 Haziran 2021 05:24

Ali Akben abi yazıların da aynen hekimliğin gibi şifa dağıtıyor. Ali Akben abi bu yazın ile kafası karışık olanı ve bilgisi olmaksızın konuşanı cevaplamışsın. Teşekkürler Ali abim

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle