Eleştir ama…
Değerli okurlarım eleştirinin bir hak aynı zamanda doğruya ulaşmak için bir rehber olduğuna inanan bir birey olarak, son günlerde nerede ise her alanda yapılan eleştirilerin dozu hakaret boyutunu aşıyor olmasından dolayı hem üzülüyor hem de birlik hamurumuzu zedeleyeceği için endişe ediyorum.
Sadece siyasi değil elbette nerede ise her alanda eleştir babam eleştir. Mangalda kül bırakmayacak kadar eleştir ve havanda dövdüğün suyu döv babam döv.
Nereye kadar bu böyle devam edecek doğrusu hem meraklı hem de kaygılıyım.
Son birkaç haftadır aşılar üzerinden istatistiki bilgileri paylaşmama bile tahammül yok. Vurun abalıya cinsinden yapılan eleştirilere bakıyor ve utanıyorum.
Niçin böyle olduk ve savruldukça savruluyor ve savurdukça savuruyoruz.
Yanlışa elbette yanlış deme hakkı her bir vatandaşımızda var. Bu hakkı kullanırken hakarete varan hatta daha ileri giderek kişilik hakkına tecavüzü de aşan pespayelikler öncelikle eleştiri sahibinin kişiliğini zedelese de çamur at izi kalsın misali, toplum hafızasında yalan yanlış bir sürü kirli bilgilerinde kalmasını sağlıyor.
Bundan dolayı olsa gerek yalanı su gibi içmenin üzerine tezler yazan seminerler ve konferanslar verenlere son günlerde itibar edilir oldu. Yalan nasıl söylenirse etkili olur ve toplum hafızasında yerleşmesi için yapılması gerekenler hususu ile ilgili tecrübelerini paylaşanların yalan üzerine kurguladıkları hezeyanlar soyu bozuk medyada bol bol paylaşılarak toplum hafızamız iyiden iyiye kirletiliyor.
Son aylarda sağlıkla ilgili paylaştığım makalelerde tartışmasız birinci meselesi covid.
Hastalığın daha net bir sebebi bilinmezken ve henüz tedavisi ile ilgili üretilen ilaçların etkinliğine vakıf değilken aşılanmanın öncelikli gündem meselesi olması ister istemez eleştirileri de beraberinde getirdi. Her kafadan bir avazın oluşturduğu gürültü cümbüşünde doğrusunu bulmak tabi ki zor.
Ancak yaşanılan gerçeklerden ve hastalık hakkındaki bilgilerimizin netleşmesi zemininde görebildiklerimizi aklıselim ile yorumladığımızda hata yapma oranımız azalıyor.
Aşı üzerinden polemik yapma zamanı değil.
Aşılarını yaptıranlarla yaptırmayanların hastalığı geçirme süreçleri ile ilgili istatistiki bilgiler, kimilerinin nasırına basmama sebep olsa da bugün için aşılanmanın daha doğru bir tercih olduğuna en azından beni ikna ediyor.
Değerli okurlarım bakanlığımızın aşı programına uyarak sadece kendi sağlığınızı değil, aynı zamanda toplum sağlığına da katkı sağlayacaksınız.
Tabi ki eleştiri hakkınız saklı olmak kaydı ile.
Eleştirirken ağzınızdan ve ağzımızdan çıkanları ve kalemlerimizden dökülenleri akıl süzgecinden geçirmeyi unutmak başkasının hakkına saygısızlık olup her iki dünyada bizleri zor durumda bırakabilir.
Makalemi yazarken bir dosttan gelen bilgiyi de sizlerle paylaşarak bu bahsi bitireceğim. Aşı karşıtı bir kardeşimiz daha dünyasını değiştirmiş ve eşi yoğun bakımda yaşama savaşı veriyormuş.
Benim de bir dostumun babası üç aşılı ve o da yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor. Önümüzdeki günlerde bu iki hastamızın son durumlarını da sizlerle paylaşacağım inşallah.
•
Siyasette daha acımasız bir eleştiri süreci yaşanıyor. Her kesim kendi doğrusu peşine düşmüş ve bulduğu her fırsatı kendini haklı çıkarmak için kullanıyor. Böyle zamanlarda sükût altın söz gümüş olduğundan dolayı altını tercih etmekte yarar var.
Kirli olan şeylerden uzak durmanın günümüzdeki en emniyetli yolu işittiklerimizin hiçbirine gördüklerimizin ise ancak yarısına inanmak gerektiği kanaatindeyim. Kılavuzunu kargalardan seçenlerin yolu er geç hüsranla sonuçlanacağından eş dost seçiminde seçici olmakta fayda var.
•
Yarın sonlanacak bir fuar haberi ile makalemi bitirmek isterim. 7 Ekimde başlayan ve bugün bitecek olan doğal ve organik sağlık ürünleri fuarı İstanbul Fuar Merkezinde devam ediyor. Bugün sonlanacak olan fuarda organik gıdalardan sağlık ürünlerine kadar geniş yelpazede ülkemizde söz sahibi firmaların standlarını gezmenizi ve özellikle doğal ürünlerinden yararlanmanızı menfaatiniz icabı deneyin derim.
Sefa Saygılı hocamla dün Yeşilköy fuar merkezindeki fuarı gezdik. Doğal ve organik ürünler standlarında gördüklerimiz ülkemizin bu alanda geldiği seviye bakımından bizi oldukça memnun eyledi. El emeği doğal ürünlerden ihtiyacımız olanları satın alarak kendimize bir iyilik yaptık.
Yararlanmanız ümidi ile.
Bu haftalık da bu kadar.
Kalın sağlıcakla.







