--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Körfezdeki Türkiye

Ali Akben
Ali Akben
10

Değerli okurlarım ülkemizin dört bir yanında yaşayan insanlarımızın ortak paydasında dünyada ve özellikle de ülkemizde son yıllarda yaşamak durumda olduğumuz ekonomik sorunlar var.

Kiminle konuşsan söz dönüp dolaşıp ekonomide yaşanılan sıkıntılara geliyor. Doksanlı yılların öncelikli ve önemli sorunu nasıl güvenlikse, bugün de öncelikli sorunumuz ekonomi.

Her kafadan bir avazın çıktığı muamma bir mesele bu aslında.

Nerden baktığına ve nereye baktığına bağlı çok sayıda bilinmezin içinden sağlıklı ve doğru cevaplar almak da aslında zor mu zor.

Geçtiğimiz ay içerisinde Edremit körfezinde bulunduğum günlerde dostlarla sohbetlerin ana konusu da zaten ağırlıklı olarak ekonomik sıkıntılarla devletin ve vatandaşın baş etmede yaşadıkları ve yaşanılan çıkmazlardı.

İşin garip olan tarafına gelince; otoyollar benzin istasyonları, kafeler, restoranlar, marketler ve hatta temel ihtiyaç maddesi satışı yapmayan alışveriş merkezlerinin tıklım tıklım dolu olması ve tüketim çılgınlığının önünün alınamaması olunca bu paradoksu anlamlandırmakta zorlandığımı da itiraf etmeliyim.

Körfezdeki yerleşim yerlerinde haftanın belli günlerinde açılan yöresel pazarlarda alış veriş imkânım oldu. Pazarcı esnafının tezgahındaki yöresel ürünlerin akşam olmadan tükenmesi ve alış veriş yapan vatandaşların sebze ve meyveler çok da ucuz olmamasına rağmen fiyatlara itiraz etmeden filelerini doldurma peşinde olduklarını gözlemlemem, yaşanan krizle ters bir durumla karşı karşıya olduğumu düşünmeme sebep oldu.

Yokluk imtihanı ile cebelleşen ve kıt kanaat geçim peşinde mücadele eden insanlarımız elbette var ve ellerinden öperim. Vakar duruşları ve kanaat zenginlikleri ile bu vatandaşların çoğu takdire şayan duruş sergilerler.

Yokluk edebiyatı yapanların ekseriyetinin kanaat fakiri olduklarını tahmin ediyorum. Sadece kanaat fakirliği değil elbette birçok alanda fakirleşmişlik işaretlerini de bu kesimde görmek mümkün. Çoğu sonradan görme olan bu kesimin insanları her ne kadar kendilerini gizleseler de bir yerden açık vermeleri mümkün. 

Değerli okurlarım, elbette bu günler de geçecek.

Battık bittik edebiyatçılarının kehanetleri tutmayınca algı tüccarları muhakkak yeni argümanları devreye sokarak keriz avına devam edecekler.

Edremit Körfezi’nden Türkiye manzarasını parçalı bulutlu hatta sisli puslu görenler bir tarafa dursun İstanbul’da durum nedir diye soranlara verilecek cevap yine sahadan olmalı.

Böyle devam ederse mega kentin bir tarafından diğer tarafına geçiş süresinin saatler alacağı toplu taşımanın yoğun saatlerde kapasitesinin iyice zorlandığını görüyor ve böyle devam ederse bir süre sonra mega kentte yaşamak imkansız hale gelebilir.

Cuma sabahı AVM’lerde İphone kuyruğundaki insan selini görünce doğrusu içimden sevinmek gelmedi. 

Muayenehanemdeki bir hastamızı evine yollamak için dakikalarca taksi beklemek zorunda kalınca ve her gelen taksinin dolu gittiğini görünce bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor sorusu da aklıma geldi.

Kriz var diyerek keriz avına çıkarak vatandaşın kafasını bulandıran güçlü bir lobinin olduğu kanaatim gittikçe güçleniyor. 

Yoklukla imtihan edilen kesimden nerede ise ses çıkmazken bu kesimin borazanını avazı çıktığı kadar öttürünce aklıma ayda yılda bir yumurtlayan tavuğun gıdaklaması geldi.

Vur patlasın çal oynasıncı, varlık havuzunda boğulan büyük bir kesimin olduğuna giderek ben de inanıyorum. Varlık havuzunda boğulan vatandaşların nüfus içindeki oranının çok yükseklerde olduğunu kabul eder oldum.

Tuzu kuru bu hacı yatmazlar, cambaza bak diyerek devletin tüm imkanlarını acımasızca kullanırken ağlamayı sızlanmayı da tiyatro sanatçılarına taş çıkartacak kadar iyi beceriyorlar.

Devletimiz daha fazla gecikmeden veren el olma yanında alan el olarak bu kesimin üzerine daha ciddi gitmeli. 

Seçim sürecinde uygulanan popülist politikalarla seçmene verilen rüşvetleri tez elden geri toplamak lazım. Anayasa Mahkemesi’nin MTV ile ilgili verdiği karar bu yönden çok önemli. Semirmiş şımarık kanaat fakirlerinden dolaylı olmadan direkt vergiler koyarak kasasını doldurmalı.

Ülkemizde tüm zorluklara rağmen arada iyi şeyler de olmaya devam ediyor.

Geç de olsa Gezi davası sanıklarının aldığı cezayı Yargıtay onadı ve had bilmezlere haddini bildirdi. Şimdi sıra yeni had bilmezlerin sosyal medya mecralarından etrafa kustuğu yalan dolanlarla ilgili cezalara geldi. 

Bir bir yakalanıyor ve adalete teslim ediliyorlar. 

Dezenformasyon yasasının maddeleri açık. 

Ülke güvenliği, kamu sağlığı ve iç barışımızı, birlik hamurumuzu sulandırmak için yalan dolan her türlü asparagas ve atmasyonları yapanlar adaletin pençesinden kurtulamayacak ve hakkettikleri cezaları alarak bu aymazlıkların bedelini ödeyecekler.

Yeni Türkiye’ye doğru hızla yol alıp düşman çatlatmaya devam ederek kem gözlere şiş olmaya devam edeceğiz.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gazeteci

15 Ekim 2023 11:12

Ya kör AHMAK ,Dogru, TÜRKİYENIN bir kısmı, yani İKTİDARIN kanatları altında, POMPEY'in SON GÜNLERİNİ yaşarken, büyük bir kısmı yaşam mücadelesi veriyor. Amma sen o kadar körsünki bunları ğöremezsin.

YILMAZ DURMUŞ

9 Ekim 2023 05:35

Bence her zaman öncelik güvenlik olmalıdır. Güvende olmayan ekonomik zenginliğin ne anlamı var. Türkiye'nin etrafındaki ateş çemberi ve artık ABD ve AB nin kontrolünden çıkmış olması, Türkiye üzerinde oynanan oyunların ceremesinden kaynaklanan suni ekonomik krizleri önceleyip, canla başla didinen Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakına her zamankinden daha fazla destek olmamız boynumuzun borcudur.

Fatih Emlik k maraş

3 Ekim 2023 14:35

Ali hocam biz emeklilere de biraz insan gözüyle bakılsa da bizde insanca maaş alıp yaşasak kamuya çalışanlarına bakıyor hükümet de özelde çalışıp emeklileri niye adam yerine koymuyorlar 8300 maaşla kirada oturan depremzedeler de var

Okul

1 Ekim 2023 13:02

Ya bu nasıl yazı senin tuzun kuru galiba milletin aklıyla alay ediyorsun. Milletin yüzde 80, i ay sonunu nasıl getireceğinin hesabını yapıyor. Sen kalkmış yüzde 20,si varlıklı olan kişilerin hayatını anlatıyorsun.

Mazlum

1 Ekim 2023 09:04

Tek bir adam çıktı "faiz sebep enflasyon sonuç" saçmalığıyla hepimizi bir lokma ekmeğe muhtaç etti. Şimdide hatasını düzeltme peşinde.İyi de biz niye 22 yıldır tek adamın hatalarının acısını çekiyoruz.10 milyon mülteciyi başımıza sardı.128 milyar doları bitiridl.Fetö yü başımıza bela etti Çözüm süreci rezaleti hafızalarda.Dış siyasette hain ilan ettiklerinin ayağına gidip ülkemizin itibarını ayaklar altına aldı.Garantili ihalelerle bizi çocuğumuzu torunumuzu borçlandırdi.Bu mullet başındaki belabın hala farkında değil...

Selim

1 Ekim 2023 11:56

Görenler görüyor.Bakan körler ise görmüyor ülkemizin 20 yılda nereden nereye geldiğini. Görene Körene

Okur

1 Ekim 2023 09:00

"Bu da geçer yahu" tekerlemesi artık kimseyi ikna etmiyor. Eskimiş ve anlamsız bir sözle kimseyi sakinlestiremezsiniz..

Sedat

1 Ekim 2023 08:55

Ülkenin %20 si paralı ve gerçekten Avm leri cafeleri tıka basa dolduruyor.Geriye kalan %80 ise cafeleri dolduran bu zenginleri izleyip ekonomi süpermiş diyip avunuyor.

Fikret türk

1 Ekim 2023 07:37

Ali bey Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil, Hendek te ikamet ediyorum aile hekimimiz son model Audi A 4 veya6 ile ile gidip geliyor yoğurdun bolluğu belli ve hekimi araçsız görseniz acırsınız

Suphi

1 Ekim 2023 07:16

Hay Allah razı olsun kalemine gönlüne sağlık.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle