--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kara tahtadan akıllı tahtaya

Ali Akben
Ali Akben

Dostlar aktaracaklarımı lütfen dikkatlice okuyarak sizden sonraki nesillere aktarınız ki, ülkemizle ilgili nereden nereye geldiğimiz daha iyi anlaşılsın. Liseyi Kahramanmaraş’ta dizilere konu olan kara lisede okudum. TRT -1’de geçtiğimiz yıllarda yayınlanan Yedi Güzel Adam dizisindeki kara lise benim okuduğum yıllarda da kara kaplı idi. Sade dış boyası kara değil sınıfta kullandığımız tahta da kara idi. Hem de kapkara.

 Sanırım yıl 1974 ilkbaharı idi. Okulumuza yeni tayin olmuş tarih hocamız kara lisenin kara tahtasına dersle ilgili Arapça harflerle bir şeyler yazdı ve acelece ve hızlı bir şekilde de siliverdi. Bizim genç dimağlarımız bu davranışa pek anlam vermeyince de çocuklar zamanla anlarsınızlı cümlelerle meseleyi geçiştirdi.

Rahmetli büyükbabamın halalarımı okula yollamaması ile ilgili gâvur mektebi yakıştırmasına uygun bir okulda okuyorduk. Hocalarımızın çoğunun dinle imanla da ilgilerinin olmadığını cuma namazlarındaki tavırlarından anlardık.

O yıllardaki ladini duruş, CHP zihniyetinin yıllardır baskıcı tutumu nedeni ile 12 Eylül ve 28 Şubatçıların din karşıtlığına rahmet okutacak kadar katı ve acımasızdı. Bunun sonucunu o yıllarda okuyanların solculuğu ve din düşmanlığından anlamak mümkün. 

Bizlerin üniversite yılları da dahil bu böyle devam etti. İlerici olmak için solcu olmaktan başka bir şans göremeyenler bu modanın tesiri ile ülkemizin altını üstüne getirdi. Yakın tarihte yaşanılanlar ve hâlâ günümüzde de kalıntılarının yaşatmaya çalıştığı garabetler bu savrulmalardan geliyor.

Bugün sizlerle bu bilgileri paylaşımımın asıl sebebine gelince geçtiğimiz hafta 5. Düzenlenen Ulusal Maneviyat Sempozyumuna ev sahipliği yapan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde gördüklerim ve yaşadıklarım

Bu seneki sempozyumun ev sahibi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi idi. Mustafa Şahin hocamız da üniversitede 8 yıldır rektör. Bu ay sonu görevi başarı ile tamamlayarak yeni bir hocamıza devredecek.

Mustafa Şahin hocamız 8 yıl boyunca üniversitenin sadece binaları ve sosyal alanları donatmamış. Öğrencilerin ruhuna hitap edecek garnitürlerle gençlerin moral ve motivasyonlarını da yükseltmiş. Sempozyumun yapıldığı konferans salonu tıklım tıklım ve gözleri parlayan gencecik dimağlar saatlerce ayakta kalmalarına rağmen konuşmacıların birikimlerinden azami yararlanma gayretleri doğrusu bendenizi duygulandırdı.

Gençlerle iletişim konusunda verdiğim seminerde onların gözlerindeki parıldama geçmişten günümüze hızlı değişimi ve bizim nesille bugünün gençleri arasındaki farkı gözlemledim.

Gün bugün dem bu dem. 

Köprünün altından çok suların aktığı aşikâr.

Yeni Türkiye’nin lokomotifi olacak bu gençler ülkemizi hayal ötesi güzelliklere taşıyacaklar.

Kara tahtalar yerini akıllı tahtalara bırakırken o tahtalardan nemalanan gençlerin ufku açılmış.

Bu tahtalar sadece akıllı da değil.

Bu tahtalar sadece öğretim için değil değerler eğitimi de yapak gençlerimizi milli ve manevi yönden zenginleştirmiş. Ülkesini seven ülküsüne sevdalı manevi dinamiklerle barışık beden dilleri ile özgüvenleri ve devletimize güvenleri tam olan gençleri görmem bendenizi hem umutlandırdı hem de mutlu etti.

8 yıl boyunca bal arısı misali çalışarak gençlerin gönlünde taht kuran Mustafa Şahin hocamıza mükemmel ev sahipliği nedeni ile kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.

 Milli ve manevi dinamiklerimize çimento vazifesi olacak sempozyum ve kongrelerin yaygınlaşmasını, körpe beyinlerin bu organizasyonlardan aldıkları sağlıklı gıda ile ülkemizin aydınlık geleceğine ışık olmasına sebep olabilecek sempozyumların sayısı artırılmalı. 

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle