--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her kafadan bir avaz

Ali Akben
Ali Akben
9

Bir türlü normal düşünemez olduk sanki. Her kafadan bir avaz ortalık toz duman. Bir taraftan tedbiri elden bırakmadan ha bire kendimizi ve çevremizi bu virüse karşı korumada gayret üstüne gayret ederek savaşırken, virüs de kendi çapında kılıf üstüne kılıf geçirerek benim gitmeye, yok olmaya niyetim yok dercesine savaş var hızı ile devam ediyor. 

Elbette bu savaşı da kazanacağız kazanmasına da, her kafadan çıkan avazlar kafaları karıştırmasa. 

Dalga üstüne dalga sabrımızı taşırmış olmasına rağmen yüze yüze kuyruğuna geldik bu savaşın. 

Sabera zafera. 

Sonuna geldik dememin sebebi virüse karşı aşı savaşında gösterdiğimiz başarı. Ülkemiz aşı üretmede belki biraz geç kaldı ancak dünyanın birçok ülkesinden geride değil önde olmamız, sağlık altyapımızın ve sağlık ordumuzun güçlü yapısı umudumuz olan zafere hızla bizi götürecek ve bu günler geçip ortalıktaki toz duman dağıldığında gerçek olan gerçekle yüzleşip akla karayı daha iyi ayırt edeceğiz. 

O zaman her şey daha berrak, arı duru gözlerimizin önünde olacak ve bugün atıp tutan birçok bilim insanı belki utancından saklanacak delik arayacak. 

Tıpkı pandeminin başladığı ilk günlerde kendini bir şey zannederek ileri geri atıp tutanların bugün yaşadığı utanç gibi. 

Özellikle bugün aşı üzerinden devam eden savaşta dünyanın savrulduğu yeri görenlerimiz nasıl bu kadarına da pes diyor ve tüm açıklığı ile acımasızlığın bu kadarına akıl erdiremiyorsa, savaş sonu açığa çıkacak yeni gerçeklerden de aynı şekilde belki de insanlığından da utanarak hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı günlerde kendine düşen sorumluluğun hakkını vererek yeni dünyaya ayak uydurmaya çalışacaktır. 

Değerli okurlarım, virüsle ilgili öngörülerimden bugüne kadar mahcup olmadım şükür. Tedbiri elden bırakmadan haddini bilmeye gayret eden bir hekim olarak, “hastalanmadan önce sağlığımızın kıymetini bilmeliyiz” düsturuna ayak uydurarak yakın çevreme ve hastalarıma yardımcı olmaya gayret ettim. 

Çok yakınımdaki insanlardan ve akrabalarımdan “bana bir şey olmaz” diyen azımsanmayacak kadar çok insan dünyasını değiştirirken, “bugün sabah ahirete irtihal eder” diyebileceğim birçok insan bugün aramızda ömür hazinesinden kendisine verilen bonuslarla yaşamaya devam ediyor. 

Allah esmasından birçok sıfatı insanlar üzerinden paylaşırken; yaratma, şifa verme ve rızıklandırma sıfatlarını kulları ile paylaşmamış. Böyle bir gerçeklik olmasa idi vay halimize demenin tam zamanı. 

Şifa vermek sadece ve sadece Allah’ın kudretindedir. Biz hekimler ancak vesile olabiliriz. Rızık verme ve yaratma da aynı şekilde Rabbimizin kuvvet ve kudreti ile verilir ve icra edilir. 

Bu sıfatların insanlara verildiğini düşünmek bile istemem. 

Sadece bir hekim olarak 40 yıllık süre içerisinde edindiğim tecrübelerimden şunu çıkarırım. Böyle bir gücümüz olmadığı halde “küçük dağları ben yarattım” diyen meslektaşlarımı biliyor ve acizliklerini örtmek için kırk taklayı bırakın, yüzlerce binlerce takla atanları görüyorum. 

Geçenlerde bir hastama “şifa Allah’tan” dedim ve dediğime pişman olduğum cümleleri ağzından makinalı tüfek gibi çıkaran hastamın düştüğü durumu görünce de sadece sustum. 

Susmam gerekiyordu. Çünkü hastam “bu devirde bu kafa” diyerek, hem şahsıma hem mesleğime ve hem de inandığım değerlere saygıdan yoksun, ağzından çıkanı kulağı duymayacak şekilde atıp tutuyor ve bilim putçuluğunun bir neferi olduğunu haykırıyordu. 

Nasıl uçak kazalarında düşme esnasında gerçek ateistler belli oluyorsa, şifayı verenin sadece Allah olduğunu anlamak için de, çaresiz hastalıklara yakalanan insanlar olmak gerekiyor. 

Bugün hâlâ virüsün varlığına inanmayan ve aşısını yaptırmaktan da imtina eden insanlar var aramızda ve beraber yaşıyoruz. Yakın geçmişte bu kişilerden bir tanesi virüse yakalandı ve zor günler geçirdi. Soramadım ama ilk karşılaştığımda soracağım ve aldığım cevabı da paylaşacağım. 

Hastalıklar hem imtihan hem de verdiği dersler ile insanların yolunu aydınlatıcı bir ışık. Tıpkı ölüm gibi bir ders ama, ders alana ölüm öncesi kendini toparlama hakkını da veren bir ders. 

Hastalıklardan ders almasını bilelim. 

Hastalıklar gelmeden sağlığımızın kıymetini bilmek ne kadar önemli ise, hastalandığımızda ondan dersler almak da bir o kadar önemli. 

Öğrencilik yıllarımızda koruyucu hekimlik diye bir ders vardı. 

Halk sağlığı. 

Şimdi aynı ders okutuluyor mu bilmem ama; bu derse bugün her zamankinden daha çok muhtaç, hem hekimler hem de hastalar. 

50 yıl önce ilaç olarak kullanılan uyuşturuculardan bugün aslandan kaçar gibi kaçıyorsak, sınıf atlamak için kullanılan alkol ve sigaranın insan sağlığına yaptığı ihanetleri bugün çok net olarak görüp, korunmak için cemiyetler kuruyorsak, yarın da bugün yaptığımız hatalardan korunmak için yeni cemiyetler kurulacak. 

Teknoloji, hayatımızı elbette kolaylaştırdığı için bugün birçoğumuzun vazgeçilmezi. İnternet çağında yüksek teknoloji bize sunduğu kolaylıkların yanında taşıdığı gizli zehirle yapıp ettiklerine daha ne kadar dayanacağız sorusunun tam sorulma zamanı. 

Başka sorular da var. 

Uyku hijyeni, yeme alışkanlığı, robotik yaşama doğru hızla yol alma vs. 

Her kafadan bir avazın bağırarak çıktığı bu alanlarda gerçek olan gerçekleri arayıp bulanlara ne mutlu. 

Bu haftalık da bu kadar. 

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mefkure

4 Nisan 2021 13:04

103 emekli zart zurt. PKK.NIN BAŞININ EZİLMESİ ÇOK MU ZORUNUZA GİTTİ.. Bu katil surusünun akittiği bebek kaninda boğulmasi ÇOK MU ZORUNUZA GITTİ.. 33 ASKERİMİZİ DİRİ YAKAN PKK. NIN YOK EDİLMESI.. NE O . PKK. NIN BOŞLUGUNU DOLDURMAYA MI YELTENDINIZ.. Bu millet size dersini vermesini bilir. TÜRKIYE SEVDALISI SAVCILAR GÖREV BAŞINA..

Ahmet

28 Mart 2021 20:11

Modern tıp hangi hastalığı tedavi edebiliyor acaba? Tansiyon mu? şeker mi? Kolesterol mü? Kanser mi? Bir soru daha: mutasyona uğrayan virüsün aşısı olur mu? Sadece komiksiniz.... vesselam...uğur şahini hiç maskeli gören var mı? Malum hergün ekranda...o virüsten muaf mı?

Serdar yalçın

28 Mart 2021 14:09

Makaleyi okumadan yorum yazanlar gülünç duruma düştüklerinin farkında olsalarda hatalarını tekrarlamak durumundan kurtulsalar.Mehmet rumuzlu kişinin yorumu gibi..

Can

28 Mart 2021 11:33

Dilipak kardesiniz baska türlü yaziyor...

Mehmet

28 Mart 2021 11:24

Ölüme çare yok ali akben, vakıt saat dolunca rızık kesilir, bonus monus da neymiş

Atilla

28 Mart 2021 11:18

'Tıp safsataya dayanıyor.' deseydiniz iyi olurdu. İnsan bilmeyerek zehirlenip delirdiyse bunda suç kime ait? Sağlık Bakanlığı bizim vergilerle yararsız tosuncuklar besliyor.

Teşekkürler

28 Mart 2021 07:59

Ben de bir sağlıkçı olarak size bu güzel yazınız için teşekkür ediyorum. Allah cümlemize hayırlı hizmetlerde bulunmayı nasip eylesin. Allah doğru yoldan ayırmasın.Bizler hem aciz bir kul olduğumuz ,hem de Allah (C.C) tarafından büyük bir değer verilerek yaratıldığımız bilinciyle hayatımızı yaşayalım inşaAllah.

Süleyman Tan

28 Mart 2021 07:11

Ali hocam kitabın ortasından okunup yazılması gerekenlerden sunduğunuz bir demet gerçek ancak böyle özetlenir.

Mustafa

28 Mart 2021 04:40

Değerli hocam Dr Ali abi yazıların da aynen hekimliğin gibi muhteşem. Ben de aşı sırası bekliyorum teşekkürler :)

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle