--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnadına kardeşlik, inadına kardeşlik

Ali Akben
Ali Akben

Kardeşin kardeşe kırdırıldığı dönemler tarihimizin yüz karası olarak hep göze batmıştır. İslam tarihi, Selçuklu, Osmanlı tarihinde bu yüz karası hadiseler ibret alanlar için hâlâ ayan beyan tüm açıklığı ile anlayanlara ders olarak durur.

 Uğur Mumcu öldürüldüğünde, bir büyüğüm “Kürt meselesini çözmek isteyeni yok ederler” demişti. Cumhurbaşkanımız da “hayatıma mal olsa da bu meseleyi ben çözeceğim” diyerek çözüm sürecini başlatmıştı.

 Son bir yılı okurken, bu kısa geçmişe hep takılıp kalıyorum. Kökü çok eskilerde olan bu mesele ne zaman hal yoluna doğru çözülmeye başlasa, olağan dışı bazı olaylar olağan olmaya başlıyor.

 Yerli yabancı birbiri ile ortak paydası olmayan mihrakların yaptığı koalisyon sayesinde olmazların olduğu günlerden geçiyoruz. Verdiği tüm acıya rağmen et ve tırnak; acımasızca ahlaksız ve insafsızca birbirinden ayrılmaya çalışılıyor.

 Kardeşliğin zirvesine bizi oturtan din bağı; maalesef bu operasyonda yaramıza merhem olamıyor. Bu son hamleden umutlu olanlar var güçleri ile meseleyi çözümsüzleştirmek için gayret üstüne gayret sarf ediyor.

 Milletimizin yerli unsurları olarak, bizlere bugünlerde büyük bir iş ve sorumluluk düşüyor sanırım. Ülkemizin doğusunda, kuzeyinden güneyine hekim olarak görev yapmış bir birey olarak ben kendimde biraz daha fazla sorumluluk duygusu taşıyorum.

 Çünkü, doğu vilayetlerimizden Iğdır’da çalıştığım yıllarda Azeri kardeşlerimi tanıdım. Siirt ve Hakkari’de çalıştığım yıllarda Arap ve Kürt kardeşlerimi tanıma fırsatım oldu. Halen de yetmiş iki milletin barış ve huzur içerisinde yaşadığı peygamber övgüsüne mazhar olmuş güzel İstanbul’umuzda yaşıyorum. 

 Bir kasım seçimlerinden önce yaşanılan onca acı ibretlik olaya rağmen doğu bölgelerimizden gelen hasta ve yakınları ile yaptığımız istişarelerde kardeşlik bağının iyice zayıfladığını anlamış ve bir makale yazarak meselenin derin olduğunu detaylı bir şekilde analiz etmiştim.

 Şimdi de her şeyin ayan beyan ortada olduğu, dost ve düşmanın iyice ayrıştığı milli olmanın, çözüm odaklı olmanın şart olduğu günlerden geçiyoruz. Bu kez gelen hastalar Şemdinli’den. Hasta dert anlatmaya başlamadan ben dertlerimi anlattım. Hastalığını adeta unutturacak soruları ard arda sorarak içimdeki yangını biraz olsun hafifletmeye çalıştım.

 Oradaki insanlar, hâlâ bizim gördüklerimizden başka görüyorlar meseleyi. Basında çıkan haberler televizyonda izlediklerimizden başka bir algı bugün bile satın alınabiliyor oralarda. Halk-Devlet buluşması geçmişte yaşanılan bazı olumsuzlukların etkisi ile hâlâ yeterli kıvama gelememiş.

 Birinci ağızdan, olup bitenleri tüm ayrıntıları ile işittikten sonra diyorum ki; İnadına kardeşlik. Evet sevgili dostlar inadına kardeşlik silahı ile bu savaş bitebilir. Kullanılan ve kullanılacak başka silahlar maalesef koskoca bir HİÇ kazandırır korkusu içerisindeyim.

 Başbakanımız selamı yayınız diyor. Tanıdık tanımadık gördüğümüz insanlara bir tebessüm ile Selamünaleyküm diyelim. Selam ve İslam iki sihirli kelime ile yeniden kardeşlik tesis edilebilir. 

 Şemdinli’den gelen kardeşlerle ben bölge insanına selamlarımı muhabbetlerimi göndermeyi ihmal etmedim. Onlarla kucaklaşarak dost ve akrabalarına aynı muhabbeti aşılamalarını sıkı sıkı tembih edip söz aldım.

 Söz dediler. Ben aldığım sözün yerine getirileceğine inanıyorum. Siz de komşulardan başlayarak kucaklaşın. Dert ortağı olun. Gemimizin ortak olduğunu batırmak isteyenlerin çok olduğunu söyleyin. Her devirden daha çok birbirimizi sevmek zorunda olduğumuz gerçeğini hatırlayarak hatırlatın diyorum.

 Sadece silahla olmuyor. Askerimiz polisimiz her zamankinden daha fazla hassas olduğu halde algı operatörlerinin sattıkları ne kadar iğrenç. Bu kokuşmuş iğrençliği ancak din kardeşliği ile temizleyebiliriz. Çanakkale’yi, Kurtuluş savaşımızı ve oradaki omuz omuzalığımızı yeniden hatırlatalım.

 KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen örneklik timsali sevgili Peygamberimizin (SAV) gelişini müjdeleyen bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığımız çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bu akşam da Ataköy’de Sinan Erdem’de bu kutlu haftayı yine hep beraber ihya edip muhabbet paylaşımı yapacağız inşallah.

 Eğitimci ve gazetemizin de yazarı Ali Erkan Kavaklı kardeşimiz tam da bu günlerde yeni bir kitabı ile Kutlu Doğum Haftamıza güzellik kattı. Kendisini tebrik ediyorum. Kalem ve kelam erbabı kardeşimizin akıcı bir dille yazdığı okunması ve anlaşılması kolay olan kitabını dostlarıma tavsiye ediyorum.

 Gönüller Sultanı Hz. Muhammed’in (SAV) Hayatı. Hayat Yayınları 0212 613 11 00

 Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle