--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir öğretmenle başlayan inkılab

Ali Akben
Ali Akben
13

Değerli okurlarım Türkiye yüzyılına girdik. 

Çeyrek asra yaklaşan bir süreçte ülkemiz bir baştan bir başa birçok alanda çağ atladı. 

Eğitim ve hukuk alanında ise maalesef aynı rahatlık içerisinde olmadığımız ise birçok insanımızın malumu. 

Alınan mesafelerin yetersizliği ise âşikâr mı, âşikâr.

Seçim sonuçlarının ülkemiz için hayırlara vesile olacağı kanaatindeyim. 

Özellikle milli eğitim bakanımızın atandığı ilk günden başlayarak yaptığı açıklamalarla, susamış yüreklere su serpince, ben de umudu artanlar arasına dahil oldum ve zor şartların büyük inkılapçısının bir emirle başladığı öğretmenliğini hatırladım.

Bir grup akademisyenle beraber yazdığımız Ensar yayınlarından çıkan “Eğitimde Hz. Muhammed modeli” kitabımızda tüm zamanların inkılabcısının metotlarından kısa özetleri sizlerle paylaşacağım.

Gönülleri öğretmenler fetheder, zihinleri onlar inşa eder. Medeniyetleri öğretmenler kurar. İnsanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaracak ilk emir Seni yaratan Rabbinin adıyla oku!” idi. 

Vahiy nurları Hz. Peygamberin (sav) aklını aydınlattı, gönlünü huzura kavuşturdu. O, Cebrail’in öğrettiği ayetleri ezberledi, ömür boyu okudu ve okuttu. Kur’an, insanlığa doğru yolu gösteren hidayet kaynağı oldu. 

Hz. Muhammed (sav) cahil bir topluma gönderildi ve 23 sene öğretmenlik yaptı. Bu süre zarfında Arabistan, tarihin hiçbir devrinde görülmemiş bir inkılâba sahne oldu.

Eğitim, kitap ile başladı ve sonrasında her şey kötüden iyiye değişti. Cahilliğin yerini ilim, edepsizliğin yerini ahlak, zulmün yerini adalet, yoksulluğun yerini zenginlik, putperestliğin yerini Allah inancı aldı.

Müslümanlar; yeri göğü yaratan, merhametli, şefkatli bir Allah’a inandılar. Allah inancı, karanlık zihinleri aydınlattı ve gönülleri nurlandırdı. 

İlim devri başladı. İlim ışığı zihinlerdeki karanlığa son verdi. İslam, ilim öğrenmeyi kadın-erkek herkese farz kıldı. 

Cahil insanlar Kur’an okuyarak zihinsel bir inkılap yaşadılar ve âlim oldular. Okudukları üzerine düşünmeye, ayetleri yorumlamaya ve yaşamaya başladılar.

Müslümanlar öğrendiklerini bilmeyenlere anlatmaya ve öğretmeye başladılar. Böylece toplum, bütünüyle değişmeye başladı. 

İlim öğrenmek, Allah rızasını kazanmanın en mühim vasıtasıdır çünkü Kur’an, “Kulları arasında Allahtan hakkıyla ancak âlimler korkarbuyurur. (Fatır,28) 

Öfke, kin, nefret ve düşmanlık öldü; şefkat, merhamet, dostluk ve kardeşlik dirildi.

İnananlar çoğaldıkça kaba kuvvet yerini adalete terk etti.

Kargaşa, kavga ve yağmacılık yerini barışa, huzura ve yardımlaşmaya bıraktı.

Sadece dünya için çalışma düşüncesi sona erdi. Ebedi saadeti kazanmak için yaşama ideali zihinlerde yeşerdi. İslam dünya ve ahiret mutluluğunun anahtarı oldu. Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mümindir” buyuran Peygamberimiz (sav) dünya ve ahiret dengesini kurmayı tavsiye etti.

Tembellik ve miskinlik çağı kapandı, dünya ve ahiret saadetini kazanmak için çalışma devri başladı. Elinin emeğiyle geçinmek en büyük erdem kabul edildi.

Gönüller Sultanı (sav) el emeği ve alın terini şöyle övdü: “Kişi elinin emeğiyle kazandığından daha temiz bir kazanç elde etmemiştir. Kişinin nefsine, ailesine, çocuğuna ve hizmetçisine harcadığı sadakadır.

Faiz, hile, aldatma dönemi kapandı; helal kazanç, sadaka ve zekât devri başladı. Yoksulluğun yerini zenginlik aldı.

Servet, kuvvet ve güç ile üstünlük devri kapandı; tevazu, merhamet, takva devri başladı. Zina, tecavüz, hayâsızlık dönemi bitti; iffet ve hayâ toplum hayatında hayat buldu.

Kötü âdet, düşünce, gelenek ve alışkanlıklar terk edildi. Onların yerini iyi âdetler, iyi düşünceler, iyi gelenekler, iyi alışkanlıklar aldı.

İnsanı ve toplumu değiştirmek, kötü ahlakı kaldırıp yerine güzel ahlakı yerleştirmek büyük emek, çaba ve gayret ister. Hz. Muhammed (sav) ve öğrencileri bu değişimi gerçekleştirdiler.

Zekât ve sadaka, anne ve babaya itaat; eş, çocuk, komşu, fakir ve fukarayı iyilik, dürüstlük, helal kazanç, haramlardan kaçma gibi güzel âdetleri topluma yerleştirdi. Böyle bir inkılabın insanlık tarihinde benzeri yoktur. 

İslam, bütün dünyanın gözünü kamaştıran muhteşem bir inkılaba imza attı. İlkel bir toplum olan Araplar, büyük devletler ve medeniyetler kurdular. Vahşi insanlar, insanlığa ve huzura kavuştu.

Her şey bir kitap ve bir öğretmenin gayreti ve Allah’ın yardımıyla gerçekleşti. Öğretmenlerimiz kutsal kitabı mutlaka okumalı; toplumu dönüştüren o öğretmenin hayatını incelemeli, eğitim anlayışını ve eğitim metotlarını örnek almalı.

Hz. Peygamber (sav) emin ve güvenilir bir öğretmendi. Öğretmen güvenilir olmalıdır. 

Peygamberimiz (sav), her kazandığı öğrencisini nimet saydı, öğrencileri de O’nun öğretilerini gönüllerine nakşettiler.

Peygamberimiz (sav), talebelerine merhametli davrandı, onlar da O’nu ailelerine bile tercih ettiler. Öğretmenler, öğrencilerinin gönüllerine girmeli, bu sayede onları her türlü zararlı ortam ve alışkanlıklardan koruyabilir.

Kısaca özetlemeye çalıştığım bir kitabın içinden alıntılanmış bu kısa paragraflardan da anlaşıldığı gibi, yeni bir inkılab için eğitimde Hazreti Muhammed modeline yeniden bir göz atmanın zamanı geçmeden dönülmeli.

Bizim işimiz o günlere göre daha kolay gibime geliyor, önümüzde göz kamaştırıcı bir örnek var. Üstelik Peygamberimiz (sav) bir kişi idi, biz çoğuz.

Onun eğitim anlayışını kuşanır, O’nun metotlarını takip eder, O’nun gösterdiği çabayı gösterir, O’nun yaptığı fedakârlıkları yaparsak Allah bizi de başarıya ulaştırır. 

Türkiye yüzyılının parlak geleceği için düşünmeye okunması çok kolay akıcı bir dille yazdığımız kitabı okuyarak içselleştirmeye ne dersiniz?

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nevzat

19 Haziran 2023 02:38

Bu yazının tümüne katılıyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum, yazının altına imzamı atıyorum. var olun bin yaşayın selamlar

Süleyman Sırrı Dinçer

18 Haziran 2023 22:36

Allah [CC) Razı olsun. Kaleminize sağlık.

Zühre

18 Haziran 2023 14:42

Kalemine kalbine ve ellerine sağlık canım hocam.

KONUŞ

18 Haziran 2023 13:42

SATIŞLAR KÖTÜ GİDİYOR GALİBA BURADA YAZI DİYE REKLAM PROPOGANDA YAPIYORSUN BİR BAK O ANLAYIŞIN YARATIĞINA SUDANA YEMENE BAHREYNE AFGANİSTANA SONRA KONUŞ

ÜFĞRME

18 Haziran 2023 13:38

KÖLELİK CARİYELİK NİYE KALDIRILMADI VE EVRENSEL İNSAN HAKLARI GİBİ EVRENSEL BİR BELGE HUKUK YAPILMADI ÜFÜRME

Ömer

18 Haziran 2023 13:17

İkinci bir asrı Saadet olmayacak ama örnek alabiliriz . Kur anı Kerim ve yüce peygamberimizin ( sav ) yolundan gider emirlerini tutarsak dünya ve ahiretimiz kurtulur . Ah eğitim ah ah eğitim kangren olmuş bir türlü istenilen seviyede değil okullar üniversiteler çoğaldı ama kalite düştü . Hem maddi hemde manevi kalkınma için kaliteli hoca , öğretmen gerekli . Neden dünyada dereceye giren lise veya üniversitemiz yok . Fabrikalar teknik eleman sıkıntısı çekiyor bunun için okullar artırılmalı üniversiteye yığılma önlenmeli . Çocuklar dinini çok iyi öğrenmeli temel bilgileri kuvvetli inançlı olmalı . Gereksiz inkilap tarihi şuculuk buculuk kaldırılmalı . Eğitim gerçek anlamda milli kimliğine bürünmeli . Eğitim CHP nin arka veya ön bahçesi olmamalı CHP zihniyetini okullarda görmek istemiyoruz.

Ahmet Faruk

18 Haziran 2023 11:19

Mesleki ve teknik eğitim herkese mecburi din eğitimi diyoruz. Yalnız din dersini verenlerin itikadının düzgün olması gerekiyor.

kani

18 Haziran 2023 10:41

ne olacak Turkiye yuzyilinda Ali bey 

Mardinli hoca

18 Haziran 2023 08:00

Sayın Ali hacam dilinize yüreğinize sağlık.Hocam millî eğitim bakanlığı hem devlet hem toplum için çok önemlidir.Zaten çok güzel misaller verdiniz Allah razı olsun.Tabiki millet ve toplum ıslahı için millî eğitim bakanlığı onerdiginiz metodunu kullanarak hedefe varılır.Yoksa eski metodle hiç bir yere varılmaz.En mükemmel medod Peygamberimizin eğitim metodur.

Mübarek

18 Haziran 2023 06:50

Peygamberimizin öğreticiliği herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Asıl mesele şu an öğretene ne kadar değer verildiğidir. Okuldaki kadrolu hademe, öğretmenden çok maaş alıyor. Ortaokul mezunu adam fakülte mezunu ile alay ediyor. Tüm samimiyetimle söylüyorum temizlik görevlisinin yüzündeki o küçümseyen gülüşü her gördüğümde niye o kadar dirsek çürüttük ki demeden edemiyorum. Siyaseten belediyeye girmiş sonra kadroya geçip uyumsuzluğu nedeniyle okula görevlendirilmiş kişinin, alanında doktora yapmış öğretmenden en az üçte bir oranda fazla ücret aldığı bir düzeni göreceğim aklıma gelmezdi. Yeni atanmış öğretmen an itibarıyla Türk işe göre açlık sınırının altında yaşıyor. Bunları da bir gün inşallah yazarsınız.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle