Hain ve hadim
Bu iki kelimeyi son günlerde sık tekrarlar oldum ve hadimlerin sayısı azalıp hainlerin sayısı arttıkça özellikle sosyal medyada olmazların olur hale getirilmesi karşısında hem kaygılanıyor hem de hayıflanıyorum.
Devletimizi ve hükümeti zayıflatmak için her yolu mübah görerek bindikleri dalı tarumar olma pahasına kesen azgın azınlığın son günlerde kullandığı argüman ülkemize sığınan sığınmacılarla ilgili.
Atıp tutanlara bakılırsa ülkemiz yol geçen hanı.
Şimdi de onlar üzerinden kriz üretme tellalları ha bire yeni algılar oluşturma peşine düştüler ve ipe sapa gelmez hezeyanlı bilgilerle yeni kerizler üretme peşine düştüler ve maalesef başarılı da oluyorlar.
Adam kılıklı yaratıkların ağzından ve kaleminden dökülen zehirlerle kirlenen geleneksel ve sosyal medya ağlarından etrafa saçılan cüruf yenilir yutulur değil.
Ülke gündemi geçen hafta malum pegasus havayolu çalışanlarının akla mantığa muğayir yediği herzeden kurtuldu derken yeni gündemleri görünce gelen gideni aratıyor diyesim geldi.
Cennet vatanımda cehennem senaryoları yazanları tanıdığım için de hayıflanıyorum.
Nerede ise her alanda bel altı vuruşlarla birlik hamurumuzu sulandıran şer güçlerin oyununa maalesef alet oluyoruz.
Kimi ekonomik olarak tüm dünyayı zora sokan olumsuz gelişmelerden medet umarken, kimileri de yeniden ülkemizin yabancı politikasında tercihleri üzerinden atıp tutuyor.
Kökü dışarda güruhun şakşakçıları eşiğinde atıp tutanların sarhoş naralarından medet umarak devleti ve meşru hükümeti hedef tahtasına koyan ve vurun abalıya diyerek acımasızca hırpalayanlar bindikleri dalı kestiklerinin farkına yere çakılmadan varmalılar.
Çakıldıktan sonra cıyaklamanın, el eman dilemenin, ah vah etmenin, pişmanım demenin bir faydasının olmayacağını da bilmeliler.
Aklı başında zannettiğimiz kendini bilmezlerin devletimizin kurumları ile düelloya kadar işi vardırması bu aymazlığın son perdesi olsa gerek.
Siyaset kurumu kendi kuralları içerisinde ve saygınlığını koruyarak milletin güvenini kazanmalı ki, geçmiş yıllarda yaşanmışlıklar bir kere daha yaşanmasın.
Siyaseti ve devletin kurumlarını ayağa düşürenlerin iyi niyet bir tarafa kökü dışarda terör örgütlerinin planlı programlı işlerin piyonları olduğuna inanıyorum.
İçişleri bakanlığından son gelen açıklama da bu yönde.
Aklını kiraya vermemiş mantığı ile gelişmeleri takip edenler için bu hain gerçekliği anlamamak mümkün değil.
Özellikle güvenlik güçlerimizin son günlerde gerçekleştirdiği operasyonlar ile tarumar olan terör örgütü moral ve motivasyonlarını kaybedince içişleri bakanlığımızı hedef tahtasına koydu.
Gecesini gündüzünü dağlarda güvenlik güçleri ile birlikte yatıp kalkarak geçiren içişleri bakanımız üzerinden bu kinlerini kusarken siyasi mevtaları bile kullanmaktan geri durmamaları bitişlerinin de bir delili olsa gerek.
Cennet vatanda birlik ve bütünlüğümüz yol boyu döşenen mayınlarla tarumar edilmesin.
Eski Türkiye özlemcileri ülkemizi bir kez daha geriye götürmek için gece gündüz çalışıyorlar çalışmasına da çok şükür eski Türkiye’de yaşamıyoruz artık.
Yeni Türkiye’de yaşamanın verdiği tadı alanlar elbette gericilerin dümen suyuna düşmeden aydınlık yarınlara ve layık olduğumuz muasır medeniyet yolculuğumuza doğru hızla ilerlemeye devam edecek.
Bu yolculuk elbette sancılı olacak ama sonunda nur topu gibi doğan Yeni Türkiye’mizde yaşamaya devam edeceğiz.
Rabbim hayırlı eylesin.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.







