--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstanbul’un pürmelali…

Ali Akben
Ali Akben
17

İstanbul’un pürmelali…

ALİ AKBEN

Değerli okurlarım atasözlerini, özdeyişleri, kelam-ı kibarları ve hatta veciz söylemleri önemser ve değer veririm.

Koyun can derdinde kasap et derdinde atasözümüzü günümüz İstanbul’unun hâli pürmelali için kullanacağım. 

Okulların açılması ile birlikte daha derinden hissedeceğimiz trafik çilesinden bahsedecek değilim. Günlük mesaisine toplu taşıma ile giden bir İstanbul sevdalısı vatandaş olarak her gün bir önceki günden daha kötü olan kaderi reyleri ile İstanbul’a yaşatanları Allah ıslah eylesin diyorum.

Sadece toplu taşımda değil, İstanbul nerede ise her alanda dökülüyor. Seçim döneminde bol keseden verilen vaatlerle seçim kazanan CHP’nin beceriksiz kifayetsiz yöneticileri vaatlerini yerine getirmek şöyle dursun eski hâlini sürdürmekten bile acizler.

İBB’nin başına ikinci kez musallat edilen kifayetsiz muhteris döneminde, yalan üzerine kurulu, cek cak edebiyatı parçalayarak zevahiri kurtarmaya çalışan adam, affedilmesi imkânsız cürümleri nedeniyle içeri tıkılınca zaten işlemeyen sistem yerini sessiz bir suskunluğa ve kaosa bıraktı.

Bazı ilçelerinde çöp yığınları, bazılarında başlayan su kesintileri, yeşille tanışan meydanlar ve caddelerin renginin grileşmesi, toplu taşımada yaşanılan aksaklıklar ve daha neler neler okulların açılacağı önümüzdeki günlerin ana sorunu.

Trafik çilesi için çivi çakılmadan bugünlere gelinmesinin bedelini bu sene kat be kat ödeyeceğimiz daha şimdiden belli.

Yerel yönetimde iktidar olan CHP’nin bu devasa sorunlarla ilgili seçim döneminde verdiği vaatlerini gerçekleştirmek şöyle dursun hiçbir adımın olmaması nedeni ile önümüzdeki günlerde bu günleri bile mumla arayacağız gibi.

Nedeni aşikâr. CHP yolsuzluk ve hırsızlık bataklığına battı ve konuştukça daha da batarak yok olacağını görüp kendini kurtarma peşine düşmüş ama gelinen sonuç ortada. Geçmiş yıllarda düştüğü İSKİ lağımından daha büyük lağım çukurları arasında can çekişiyor.

Çünkü kılavuzu karga. İşin garip ve tuhaf tarafı, fail de mef’ul de CHP li. Kimi kime şikâyet etmek gerekecek sorusunun cevabını bulmak için sanırım bir süre daha sabretmek gerekecek.


İçinden çıkılması zor günleri İstanbul halkına yaşatanlar CHP’li, Lağım halkalarındaki haksızlığı arsızlığı ve aymazlığı görerek bu kadarına da pes diyerek mahkemelere başvuranlar da CHP’li, düştüğü ya da düşürüldüğü lağımın içinde boğulduğunu görüp itiraf ipine tutunarak kendini kurtarmaya çalışanlar da CHP’li.

Tüm bu açık seçik, ayan beyan ortaya saçılmış aymazlıklara rağmen vatandaşın masum hislerini iğfal ederek sokağa çıkmasını ve hatta terör estirmesini teklif edenlere bakıyoruz, onlar da CHP’li.

Bir kısmı içeride kripto Fetö’cü bir kısmı dışarda Fetö şapkası ile halkımızı isyana davet eden CHP elbisesi giymiş vatan millet düşmanlarının işi sulandırmak için canhıraş çalışması da başka bir gerçek.


CHP, her kafadan bir avaz partisi hâline gelmiş durumda. Kurucusunun sadece kemikleri değil, ruhu da sızlıyordur ama kimsenin umurunda değil. İstismarcılar gece gündüz non-stop var güçleri ile çalışıyor, karıştırdıkça karıştırarak meseleyi bulandırıyorlar.

Atatürk istismarı dışında kullanacakları başka hiçbir argümanları kalmadığı için de istismar edebiyatına sarılıyorlar. Kalk istismar, yat istismar, konuş istismar, konuştur istismar. İstismar etmeyecekleri bir değer bırakmadılar.

Son günlerde sosyal medya soysuzlarının Atatürk ile ilgili paylaşımlarının nerede ise hepsi istismar ve tahrik kokuyor. Kimi putu üzerinden, kimi inancı üzerinden kimi de kendi işkembesinden çıkan gazlar üzerinden istismar soytarılığına soyunmuş yalan pazarına mal yetiştirmekle meşgul.


 

Bu pazarlamalardan, vatandaşın sokağa dökülmesinden, yerli malları boykota yeltenmekten bir cacık olmaz.

Milletin öncelikli derdi geçim. Giderek ağırlaşan bir çile hâline gelen geçinme derdine çare-çözüm üretilmeli. Bu çok önemli sorunun çözümü için el ele verilmeli. Kayıkçı kavgası ile sadece havanda su dövülür.

Üç beş kent lokantası açmakla bu mesele çözülmez, sadece daha da derinleşir.

Önceki belediyelerin ihtiyaç sahiplerinin evlerine ücretsiz servis ettiği sıcak yemekleri kent lokantaları marifeti (!) ile ucuza sattığını ispatlamaya çalışmak. Bu paradoksa sadece ahmaklar inanır.

Kent lokantalarının reklamı için harcanan milyonların bedelini halka ödetmek te başka bir aymazlık. Geçmiş dönemlerde Atatürkçü düşünce derneği vasıtası ile halkı sokağa davet etme denendi ve sonuç malum.


 

Gezide üç beş ağaç bahanesi ile sokağa davet denendi sonuç malum.

15 Temmuzda darbe denendi, sonuç yine malum. Yolsuzluk ve hırsızlık suçlaması ile İBB başkanının tutuklanması bahane edilerek vatandaş sokağa çağrıldı denendi yine olmadı. Olmaz da. Çünkü Türkiye yeni bir yüzyıla girdi. Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmesi mümkün değil.

Ekonomik krizin giderek etkisini hissettirdiği bugünlerde yeniden sokak demek yerine bu masum milleti bu krizin pençesinden nasıl kurtarırız’ın hesabı kitabı yapılmalı.

İktidarda olanlara düşen görevler kadar muhalefete ve hatta bizlere de düşen görevler var. İşi gücü menfaat olan bazı idarecilerin haram lokmalarına meze olmamak için neler yapabileceğimizi akletmeli ve kafa yormalıyız.


 

Yanlışları, haksızlıkları yapanların partisine pırtısına bakmadan düzeltmeye çalışmak düzeltmeye muktedir olamadıklarımızı da ihbar ederek vatandaşlık görevimizi yapmalıyız. Benim teröristim söylemi ne kadar tehlikeli bir söylemse, benim bürokratım ile başlayan koruyucu kollayıcı söylemler de o kadar tehlikelidir.

Devletimize hizmet yemini etmiş yemin bozucuların enselerinde boza pişirmek görevimiz olduğunu ihmal etmeyelim ve suçu başkasında arama hastalığından da kurtularak yanlışa yanlış doğruya doğru deme erdemini yakalayalım derim.

Aynalar, görenler için en iyi ayıraçtır. Körlere gelince onlarda kalp gözleri ya da üçüncü gözleri ile görmeye çalışsın. Bu haftalık ta bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sorunlar Başkalarını Suçlayarak Çözülemez

14 Eylül 2025 22:27

İstanbul'u 20 yıldan fazla yönetlerin hangi soruna çare ürettiklerini göz önüne al. Kendileri belediyeyi yönetirken İstanbul'a girişe vize konulmalı diyenler İstanbul halkı yetmiyor birde 3 milyon düzensiz göçmen doldurdular beyefendi. Daha kuzeyde su havzalarına , rant için önceden toplanmış tarlalara yapılan yeni şehir yerleşime açılınca görecek İstanbul anyayı konyayı. Hani sosyal konut deniliyor ya sosyal konut olup olmadıkları görülecek. TOKİ sosyal konut yapmayı; deprem bölgesi hariç bırakalı epey yıl oldu. Lüks evler yapıp satıyor Rey verenlere sitem edeceğine planlamayı rededen, fabrikaların ulaşım yolları kavşagı diye Anadolu'ya değilde İstanbul, İzmir Bursa güzergahına yıgılmasına sebep olan sağ zihniyeti eleştirin ki iş buralarda olunca Anadolu halkı kopup buralara göç etti. Şehirler özellikle İstanbul taşımıyor. İzmit- İstanbul-Tekirdağ birleşti, şimdi iktidar Kırklareli'ni de birleştirmeye çalışıyor. Bu bir tercih. Çözüm varsa Hükümeti ilgilendirmez mi .Ekrem'den kurtulmaya siyasî dizayın için hukuku da araçsallaştıracaklarına, ezmeyi, imha etmeyi, siyasetin dışına çıkarmayı hedefleyeceklerine baş başa verip ulaşıma yerel yönetim ile birlikte çözüm bulunsun. Unutma Topkapı Beylikdüzü tramvay hattı projesinin yurtdışından bulunan kredisini hükümet yani Ak Parti'nin lideri onaylamayıp izin vermediği için proje hayata geçirilemedi. " Vicdan insanı insan yapar" demiş Niçe. Utanma duygusu insanı diğer canlılardan ayıran temel unsurdur denilir. Atıp tutarken bütün okurları aklını kullanamaz cahil yerine koymayınız. İstanbul'u bu günkü yaşamın zor olduğu hale getirenler planlamayı red eden, kırk elli kat dikine imar izini veren Abd ve Menhattın gökdelenleri hayranı 1960 sonrası sağ iktidarlardır. Erbakan Hocam kendini sagcı olarak tanımlamazdı. Bunların dışındadır. Kapitalistler Özalları severdi,Erbakan'ı bundan sevmezlerdi çünkü rantiyeye karşıdıydı. Şimdi moda ,ya bize geç ya hapise gideceksin. Böylece oy almadan siyaseten büyüme hileli yol tercih ediliyor. Parti transverlerini en çok eleştirenler halkın teveccühünü kaybedince kınadıkları transverleri uygulamaya sokuyorlar. Allah hiç kimseyi kınadıgıyla sınamasın. Hukuk devletinde ikiyıl önce yapılmış, seçim kurulunun onayladıgı il yönetimi seçimini bir asliye ceza mahkemesi iptal eder mi? YSK adına il seçim kurulu kongreyi denetleyip onaylamıyor mu? Adliye Ceza Mahkemesinin YSK kararını yok sayması hukuk mu oluyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının, AİHM kararlarının uygulanmaması hukuk var mı oluyor. Kürsüye çıkıp hukukun varlıgından bahsetmek hukuku var etmez. Esas olan uygulamalardır. Hukuk yoksa adalet yoktur. Adalet yoksa hiç bir şey yoktur. Yol lazım ülkeye ama aş ekmek kadar önemli olan adalet de elzemdir. Be derseniz deyin, ne yapılırsa yapılsın

Fatih Emlik

9 Eylül 2025 11:06

Ali hocam size gönül koydum gazzeye insanlığa merhamet için yatağı rahatı terketip Gazze'de ki drama yelken açan aktivistler için bir yazı bekliyordum. Chpnın canı cehenneme biliyoruz zaten chp iktidar olursa neler neler yapacak aşağı yukarı tahmin de ediyoruz. Bende insanlığa yelken açan tüm aktivistler ve gönüllüler alkışlayalım alkışı sonuna kadar hak ediyorlar. Rabbim ayaklarına taş Yahudi değdirmesin

Okur

14 Eylül 2025 20:06

Hocam sesinizi duymuş olmalı.

Mehmet ali meral

7 Eylül 2025 17:40

Teşekkür ederim hocam kalemine sağlık

ata

7 Eylül 2025 17:08

vaadle kazanmadı... herkesi satın alarak kazandı

Asaf

7 Eylül 2025 16:50

Hocam her iki mesleğinizde de Allah sizi mahcup etmesin Allah razı olsun

Ali

7 Eylül 2025 16:07

O belediye CHP de değilken harikaydı sanki herşey..... Aşılılatın pür melalindende bahset. 32 yaşında miyokardi sebeple hastaneye zor yetiştirdiğimiz adamın halinden bahset...kendi yakınlarına aşı yaptırmayın Türkü zehirleyen hain sağlık bakanından bahset....! Ve bu işleri hakkaten bilirmişsin gibi aşı propagandası yapan kendinden bahset.....

Kanber

7 Eylül 2025 16:00

kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça... hak kuldan intikamın kul ile alır, dini irfanı bilmeyen bunu kul etti sanır Mustafa Kurum gibi temiz, çalışkan ve dinamik bir insanı seçmeyip, her şey güzel olacak. İstanbul nimet nimet gibi süslü laflar söyleyen Ekremi seçenlere ithaf olunur.

Ferda

7 Eylül 2025 15:54

Ekonomiden kim sorumlu bey AKP

Mert

7 Eylül 2025 11:15

Ali bey döktürmüşsünüz yazınız harika olmuş.Hangi gözle baktığını merak ediyprum.

Caner

7 Eylül 2025 10:33

ekonomik krize faiz patlamasi enflasyon patlamasina sebep olan hatalari ve karar verenlere hic deginmemisiniz. 

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle