--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İki yıl önceki makalem

Ali Akben
Ali Akben
9

26-5-2019 tarihinde kaleme aldığım makalemden etkilendiği için beni bir okurum aradı. İsmi bende mahfuz olan okurumla yaklaşık yarım saat telefonda konuştum. Hava yollarında pilot olan okuruma bu ramazan ayında da geçmişte olduğu gibi mobbing uygulanmış ve oruçlu olarak pilotluk yapmasının sakıncaları üzerinden bilimsel(!) zırvalarla epey bir hırpalanmış.

Konuştukça açıldı açıldıkça konuştu. 

Sonuna kadar dinledim.

Çanakkale Tabip Odasının oruçla ilgili zırva açıklamaları üzerine kaleme aldığım makalem.

“Hekimlerin mesleki ve özlük hakları ile ilgili kurumu olan tabip odaları, faaliyet alanlarını bırakarak, Müslümanların orucu ile uğraşmayı bir gelenek haline getirdi. Her ramazan ayında nedense bu cenahtan birileri içlerindeki kin ve garazın etkisi ile biriken pisliklerini kusar ve etrafı rahatsız ederler. Bu gelenek bu ramazan ayında da bozulmadı. Şaşırdığımı da söyleyemem.

Sana ne kardeşim Müslümanın orucundan, namazından ve ibadetinden ama huylu huyundan vazgeçmiyor. 

Şimdi de Çanakkale Tabip Odasından bir aceze çıkmış oruç ibadeti ile ilgili ileri geri zırvalamış. Efendim biyo ritimmiş sağlıklı beslenmeymiş. Uykuymuş, bilimsel değilmiş. Miş miş…muş muş……

Be kardeşim, sen kendi işine baksana. Sağlık satıyorum diye yıllarca vatandaşa uyguladığın ve uygulattığın bilimsel makyajlı tedavi protokollerine bir göz at. Ölümüne sebep olduğun insanlar var mı? Bilimsel dediğin yöntemlerle sağlığını kaybettirdiğin insanların olduğunu hiç düşündün mü?

Bendeniz bir hekim olarak bu kadar yıllık bilgi birikimime rağmen bilimsel olduğuna inanarak uyguladığım tedavileri ve yanlışlarımı düşünmeye çalışıyorum. Kolesterol, tansiyon, şeker ile ilgili hastalıkları olan insanlara önerdiğim tedavi protokollerini gözden geçirerek ah vah ediyorum.

Kanıta dayandırılarak insanları öldüren ilaç tröstleri aklımdan hiç çıkmıyor. Sapasağlam iken ameliyat masasından kalkamayan veya sakat kalan insanları da hep düşünür ve kendimi sığaya çekmeye çalışırım.

Oruç ve otofaji konusunda makalelerim var okusaydınız bu kadar pervasız bir açıklama ile Müslümanları incitmezdiniz. Din düşmanlığı aklını, zekânı dumura uğratmış olmalı ki, Müslüman mahallesinde salyangoz satıcılığına soyunmuşsun.

Savunduğun tezlerin hiçbir tanesinde tutarlılık bulamadım ve halinize acıdım. Şu mübarek günlerde beddua etmiyor Allah müstahakkını versin diyor aşağıda özetlediğim satırları anlayarak okumanı ve bilimsel temel açlığını da gidermeni öneriyorum. 

Oruç ve otofaji

Otofaji, tıbbi bir terim olup anlamı hücrelerimizde biriken pisi pası yiyerek doyma anlamına gelir. Hücre fabrikasındaki her türlü atık, çöp ve toksinin biriktirildiği ambarlar açılarak enerji üretiminde kullanılır ki, gerçekten mucizevi bir gençleşme bu sayede kazanılır. Çör çöpün yakıt olarak kullanılması sadece hücrelerimizi temizlemez aynı zamanda canlılığın ana yapı taşı olan hücreyi her türlü olumsuzluğa karşı mukavemetli hale getirir. 

Oruç ise dini bir ibadet olup maddi ve manevi bedeli Allah tarafından ödenir. Kutsal kitabımızda namaz ve zekât gibi sık tekrarlanarak önemine vurgu yapılan oruç tutmanın sağlığımıza sayısız önemli katkıları olduğu ile ilgili listelere her yıl yenisi eklenir. Geçtiğimiz yıllarda Nobel tıp ödülünü alan bilim insanının konusu da açlık ve oruçla ilgili idi. 

Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi, 2016 yılı Nobel tıp ödülünü, açlığın ve orucun hücrede meydana getirdiği olumlu etkiler üzerindeki tezi ile aldı.

Ramazan orucunda aç kalınan sürelerde hücreler enerji ihtiyaçlarını yedeklenen yağları yakarak temin ederler. Sekiz on saati geçen açlıklarda ise, yağların yakılması ile kazanılmaya devam ede dursun hücreler içerilerinde biriken kirleri atmak için faaliyete geçerek çöp kutularında biriken atıkları yakarak kendilerini arındırırlar.

Bu arınma öyle bir temizlik faaliyeti ki, hücre annesinden doğmuşçasına gençleşir ve zindeleşir. Bu gerçekliklerden olsa gerek, Peygamber Efendimiz (SA) oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız demiştir. 

Asrımızın belalı marazlarından olan diyabet, beyin felci, kalp ve damar hastalıkları, alzaymır bunama gibi müzmin durumlarda açlık tedavileri rutin olarak kullanılmaya başlandı. Özellikle birçok kanser türünde azgın istilacı kanser hücreleri gıdadan yoksun bırakılarak ölüme terk edilip vücudumuz sağlığına kavuşturulabilmekte.

Kendimizden ve yedeklediklerimizden yeme anlamına gelen otofaji ile sadece kan şekeri dengelenmiyor aynı zamanda insülin direnci de yok oluyor. Otofaji hücrelerimizde meydana getirdiği temizlik hareketi ile metabolizma hızımızı da dengeleyerek doku ve organlara iyilik hali olarak olumlu katkı sağlıyor.

Hücrelerin yenilenmesini ve gençleşmesine katkı sağlayan somatotropin maddesi de otofaji ile maksimum kapasite ile üretilerek nöropsikolojik birçok hastalığa karşı mukavemetimizi artırıyor.

Ramazan ayında otofaji ile sadece kendimizi gençleştirmiyoruz. Akşamları teravihleri, geceleri sahurları ve manevi iklimin ruhumuza ve psikolojimize kattığı dinginlik ile de olmaz denip olan başka faydalarından da yararlanıyoruz. 

Biz inananlar elbette bu gerçekliklerin bilinci ile oruç tutmuyoruz. Rabbimizin emri olduğu için bu ibadeti yerine getiriyoruz. Bir ay boyu zihnimize, bedenimize, nefsimize ve ruhumuza tutturduğumuz orucun mükâfatını Yaradanımızın misli ile vereceğini vaat etmesi sebebi ile bu ibadeti aşkla ve zevkle yerine getiriyoruz.

Hastalarımı mümkün olduğunca bu ibadetten mahrum eylememeye çalışıyorum. Oruç tutamazsın diyen meslektaşlarımıza rağmen oruçlarını rahatlıkla tutabileceklerini söyleyerek, mesleki vazifemizi daha şümullü yapmaya gayret ediyorum. Bugüne kadar bu tavsiyeme uyarak oruçlarını tutan hastalarımdan aldığım olumlu dönüşler bendenizi ziyadesi ile mutlu ediyor.

Geçen hafta şeker hastası olan bir meslektaşım yıllardır hekiminin tavsiyesi ile tutamadığı oruçlarını bu sene tutabildiğini aktarırken gözlerindeki parıltıyı gördüm ve şükrettim. Çok mutlu idi. Oruç ibadeti, bilimsel gerçeklerin ötesinde bir şifa kaynağı. Bilene ne mutlu.”

Aynen böyle cevap vermişim ve beni arayan pilot okurumun beni arama sebebi de bu makalem.

Yorum elbette okurlarımın ancak bu zihniyetin iflahı ve ıslahı gerçekten zor.

Din düşmanlıkları oksijenleri(!) olmuş, yaşamak için kendilerini mecbur hissediyor olsalar gerek.

Bu haftalık da bu kadar. Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Düşunur.

23 Mayıs 2021 16:34

Sayin Akben bu saglik sektorunde ne facialar vardir.Iyilesen kadar dahada kötu olanlar fazlasıyla vardir.Obez olduk.Milyarlarca dolar ilac parasi veriyoruz.. 

Mustafa yılmaz

23 Mayıs 2021 16:32

Hocam dine düşmanları ikna edemeyiz ama Allah ıslah etsin inşallah diyelim.

Sedat

23 Mayıs 2021 10:05

Birkaç yöntem hariç tıbbın hurafe, katil be batıl olduğundan hiç şüphem yok. Dünyadaki en büyük asalak kurum.

Semih

23 Mayıs 2021 09:14

Harika bir makale.Tesbitler yerinde ve hedeflenen sağlıksa gerisi hikaye benim yorumum böyle.Teşekkürler İyiki varsınız.

Can

23 Mayıs 2021 08:37

oruc oruc olsa da. Aksamlara tika bas obur obur yemeye sasaali iftar masalara ne diyorsunuz bir hekim olarak. Fakirler geceleri böyle tatlilar 3 4 cesit yemek bulurlar mi. Orucun dini anlami neydi ve simdi neye dönüstü. Obezite bir ülke olmadik mi.

Kocayusuf

23 Mayıs 2021 07:36

Eline, diline, kalemine, yüreğine sağlık; Muhterem Ali Bey!.. Zalimler için, dinsiz-imansız-kafirler için, yaşasın Cehennem...

ali erkan

23 Mayıs 2021 06:49

Diline, zihnine, yüreğine sağlık doktorum. Demek sağlam adamları ameliyat edip öldürüyor doktorlar. İyileşen hastaları kaybedilmiş müşteri kabul eden ilaç firmaları gida var. Allah'ım bizi bilimsel sahtekarlar dan koru.

Asag Şener

23 Mayıs 2021 06:13

Sayın yazar dün bugün yarın hiç fark etmez.Maklalerinizde sık gündeme getirdiğiniz zihniyetin gerçek yüzü bu maalesef.

Mustafa

23 Mayıs 2021 05:33

Değerli doktorum Ali abim hekimliğin de yazarlığın da muhteşem. Gerçekleri o tatlı dilinle o kadar harika yorumlamış ve anlatmışsın ki gazetemizde yazıyor olman biz okurlar için büyük mutluluk kaynağı inan.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle