Malum zihniyetin azmanları
Gün geçmiyor ki, cennet vatanımızın bir yerlerinden birlik hamurumuza su katılmasın. Siyasi ve sosyal gelişmelerin vatandaşı inciten yönlerine daha ne kadar tahammül eder doğrusu bilemiyorum.
Azgın azınlığın azmanları bahar ayları ile birlikte yine bildik densizlikler yaparak nerede ise her gün yeni bir garabeti piyasaya sürüp kendileri çalıp kendileri oynuyor olsalar da etrafa yaydıkları pis kokular işinde gücünde vatandaşın burun direklerini sızlatıyor.
Gezi ile milletin başına çorap ören azmanlar fırsat bulsalar o günleri aratır aymazlık ve haylazlıklar yapacaklar ama çok şükür devletimizin kurumları dimdik ayakta ve bu azmanlara ve onların sözcülerine bu fırsatı vermiyor ve vermeyecek de.
Geçtiğimiz günlerde demokrasi adasına bir ziyaretim oldu. Yassıada’nın nasıl yaslı hale getirildiğinin canlı örneklerini izlemek bile tüylerimi ürpertmeye yetti.
Acımasızlığın, hukuk katliamının, emir komuta ile hukukun iğfal ediliş serüveninin ve halkın seçtiği masum bir başbakanla bakanlarının insanlıktan nasipsiz zihniyeti malum yaratıklar eliyle ne hallere düşürüldüğünün resmini görmek için defalarca gidilmeli ziyaret edilmeli ve demokrasi müzesinde o günden bu güne gerçek demokrasiye doğru devam eden yolculuğun atlama taşlarında durup ibret alınarak saatlerce gezilmeli ve yakın tarihte yaşanılan garabetler hafızlarda canlı tutulmalı.
Tutulmalı ki, bugün de aynı aymazlığı fazlası ile yapacağını iddia eden malum güruhun torunlarını gerçek kimlikleri ile tanıyalım. Makyajlarını düşürerek fırsat bulduklarında yapabilecekleri insanlık dışı davranışları bizzat görerek yeter artık yetti artık diyenlerin sayısını çoğaltalım.
Kullandığınız borazanlar sayesinde sesiniz gür çıkıyor olabilir. Sessiz yığınların sesi ve soluğu harekete geçtiğinde kaçacak delik aradığınız günleri yakın geçmişte bizzat yaşayarak gördük.
15 Temmuz gecesi kaçacak delik arayanları, tanklarla yola çıkan darbecileri alkışlamaktan avuçları kızaranları, millet can derdine düşmüşken gece boyu ATM farelerinin attığı ciritleri, tanklar arasından sıvışarak kendilerini emniyetli yerlere saklayanları ve o gece sosyal medyada darbecilere cesaret verenleri devletimiz de milletimiz de biliyor.
Geçen hafta sığınmacı krizi ile kerizleri avuttunuz.
Şimdi de domuz eti yeme sevdalısı bir yaratıkla ilgili gerçekle ilgisi olmayan algı oluşturma peşindesiniz. Devletimize katil demiş, Ermeni soykırımı ile ilgili katmerli algı yalanına övgüler düzüp gâvurlarla kol kola olmuş, halkın oyları ile seçilmiş cumhurbaşkanına hakaretleri fütursuzca ulu orta savurmuş, galiz küfürlerle cumhurbaşkanlığı makamını manevi olarak aşağılamış ve terör seviciliği öğrencilik yıllarından beri tescilli bu yaratık üzerinden keriz silkeleme derdine düştünüz.
Millet yutmuyor.
Olanın bitenin farkında.
Daha fazla alçalmamak için en azından susun.
Ne yapsanız ne etseniz boş.
Eski Türkiye bir daha gelmez. Millet çoğunluğu buna fırsat vermez. Tehditleriniz bu millete sökmez. Millet artık aşağılanmak, horlanmak ve dışlanmak istemiyor.
Çekin kirli ellerinizi milletin üzerinden.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.







