--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kadının beyanı esas olursa

Ali Akben
Ali Akben
16

Değerli okurlarım geçen hafta 6284 ve 5816 sayılı kanunlar üzerinden yasaklarla nereye kadar gidilebileceğini ya da gidilemeyeceğini hasbihal edip meseleyi enine boyuna aktarmıştım. 

Bu iki yasak kanunla daha nereye kadar gidilecek doğrusu ben de merak ediyorum. Özellikle mesleğim gereği 6284 mağduru olmuş hastalarım olunca kanunla kadının korunamayacağını hatta tam tersine mağdurlar ordusuna her geçen gün yenilerinin eklendiğinin canlı şahidi olarak yetkililerimizi bu önemli konuda bir kez uyarma ihtiyacı hissediyorum.

Bu ucube kanunun mağduru sadece hanımlar veya erkekler olmuyor. Tüm aile ve çocuklar bu yasanın giyotinleri arasında lime lime doğranıyor.

İşin içine feministler ve durumdan vazife çıkarıcı güruh karıştı mı olan oluyor ve ortada ne yuva, ne huzur, ne de güven kalıyor.

Bir meslektaşım 14 yaşında bir kızımızı bana yolladı. Görüşmenin özeti ile meseleyi kısaca aktaracağım.

Kızımız dayısının tacizine uğradığını okuldaki kız arkadaşına söylüyor. Arkadaşı rehberlik öğretmenine durumu söyler söylemez mal bulmuş mağribici öğretmen, anlamadan dinlemeden ihbar ediyor ve okula gelen polisler kızın ifadesi doğrultusunda aile ve dayısının ifadesini alarak durumu savcılığa bildiriyor.

Tacize uğradığını ifade eden kızımızı aile benimle buluşturdu. Uzatmaya gerek yok on beş yirmi dakika içerisinde çelişkili konuşmalarından gerçekle ilgisi olmayan hayali bir taciz olayı ile karşı karşıya olduğumuzu anladım.

Kızın dayısı, anne ve babası ile konuştum. 

Benzer hadiselerin günümüzde çoğaldığını maalesef sosyal medya ve basında çıkan haberlerden etkilenen yavrularımızın çeşitli sebeplerle benzer hayali yaşantılarını ciddiye alanların hataları sonucu hem emniyet, hem adalet, hem de aile içi sıkıntıların arttığından bahisle önce anne babayı sonra dayının yaşadıkları azaplı günlerden çıkmalarına vesile oldum.

Benzer başka bir hadise de özetle şöyle:

20 yaşlarında bir kızımız fonksiyonel ağrı yakınmaları ile ailesi tarafından muayenehaneme getirildi. 

Muayene ettim.

Tetkikleri tahlilleri ve kullandığı ilaçları ile tedavilere cevap vermemesinin altında yatabilecek sorun ararken, kızımız çocukken babasının tacizinden bahsedince probleminin sebebinin bu sorun olacağını düşünerek sorularımı bu yönde sürdürdükçe ifadesindeki çelişkiler ve kopukluklar şüphemi farklı yönlere çekti.

Ablası ve annesi ile konuştuğumda, böyle bir durumun yaşanmasının mümkün olmayacağı babanın öğretmen olduğunu; evlatlarına, eşine düşkün olduğu ancak biraz otoriter olduğu ifade edilince, gerçeği anlamakta fazla gecikmedim.

Kızımızla bu bilgiler ışığında tekrar konuştuğumda ifade aynen şöyle:

“Kız arkadaşım babasından kurtulmak için böyle bu yolla babasını evden uzaklaştırmış ve baba baskısını bu şekilde yok etmiş. 

Ben de denemek istemiştim.

Pişmanım...”

Durum özeti ile aynen böyle.

İlk vakamız savcılığa intikal etmişti. Savcılık ifadelerdeki tutarsızlığı gözeterek dayının suçsuzluğuna ve soruşturmanın açılmasının gerekli olmadığına kanaat getirmişti. 

İkinci vakada ise savcılığa intikal eden bir şikayet olmadığı için sulhu selamet ile mesele çözülmüş oldu.

Baskın baba karakteri özellikle kız çocukları üzerinde kendini daha fazla hissettiriyor. 

Özellikle soyut somut kavramları tam gelişmemiş genç erişkin kızlarımız sağdan soldan duyduklarının etkisi altında kalarak hem kendini hem aileyi hem de hayali mağdurları yakabiliyor.

Son bir olayda yine genç bir kızımızın yaşlı bir amca ile ilgili tamamen hayali olan anlatımları ile olay savcılığa intikal etmiş ve yaşlı bey bir süre cezaevinde haksız yere yatmak durumunda kalmıştı.

Feministler elbette benim bizzat şahidi olduğum böyle örneklerden hoşlanmazlar. 

Onların tek ve ilk dertleri erkek düşmanlığı olduğu için mağdur mazlum dinlemez ulu orta konuşarak mangalda kül namına bir şey bırakmazlar.

Hastanede çalıştığım yıllarda hastaneye sık gelen ve herhangi bir hastalık bulamadığım hanımlara sebebini sorduğumda, hocam evden çıkmama vesile oluyor. Kayınvalide dırdırından evdeki iş yükünden bu şekilde kurtuluyorum diyenler olurdu. 

Daha ileri gidenler de olurdu.

Anlattıklarımın sayısız örnekleri başka meslektaşlarımda ve mahkemelerde vardır.

Kısacası kadınlarımızı kanunla korumak gibi bir garabetle başlarını daha büyük belalara sokmayalım.

Kanunla kadın korunmaz.

Sevgi saygı ve muhabbet ikliminde karşılıklı hak ve hukuku önce insanlık adına sonra yüce dinimizin emaneti olmalarından dolayı koruyalım.

Cenneti anaların ayakları altına alan dinimizin aşkına, hanımlarımızı çocuklarımızın anneleri olması hasebi ile bir kez daha sevgi, saygı ve muhabbetle kucaklayalım.

En çok da, kadın erkek eşitliği martavalı ile hanımları işlerine geldiği gibi bedenen ve ruhen köle olarak kullananlara karşı da koruyalım. 

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Vefat ve başsağlığı

Değerli dostum Milat Medya Grubu sahibi Ali Adakoğlu kardeşimin muhtereme valideleri Hasene Annemiz rahmeti Rahmana kavuşmuş darı bekaya irtihal eylemiştir.

Merhum annemize rahmet, kederli ailesine sabrı cemil niyaz ederim. 

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kezban demir

26 Eylül 2022 00:50

Çok haklısın hocam.Aileyi bitirmek için içerden dışardan birlikte saldırıyorlar. Yarabbim sen bu şeytanın dostlarına fırsat verme.

Allah rahmet eylesin

25 Eylül 2022 22:43

“Merhum annemize rahmet, kederli ailesine sabrı cemil niyaz ederim” önüne gelene anne demek nasıl bir iltifattır anlamadım, türk usulü mü oluyor bu da?

avutak falan yok la,

25 Eylül 2022 22:40

Kadı’nın beyanı esas olursa, mahkum kodesi boylar

Rehber Öğretmenler

25 Eylül 2022 22:34

Yazınınızdaki tespitlere katılmakla birlikte bir hususun açıklanması gerekiyor:Mevzuat rehberlik öğretmenine öğrencinin durumunu öğrenir öğrenmez derhal ÇİM (çocuk izleme merkezine) bildirmesini emrediyor.Ön soruşturma yapılamıyor.Yoksa hiç bir öğretmen veya idare "çoğu gerçek dışı çıkan"böyle "netameli"işlere meraklı değil. Zannımızca sizin bu durumları bilmeniz gerekir."mal bulmuş mağribici öğretmen, anlamadan dinlemeden ihbar ediyor"ifadesine katılmadığımızı bildirir,tavzih yazınızı bekleriz.Selamlar

Muhammet

25 Eylül 2022 17:45

Aile bakanı hangi tarafa bakıyor bu feminis durum için önemli.

mehmet ali

25 Eylül 2022 13:00

ali bey bu yazınızıüzülerek okudum.baslığı dahi ''kadının beyanına fazla itibar edilmez,boşverin'' manasında subminal mesaj içeriyor,bu mesajınızı yazınızın içeriği ile de tam pekiştiriyorsunuz.verdiğiniz örneklerde masallah hiç tacizci,istismarcı yok hep mağdur erkekler var.elbet bunlar doğrudur ,boyle vakalarda vardır.pekala neden bir tane de sık sık medyaya düşen aile içi gerçek taciz olaylarının bunalıma suruklediği çocuklardan yasadıkları travmadan,tedavinizden örnek yok.bir de vazifesini yapan rehber ögretmeni alaya alıyorsunuz.ne yapsaydı duymaza mı gelseydi..???sizin malum olayda,ustelik sübyan erkek çocuklarına karsı yapılan fiilde dönemin bakanınca '' bir kereden bir şey olmaz'' açıklaması yapılmıştı ya bir ilim adamı olarak ne düşündüğünüzü merak ediyorum,gerçekten bir şey olmamışmıdır???kaç kereden bir şey olur,Ali bey ?? çocuklar yasadıklarını unutabilmişlermidir?? bu hususlarda da bugünkü yazınız gibi gönüllere ferahlik veren bir yazı yazarsanız Allah göstermesin ama maalesef gene basına gelen aileler,çocuklar olursa vatandas konuya vakıf olmuş olur,cocugunu,ebeveynler birbirini teselli eder,''aman canım velevki arı sokması,böcek ısırması say gitsin'' falan derler belki konuyu geçiştirirler,giderler''..Esen kalın..saygılarımla

yorumm

25 Eylül 2022 12:17

Iran gibi olsun bence kadinlar..

Sibel

25 Eylül 2022 09:37

Haftalık makalelerinizi okuyorum.6284 gerçekten bizleri korumuyor.Malumun isbatına gerek yok.Cinayetler çığ gibi sanki bu yangını körüklüyor. Sevgi ve saygı ile beslenmediği sürece evlilik kurumu kanunla korunmaz korunamaz.Korunmaya kalkıldığından bugüne herşey daha kötüye gidiyor.Tecrubelerinizle toplumu bilgilendirmeye devam lutfen.Kaleminize yüreğinize sağlık.

Ayşe

25 Eylül 2022 08:45

Kız çocuklarına ve kadınlara dönük taciz ve tecavüz vakaları yaygın olarak Türkiye'de ve Dünya'da işlenmektedir. Milyonlarca kız çocuğunun ve kadının hayatını perişan bu gerçekliğe çoğunlukla iftira ya da abartı gibi yaklaşmak ya da öyle göstermeye çalışmak en hafif deyimle sorumsuzluktur. Vebali de büyüktür. Bu tür olayların hemen hepsinde erkekler iddiaları inkar etmektedir. Çünkü cezai sorumluluk dışında alınlarına sürülecek lekenin temizlenemeyeceğini bilmektedirler. (Allah onların bin kere belasını versin bu arada) Suçunu kabul eden erkek sayısı neredeyse yok gibidir. Sonuç olarak iftira atan kız ya da kadınların sayısı işledikleri aşağılık suçu inkar eden erkeklerin yanında devede kulak gibidir. Bu konuda kalem oynatırken dikkatli olun lütfen. Son olarak şunu da düşünelim, cinselliğin bu derece baskı altına alındığı toplumlarda bu tür suçlara daha fazla rastlanması tesadüf mü? Cinsellik bir taraftan baskı altına alınmakta diğer taraftan kışkırtılmaktadır. Özellikle erkek cinselliği.  Sonuç olarak taciz ve tecavüz yaygın bir gerçekliktir. Bunu yapanlar alçaktır ve en ağır cezayı haketmektedirler.

csn

25 Eylül 2022 08:19

peki hakkikaten aile ici siddete tecavüze cinsel istismara ugrayan kadinlar ve cocuklar nasil koruyacaksiniz. zaten kutuplastirilmis nefret dili hakim oldugu ekonomik buhran dönemi icinde ekonomik gecinemeyen aileler nasil sevgi saygi ortamina getireceksiniz bi izah edin. para olmayan ailelerde mutluluk nasil olur bi anlatin.

Muhammet

25 Eylül 2022 17:47

İslamı yaşayarak ve yaşatarak bu sorun çözülür .

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle