Hekimler yakışanı yaptı
Değerli okurlarım, gün geçmiyor ki ülke gündemine bomba haberler düşmesin.
Geziden, 15 Temmuz’dan ve ekonomik çalkantılardan devletimize ve hükümet edenlere diz çöktüremeyenler şimdi de hekimlerimizi hedef tahtasına koydu ve biz hekimler üzerinden alçakça ve kalleşçe bir şeyler peydahlamaya çalışıyorlar.
Son yıllarda sağlık elemanlarına yönelik menfur saldırılara hafta başında bir yenisi eklendi ve Konya şehir hastanesinde bir meslektaşımız daha şehid edildi.
Acımız büyük. Rabbim rahmeti ile muamele eylesin. Ailesinin ve camiamızın başı sağolsun.
Böylesine acı bir günümüzde bile rant devşiriciliği yapanları kınıyorum.
Acıları paylaşarak hafifletmek gerekirken acı üzerinden meslektaşlarımızla vatandaşlarımız arasındaki bağı zedelemek kimin işine yarıyor.
Sağlık sistemini, uygulamaları, hekimlerin özlük haklarını, can güvenliği ve hasta hekim ilişkileri üzerinden var olan yanlışların düzeltilmesi için hukuk kuralları içerisinde yazıp çizmek çare ve çözümler aramak elbette doğru.
Ancak vatandaşın yarasına merhem olunması gereken durumlarda en kutsal vazifemiz olan mesleğimizi yapmamız engellenerek, hekim hasta ilişkisi iğfal edilirse bu eylemi masumlaştırmak mümkün olmaz.
Bu gerçekliğin bilincinde olan azımsanmayacak kadar çok meslektaşımın olması gurur verici.
Azınlık olmalarına rağmen sesleri gür çıkan yerli ve millilikten uzak hekimlik sıfatına layık görmediğim küçük bir grubun, her ne sebeple olursa olsun meslektaşlarımızı işinden alıkoyma girişimi şehid meslektaşım üzerinden çıkarılan kuru gürültüler ve vatandaşımızın sosyal devlet ilkesinin olmazsa olmazı olan sağlık hizmetinden yararlanma hakkından mahrum edemez.
Devlet ve üniversite hastanelerini işgal ederek ‘öldükBİZ’ mottosu ile ne idüğü belirsiz provokatörlerin oyuncağı haline gelmek hekimlikle bağdaşmadığı gibi bu bataklıkta hak arama girişiminde bulunmak ise iyi niyetten uzak kışkırtıcı ve vatandaşla aramıza buzdağı inşa etmektir.
Hekim, şafi olan Allah’ın şifasına vesile olan hikmetli sanatlı kişi ve kişiliktir.
•
Geçtiğimiz hafta Validebağ korusunda yaşadıklarımı sizlerle paylaşmış ve bu hali ile korunun güzel Üsküdar’a yakışmadığından bahisle yetkilileri göreve çağırmıştım.
Aman Allah’ım sen kim oluyorsun da bizim eylem alanımızla ilgili yazıp çiziyorsun.
Sosyal medyanın soysuzları hep bir ağızdan salya sümük içlerindeki kini garazı kustukça kustu.
Hakaretler gırla gitti.
Ellerinde fırsat olsa yargısız infaz edeceklerdi.
Gazetemiz muhabiri Faruk Arslan kardeşim duruma vakıf olmuş ve telefon açtı.
Hocam işin aslı nedir diye sordu.
Cevabım hafta içerisinde gazetemizde sizlerle paylaşıldı.
Linkini paylaşıyorum.
https://www.yeniakit.com.tr/haber/validebagda-bir-avuc-statukocuya-boyun-egilmesin-1671882.html
Malum güruhun yalanına dolanına algısına ve hakaretine alışık olduğum halde bu haksızlığa ve hadsizliğe doğrusu içerlendim.
Aklı selimini kaybettiği için insani duygulardan nasipsiz bu kesimi birçok yönü ile tanıyoruz.
Ancak!
Üsküdar Belediyesi İyi Parti Meclis Üyesinin, bu mesele ile ilgili sosyal medyada açıklama yaparak, mal bulmuş mağribiciliğe soyunup, utanmadan sıkılmadan Atatürk istismarcılığı da yaparak durumdan vazife çıkarmaya çalışmasını doğrusu hem partisine hem de kendisine yakıştıramadım.
Akla ve mantığa muğayir bu açıklaması nedeni ile kendisini kınıyorum.
Her ne olursa olsun, siyasetçi kimliği taşıyan birisi her hangi bir meselede açıklama yapmadan önce dedikodu kazanında fokurdatılan yalan yanlış bilgilere itibar etmeyerek hakaret edeceği kişiye ulaşarak bilgisine başvurduktan sonra yorumunu yapar.
Ama hazret işkembeden atıp tutmuş.
Birilerine selam bile çakmış.
Koruya çok yakın bir yerde ikamet eden bir vatandaş olarak, belediyemizin meclis üyesinden şunu beklerdim.
Belediye başkanı ile birlikte, yılların sorunu olup arapsaçına dönen ve bazı fırsatçıların bu gerginlikten yeni gezi peydahlamak istemelerini de göz önüne alarak aklı selim insanlarla birlikte mezbelelik hale gelmiş korunun işgalden kurtarılma projesini bizzat hazırlayarak ortak akılla bu soruna neşter vurarak çözmesi. Ama maalesef amaç kesinlikle üzüm yemek olmayınca böyle saçma sapan savrulmalara alet olduklarının farkında bile olmuyorlar.
Yangına körükle giderek suyu daha da bulandırmak kimin işine yarıyor bu hesaplanıyor. Yazık çok ama çok yazık.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.
•
Değerli okurlarım Kurban Bayramımızı tebrik ediyorum. Ümmete ve insanlığa huzur ve saadetler getirmesini diliyorum.







