--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Galip kim? Mağlup kim?

Ali Akben
Ali Akben
16

Bugünlerde herkes cumhurbaşkanımızın Amerika gezisinin başını ve sonunu okumakla meşgul. Kalemi ve kelamını hakkaniyet ölçülerine riayet ederek yazıp çizenlere bir diyeceğim yok. Amma velakin aklını kiraya vererek işkembeden atıp tutanlara Allah aşkına birileri dur desin artık.

13 Kasım tarihinin net olmasına rağmen gidilip gidilemeyeceği ile ilgili kararın verilmediği günlerde gitmesin, tutuklanabilir, davete icabet etmeden dersini versin ya da gitsin ama… ile başlayan bir sürü zırvaları içinde barındıran yazılara yorumlara hep beraber şahit olduk.

Aynı şeyler büyük ihtimalle Amerika tarafında da yaşanmıştır. Hatta FETÖ kalıntıları suyu bulandırmak için olmadık kabaklar karıştırıp bu gezinin gerçekleşmemesi için var gücü ile çalışmıştır.

Ama olanda hayır vardır diyerek şimdi de biraz bu gezinin tahlilini yapalım. 

Çünkü vatandaş birçok şeyi sade ve yalın hali ile kendini bir şey zanneden yazarçizer ve akademisyenden daha iyi okuyor biliyor ve anlıyor. Hem de öyle bir anlama ki, çoğu sosyolog, psikolog hatta siyasetçi eline su dökemez.

Trump, kendi zekâsı ile aklını kontrol edebilse sanırım dünyamız sulh ve salaha doğru yavaş adım da olsa yürümeye devam eder. Amma nerde o akıl ve o feraset. Adam dünyanın gözü önünde Cumhurbaşkanımızla yaptığı basın toplantısında gazetecilerin sorduğu açık ve net sorulara yandan ve kaçamak cevaplar vererek gülünç duruma düştü. 

Üniversitede iletişim dersi vermiş bir hekim olarak Trump’ın o andaki beden dilini tekrar izlerseniz siz de benzer anlam çıkarırsınız. Yüzü hatları gerildi ve yüzü kızardı. Duruş eğrisindeki aşağı doğru yamulma bende şu algıyı oluşturdu. Beni fazla sıkıştırma bağımsız değilim durumu idare ediyorum der gibiydi.

Cumhurbaşkanımız ise her iki taraftan ve senatörlerden gelen tüm sorulara eğip bükmeden teamülmüş meamülmüş dinlemeden açık seçik ve net cevaplar verdi. Belgeleri önlerine açtığı yetmiyormuş gibi Ermeni meselesinde ipe un seren satılmış beyinlere de hodri meydan diyerek bir milyonun üzerindeki belgelerimiz açık diyerek tarihçileri göreve çağırdı.

Bizde çok tartışılan mektup meselesini de yine kendi ağırlığına yakışır bir tonla sahibine iade etti. Ülkemizin hayrına bir zerreye bile tahammülü olmayan güruh mektup meselesinden beklediğini bulamadı. Polemik için aradığı zemin olgunlaşmayınca atıp tutsalar da vatandaş nezdinde beklentilerinde sükûtu hayal yaşadılar.

Ancak cumhurbaşkanımız ne yapsa ne etse, kulp takmada mahir marazlı zekâya sahip yaratıklar için bir anlam ifade etmiyor ve böyle giderse etmeyecek de. Gerçi tek tük de olsa bu kadarına da pes artık diyerek ülkemiz adına bu görüşmeyi olumlu bulanlar yok değil.

İtler hep ürümüş ama kervanlar hep yol almış. Bunların Allah bir dediğinin dışında inanılacak bir sözleri ve duruşları yok. Dün bu güruhun dedeleri ve babaları boğaza ilk yapılan köprüden zinhar geçmeyiz teraneleri ile bu milletin hayrına yapılan boğazın ilk incisine karşı çıkmışlardı. Bugün onların torunları daha düne kadar Marmaray ve Avrasya tüneli ve hatta boğazın diğer incilerini kullanmayız yeni havaalanından da uçağa binmeyiz diyorlardı. Ama görüyoruz ki, burada bile samimi değiller. En çok kullananlar onlar olunca yüzünüze gözünüze dursun diyesim geliyor. Ancak aldığım terbiye bu sözü sarf etmeme müsaade etmiyor.

Çok şükür aile terbiyesi görmüşüz ve hayrı şerri araştırırken zekâmızdan çok aklımızı kullanarak az hata yapmaya çalışıyoruz. Bu güruhun fanatikleri son günlerde öyle bir zıvanadan çıktı ki, kimi 81 yıl önce ölmüş birinin önünde secde ediyor, kimi de toplu taşıma araçlarında ve kalabalık ortamlarda başörtülü hanımları taciz ediyor. 

Tabi bir kısmı da durumdan vazife çıkarma peşinde. Köprünün altından çok sular aktı. Ülkemizi bir daha geriye özlediğiniz karanlığa götüremeyeceksiniz. Çatlasanız da patlasanız da bu millet size vize vermeyecek.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mahir

17 Kasım 2019 23:20

Hekimin derdi partizanlık değil, hastalıkları bertaraf etme olmalı. 

Mustafa

17 Kasım 2019 23:08

Nufusumuzun yüzde biri olan Andorra ile karşılaşıyoruz!!! Galibiyete ve Malübiyeye ne ism verirsiniz. Kazanan kim olacak kaybeden kim.???

Ahmet

17 Kasım 2019 21:02

Sizde herhalde üniversitede öğrencilerin notlarını kendilerine takdim ettiniz

O.U.

17 Kasım 2019 17:16

Kaleminize yüreğinize sağlık,k.k.oğlu ve diğerlerine gelince bunlarda adap edep devlet aklı devlet terbiyesi böyle bir değerleri yok ey salak k.k. oğlu ve yanındaki salaklar reis ne yapacaktı al lan Trump mektubunumu diyecekti neymiş takdim ettim demiş hadi ordan salaklar 

O.U.

17 Kasım 2019 16:53

Kaleminize yüreğinize sağlık,aynen sizin düşüncelerinize katılıyorum ve bizim bilhassa ç.h.p. lilere diyorum neymiş takdim ettim demiş bunu bahane ediyor bu salaklar ben bunlara diyorumki her şey adap edeple halledilir k.k.oğluda dahil olmak üzere sizlerde ne adap edep ne devlet aklı nede devlet adamlığı bunlar sizde sıfır salaklar sorarım size liderimiz ne yapacaktı al lan Trump mektubunumu diyecekti 

Avukat

17 Kasım 2019 14:44

Aynalara bakalım teklifi sizin bir kaç makalenizde önerilmişti.O günden bugüne aynalarla dost oldum ve bu sayede kendimi düzeltmekten başkalarını suçlamaya vakit bulamıyorum.Sizin sayenizde oldu bu teşekkür ediyorum.

engineer

17 Kasım 2019 13:29

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm Bulundum ben dahi dar-üş-şifa-yı Bab-ı Âli'de Felatun'u beğenmez anda çok divaneler gördüm Huzur-ı gûşe-yi meyhaneyi ben görmedim gitti Ne meclisler ne sahbâlar ne işrethaneler gördüm Cihan namındaki bir maktel-i âma yolum düştü Hükümet derler anda bir nice salhaneler gördüm Ziya değmez humarı keyfine meyhane-i dehrin Bu işretgehte ben çok durmadım ammâ neler gördüm Ziya Paşa

Şaşkın

17 Kasım 2019 13:14

Birileri "riyakarlara dur desin" diyorsun ya, ben sana "DUR" diyorum. 

Haydar

17 Kasım 2019 11:12

İnandığını zannedenler kaybetti kemalistler kazandı dünyalık ları. Gercek iman edenler ahireti de kazanacak, tagutu redetsin şirkten beri ol sun birde Mâûn Sûresi ne uysun . NİSÂ SÛRESİ 48 ve 116 müjdeliyor. Nisâ Sûresi.. 48.. Hiç kuşkusuz Allah, kendisine ortak koşma günahını bağışlamaz. Bunun dışında kalan günahları dilediğine bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa son derece büyük bir iftira günahı işlemiş olur

Tata Tonga

17 Kasım 2019 11:07

galip olan Yüce Allaha inanan ve sadece Yüce Allaha boyun eğendir. Mağlup olan ise Yüce Allaha inanmayan ve yüce Allaha boyun eğmeyendir. Zaten tam olarak Yüce Allaha inanan kimse Yüce Allahtan başkasına boyun eğmez. Boyun eğer ise (istisnası sadece ölüm tehlikesi hariç ve de ölüm tehlikesi geçinceye kadar) onun imanında sakatlık vardır.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle