--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bayramı hak etmek

Ali Akben
Ali Akben

Ne çabuk geçiverdi koca bir ay. Hak edenlerin bayramını tebrik ediyorum. Hak etmek kelime anlamı ile çok yüklü ve şümullü bir ifadedir. Bir ay boyunca gecemizi ve gündüzümüzü şenlendiren kutlu ayın rahmet mağfiret ve cehennemden azat hasadı iyi olanlara ne mutlu.

İstanbul gibi onlarca ülkenin nüfusundan da kalabalık bir şehrin bazı semtlerinde bu ayın geldiği gittiği gerçekten anlaşılmadı. Ramazan ayı gibi bereketten bolluktan ve mağfiretten nasip almamış semtlerinde oturan Müslümanlar belki de diğer bazı semt sakinlerinden daha fazla bayramı hak etmiş olabilirler.

Ramazan ayına ve oruç tutanlara saygının dip yaptığı bir dönemde yaşıyoruz. Eskilerin ve yenilerin nerede o eski ramazanlar dediği ve buram buram muhabbet kokan ve sadece anılarda kalan ramazan gecelerini ve günlerini bizler de yeni nesillere bir iz bırakarak geçirdiysek bayramı hak etmişiz demektir.

İstanbul’da yüzlerce camide bülbül sesli hocaefendilerin arkasında hatimle teravihler kıldı isek yine bayram anamızın ak sütü gibi bize helaldir. Gönül alıp sırt sıvazlayıp garip gureba kursağına helal lokma sebebi olabildi isek de bayram etmek hakkımızdır.

Bu ayı sadece yemede içmede kısıtlama ayı olarak görmeyip, aynaların karşısına geçerek kendimizi tezkiye edebildi isek, açlığın ve susuzluğun zirve yaptığı saatlerde açları bol bol hatırlayıp infak ederken de cömert davranabildi isek de bayram etmek hakkımız oluyor.

     Bayram sağlığı

Sağlıklı olmanın olmazsa olmazlarından en önemli olanı elbette yediklerimiz ve içtiklerimiz. Ne yerseniz o olursunuz veya yedikleriniz ilacınız olsun algısı evrensel bir gerçeklik..

İnsanların pek ehemmiyet etmedikleri bu gerçeklikle imtihanları çok sık oluyor. Bir dost demirhindi şerbeti şifa diyerek fazlaca içince ishal gibi bir hastalanma süreci geçirebiliyor. Ya da özellikle dışarda ramazan iftarları ile hastalanan yakınlarınızı hatırladığınızda bayram sağlığı daha bir önem arz ediyor.

Bayram dendiğinde akıllara şerbetler, tatlılar, börekler ve çörekler gelir. Bu bizim kültürümüzde dünden bugüne hep olmuş ve kaçmamız da mümkün değil. Ne yapmamız gerekir? 

Elbette ölçülü olmalı ve nefislerimizi dizginleyip lokmaları küçültmeli ve porsiyonların hacmini azaltmalıyız. Bana bir şey olmaz kadar zararlı başka bir kolaycılık hatırlamam. Zarar olur  ve bedel ödetir. Bunu kulaklara küpe yapabilirsek ne başımız belaya girer ne de mide bağırsak fesadı gibi bir risk altında oluruz.

Son yılların moda diyetleri bir bir iflas bayrağı çekerken Peygamberimizin sünneti olarak ümmete tavsiye ettiği evrensel gerçeklik bir kez daha hit yapmış durumda. Acıkmadan sofraya oturmayın ve doymadan sofradan kalkın. Peygamberimizin evrensel modası geçmez başka sağlık tavsiyeleri de var elbette. 

Birkaç tanesini hatırlayalım. Ne de olsa insanoğlu unutmaya meyilli yaratılmış. Lokmaları küçülterek ve çiğnemeyi artırarak yavaş yemek de çok önemli bir sağlık tavsiyesi ve hiç modası geçmez.

Başka bir tavsiye de; Besmele ile yemeye başlamak ve elhamdülillah ile de sofradan kalkmak. Bu tavsiyenin sadece yeme içmede olmamasının da başka hikmetleri olmalı.

Sevgili okur kardeşlerim hepinizin bayramını en kalbi duygularımla tebrik ediyor ve alem-i İslam’a ve insanlığa huzur getirmesini temenni ediyorum. Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle