--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnternet doktorluğu

Ali Akben
Ali Akben
8

Covid-19 sürecinde işler iyice zıvanadan çıktı. Ağzı olan konuştu. Konuşanın yanına kâr kaldı. Olan vatandaşa oldu. Şimdi kirli bilgilerden kana kana içen vatandaşın başı belada. Kime neye neden nasıl inanacak ve güvenecek. Halk tabiri ile kafalar ambale olmuş durumda.

Değerli okurlar tarih boyunca doğru bilgiye ulaşmak hep zor ve zahmetli olmuş ama bu kadar savrulma yaşanmamıştı. Sansasyon, hayal ticareti ve umut tüccarlarının ağına düşme gibi daha birçok sebeple bugün covid-19 tahribatından  daha beter bir durumla karşı karşıyayız.

Soysuz medya olarak isimlendirdiğim iletişim kanalları genellikle yalan, sansasyon, dedikodu ve demagoji satarak ayakta kalabildikleri için insanlarımıza sunduğu hizmetlerin içerisindeki doğru bilgi nerede ise cımbızla ayıklanacak kadar cılız.

Özellikle din ve sağlık gibi toplumun genelinden alıcı bulan bilgiler içerisinde bu pislikler saklanarak kafalar karıştırılıyor. Doğruyu bulmak için bazen deveye hendek atlatmak gibi bir atasözünü hatırlatıyor insanlara.

O kadar çok sağlıklı insan, soysuz medyanın marifeti ile hastalanarak hastane ve aciller dolaştıktan sonra tarafıma ulaşarak yaşadığı garabetleri aktarıyor ki, artık hastalarıma ve danışanlarıma aman ha diyorum.

Özellikle covid-19 sürecinde her kafadan çıkan avazlar o kadar çok kabak tadı veriyor ki, birçok sağlıklı insanı turp gibi iken hasta olup endüstriyel tıbbın dişlileri arasında perperişan ediliveriyor.

Covid-19 süreci özellikle hassas duygusal ve kaygılı insanların büyük bir kısmının kafası öyle bir karışmış ki, bazı hastalar her dakika el yıkama veya dezenfektan kullanmak gibi bir sapmanın sonucu günlük yaşam kalitelerini bozdukları şöyle dursun bu yanlıştan kaynaklı cilt hasarları ile uğraşmak durumunda olabiliyor.

Aynı şekilde maske ve eldiven konusunda da yanlış bilinen doğrular ve doğru bilinen yanlışlar iç içe girmiş tam bir arap saçı!.

Bu savrulmada bilim insanlarımızın da elbette hataları oldu. Bir kısmı maske gereksiz derken başka bir kısmı maskesiz olmayı adeta virüse davetiye çıkarmak olarak yorumlayarak vatandaşın kafasını daha fazla karıştırdı. Aynı şey eldiven kullanımı ile ilgili de geçerli.

Özellikle ekranın önünde arzı endam eden hekimlerimizin sadece bilimsellik adına paylaştığı bilgileri akıl süzgecinden geçirerek paylaşması gerekirken tamamen bilim yaftasının tesirinde kalmayı tercih etmeleri de yaşanılan kaos ve karmaşanın ekmeğine yağ sürüyor.

Vatandaş bugün her zamankinden daha fazla hassas ve duyarlı. Doğrusu ne sorusunun cevabını yetkililerden alamayınca yanlışta doğru arama gibi bir hatanın savrulmasını yaşayabiliyor. Dimyata pirince giderken evlerindeki bulgurdan olabiliyor.

Doğrusu ne? sorusunun cevabını vererek makalemi sonlandırmak istiyorum. 

Değerli okurlarım bu bir savaş. 

Savaşın bir tarafında gözle görülmeyen minik yaratıklar var. Savaşı sürdürebilmeleri ve yaşayarak başka insanları hasta etmeleri için insana muhtaçlar. Akciğerler virüslerin sığınak yerleri. Buralarda yerleşerek sağa sola saldırıyorlar.

İnsan denen eşrefi mahluk ise bu savaşta mutlak galip çıkmak için teçhizatı mükemmel ve donanımlı. 

Peki niçin mağlup oluyor?

Bunu iyi anlatmak gerekiyor.

İnsan savunma gücünü zaafa uğratan sebeplerden uzaklaştığında maske mesafe ve temizlik kurallarına uyması şartı ile bu savaştan nerede ise kesin zaferle çıkar.

Bizi zaafa uğratan birkaç önemli sebebi söyleyerek bitiriyorum. Düzensiz ve zamanında alınmayan uyku gıdası, dengeli ve düzenli olmayan hatalı beslenmeler, stres ve gerilim gibi kaygıyı artırıcı unsurlara karşı gerçekler ve manevi dinamikler yerine sanal gerçekliklerden medet ummak ve yaratılışımıza aykırı olan hareketsiz ve robotik yaşam tarzı savunma ordumuzu güçsüz ve beceriksiz hale getirerek gözle değil elektron mikroskopla bile görünmeyen bu yaratığa karşı koyma gücümüzü kırarak zor durumlara düşmemize sebep olabiliyor.

Çaresiz değiliz. 

Tedbir takdirden önce tavsiye edildiğine göre önce tedbir sonra tedbir sonra yine tedbir ve takdir.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Semih celink

21 Haziran 2020 14:51

Harf devrimini elestiren bir dil.En insaf arapca yaz o zaman kardesim.

KOAH'LI

14 Haziran 2020 18:30

Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dahil kronik hastalıklardan KOAH hastasıyım, 3 senedir tanı ve raporum var. Gel gör ki sistem beni saymayıp belge vermiyor. Ben de memurum. Aile hekimim durum bildirir rapor vermişti. Sonra iptal oldu. Yazık hem de çok yazık! Reis'i kim kandırıyorsa ben de onlar için beddua ediyor, Allah CC ..... versin diyorum.

Garip

14 Haziran 2020 14:39

Memur ve Dertliye, sistem otomatik atıyormuş. Ne bu! Kanserli hastalardan ve diğerlerinden gıcık mı kapıyor, ölsünler mi istiyor cansız sistem. 

Seyyad

14 Haziran 2020 14:30

Sizin gibi sizin dalınızda bir doktor olsun. Anlamasada bir çok kişi, sizin yazılarınız manevi destek bizlere. Doktor biri daha olursa daha fazla insana ulaşırsınız. Ali Karahasanoğlu ya yazdım yorumda yayınladı. Yeni akit gazetesinin internet üzerinden ya da tüm yayın başlıklarını siz bu süreçte gözden geçirin, daha faydalı olacaksınızdır. UNUTMAYIN RESİMLER DEĞİL YAZI BAŞLIĞI DAHA ÖNEMLİ RENKLER DEĞİL PEYGAMBER EFENDİMİZ sav ve OSMANLI RUHUNU ÖNE ÇIKARACAK KELAMLAR DAHA ÖNEMLİ DAHA ETKİLİ RABBİM IN RAZI OLACAĞI KUL OLMANIZ DUASIYLA....

Mustafa

14 Haziran 2020 14:16

Ali abi canım doktorum. Bugünkü yazın yine harika yine öğretici. 40 yıllık deneyim ve birikiminizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyorum sağlık ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum:)

Aydın Şener

14 Haziran 2020 14:01

Sayın yazar böyle devam ederse daha kötü günler elbette ülkemizin önünü ve ufkunu karartacak.Daha çok uyarı ve daha sıkı tedbir gerek.

DERTLİ

14 Haziran 2020 10:44

MEMUR rumuzluya, ben de aynı dertten muzdaribim. Sağlık Hizmetleri Gn Mdrlüğünün iki numarasını verdiler. Ya sürekli meşgul ya da çalarken meşgule atıyorlar. İdari izin belgesine dahil hastalığım var, sistemde kayıtlı. Olmaz böyle şey! Ayıp! Sayın Fahrettin KOCA'ya ve kronik hastalara ayıp ediyorlar. Dediğiniz gibi kriptolarsa Allah belalarını versin.

MEMUR

14 Haziran 2020 08:03

ALİ BEY, DEVLET MEMURLARINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİNE GÖRE COVID-19 İDARİ İZİN BELGESİ ALMASI GEREKENLER ALAMIYOR. REZALET. UYGULAMA OTOMATİK VERİYORMUŞ. BENİM DE LİSTEYE DAHİL HASTALIĞIM VAR. HATTA DÜN BİR SİTEDE KANSER HASTASI VE CERRAHPAŞA'DA YATAN DEVLET MEMURU HASTAYA BİLE SİSTEM BELGE VERMEMİŞ. İKAZ ETTİK, BİLGİLENDİRDİK 184'TEN. DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK. DEVLET MEMURLARI ARASINDA KRİPTO DEVLET DÜŞMANI OLUP DEVLETLE VATANDAŞI KARŞI KARŞIYA GETİRENLERİ, DEVLETTEN SOĞUTMAYA VE DEVLET DÜŞMANI YAPMAYA ÇALIŞANLARI ÇOK GÖRDÜK. ÜMİT EDİYORUM Kİ E-NABIZ UYGULAMASI BAŞINDAKİLER ÖYLE DEĞİLDİR. SAYIN KOCA BUNA DA EL ATSIN, VARSA KRİPTOLAR AYIKLASIN LÜTFEN. KANSER HASTASINA DAHİ BELGE VERMEYEN UYGULAMADAN ÇOK ŞÜPHE VE ENDİŞE EDİYORUZ.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle