--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kasap et derdinde

Ali Akben
Ali Akben
9

 

Dostlar nerede ise her ramazan ayında gündem dönüyor dolaşıyor milletin değerleri ile savaşıp Müslüman mahallesinde salyangoz satıcısı azgın güruhun zırvaları ile rahmet ve mağfiret ayımız heba ediliyor. Bunun tesadüf olduğunu ve bilinçsizce yapıldığını söyleyecek darvinist beyinsizler elbette olacak. Ancak ben şahsen böyle düşünmüyorum. Çok bilinçli amaçlı ve planlı programlı bir hareket bu. Böyle bir savrulmayı milletimize reva gören felahı zor bu azgın güruha Allah müstehakını versin diyorum.

Bazı kardeşler, “hocam mesleğinizle ilgili makaleler yazmanı istiyoruz” diyerek haklı bir talepte bulunuyor. Çok yerinde ve doğru olan bir talep olmasına rağmen, ülkemizin içinden geçtiği zor günlerde öncelik gündemi sık değişen yaşanmışlıklar olunca, “önce vatan” duygusunun galebesi ister istemez farklı konulara, önemi nedeni ile değinmemi gerektiriyor.

Makalelerimi düzenli olarak takip edenler bilirler. Hakaret, kişiye saygısızlık gibi yakışıksız polemiklerden çok, zihniyet üzerinden meseleleri ele almaya çalışıyorum. Yazdıklarım yakın tarihimizde yaşanılan ve bizzat yaşadıklarımdan özetler şeklinde olup, hafızayı beşerin nisyanı nedeni ile hatırlatmalarım şeklinde algılanmalı.

Doğrusunu yaptığıma inancımdan olsa gerek, görüşlerimi ön yargısız olarak okuyup değerlendirenlerin vereceği nottan çok, hesabın hasbi olduğu günde alacağım nota yönelik bilgileri paylaşmaya gayret ediyorum.

Bugünlerde yine örnekler çoğaldı. Mesela malum bir partinin il başkanı, ülkenin onlarca yüzlerce sorunu varken meseleyi dallandırıp budaklandırarak darbe imasına taşıyabiliyor, bu yetmiyormuş gibi yine aynı zihniyetin meclisteki sözcüsü de aynı minval üzere ağzından çıkanları kulaklarının duymadığı tarzda ulu orta konuşarak yaktığı ateşe benzin taşıyabiliyor. Ben şahsen böyle bir zamanda bile durumdan vazife çıkarılmasını anlamakta zorlanıyorum.

Zihniyetin dününü çok iyi bilmeme rağmen bu zorlanmalarımın ana sebebi, köprünün altından bu kadar su akmasına rağmen, hâlâ “aynı kafa, aynı tas, aynı hamam, aynı çukur” olunca “irticanın ve irticacılığın da bir sınırı olmalı” diyesim geliyor. 

Kafaları hâlâ otuzlu kırklı yıllarda. Kafa bu kadar geride olunca, ister istemez düzelmelerine yönelik umudumda kıt. Allah’tan gürültü patırtıları fazla olsa da sayıları çok şükür artmadığı gibi giderek de azalıyor. 

Milletimiz hiçbir dönemde bu zihniyete zaten prim vermemiş. Allem edip kallem ederek, kimi zaman açık oy gizli sayım hilesi garabetli seçimle, kimi zaman askeri, kimi zaman da ekonomik darbelerle milletin başına kısa süreli bela olmuşlukları var. Her bela oluşlarında da maddi ve manevi olarak geriye milletimiz götürülmüş.

Son günlerde dine, diyanete yeniden saldırmaları, devletimizin kurumlarını yıpratma girişimleri, “yeni bir düğmeye basma mı acaba?” dedirtiyor. Çünkü bu zihniyetin genetik hastalığı bu olunca, akla gelmesi mümkün. 

Covid19 üzerinden pazar oluşturan malum zihniyet, ibneler ve vatan hainlerinden medet umacak kadar savrulup ağızlarından çıkanları sağır olmuş kulakları da duymayınca salyangoz satıcılığının prim yapacağına inanma gafleti ile daha bir süre tozu dumana katmaya devam edecekler gibi.

Milletimize düşen görev yine sabır… 

Yine sabır.

Sabredenlerden olunuz tavsiyesi ile bugünler kast edilmiş olabilir.

Yoksa sabretmek gerçekten zor.

Adam öyle bir uçmuş ki, ölüm üzerinden mal toplama sevdasına düşmüş. Ülkemizde salgından kaybettiğimiz canlar üzerinden pazar oluşturma çabası bile prim yapmak için kullanılıyor. Hiç ölüm üzerinden prim yapılır mı?

Bu zihniyet için koyunun can derdinin hiçbir önemi yok. Yeter ki, bir lokma etrafa fitne fücur yayılsın. Birkaç zihin daha bulandırılsın.

iBB başkanı çıkmış virüsten ölenler üzerinden hem de televizyonda milletin gözünün içine baka baka hesap kitap yapıyor. İşi gücü mış…muş… mış . 

Hep sonu mışlı cümleler…

İl başkanı çıkmış darbenin yollarının açıldığı ile ilgili zırvalarla geviş getirip duruyor. Yine ne peşindeler demiyorum. 

Çünkü neyin peşinde oldukları açık seçik meydanda. 

Malum zihniyetin ana temsilcisi partinin yetkili sözcüsü de utanmadan sıkılmadan tüm bu kepazelikleri savunarak savrulanlara rahmet okuturcasına atıp tutuyor.

Ya Rab aziz mübarek günlerde yine üzerimize doğru yürütülmeye çalışılan kara bulutları def eyle. Kalbi ve zihni kararmış güruhun şerlerinden milletimizi koru. İçimizdeki günahsız sabiler ve mazlumlar hürmetine.

İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eyleme. AMİN. 

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sami

3 Mayıs 2020 23:40

Değerli yorumcu İstanbul sözleşmesi 2012 yılında tüm siyasi partilerin oy birliği ile yasalaşıp 2014 de yürürlüğe girmiş ve maalesef laiklik ilkesi gibi CHP nin diretmesi ilede hala yürülükte giyotin gibi yuvaları yıkmaya devam ediyor

MARİO

3 Mayıs 2020 13:56

kardeşim güzel yazı da hep aynı hataya düşüyorsunuz ÖNCE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KALKMALI. BU KALKMADAN LGBT YE KARŞI BAŞARI SAĞLAYAMAYIZ.

Alï

3 Mayıs 2020 10:36

Hırsızın hic mi suçu yok Ali bey, neyin nesi bu İSTANBUL SOZLEŞMESİ

Tarık

3 Mayıs 2020 09:48

O zaman su soru akla geliyor, Bu Feminist yasaları kim çıkardı onlara bu fırsatı kim verdi, hadi bir Hata ettiniz , nicin Cıkıp bu sapkın yasaları lgbt vb derhal seksiz süphesiz kaldırmiyorsunuz .

Mustafa

3 Mayıs 2020 04:16

Şûrâ Sûresi 30 - Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder. 31 - Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur. 32 - Denizlerde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi de O'nun kudretinin delillerindendir. 33 - Eğer O dilerse rüzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin üzerinde duruverirler. Şüphesiz ki bunda sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için nice ibretler vardır. 34 - Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar. 35 - Âyetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki kendileri için kaçacak bir yer yoktur. 36 - Size verilen herhangi bir şey sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise iman edip sadece Rablerine güvenen kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır

Mustafa

3 Mayıs 2020 04:15

A'râf Sûresi 134 - Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz." 135 - Ne zaman ki, belli bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdık, derhal yeminlerini bozdular. 136 - Biz de, âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk

Atıf

3 Mayıs 2020 03:11

Hocam helal size .Gönlüme su serptiniz.

cere

3 Mayıs 2020 02:43

Amin.

Mustafa

3 Mayıs 2020 01:50

Ali abi akıcı yazını gece yarısı yine hayranlıkla ve yeni önemli bilgiler öğrenerek okudum. Rabbim seni korusun esirgesin. Diline aklına o güzel zihnine sağlık Ali abi...

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle