--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Azgın azınlığın timsah gözyaşı

Ali Akben
Ali Akben
21

Değerli okurlarım, aklı ve fikri ile görenler ülkemizin önünün açık olduğuna, pandemi süresi boyunca uyguladığı politikaların doğru olduğuna, zekası ve ön yargısı ile görenlerin zırvalarına itibar edilmemesi gerektiğine vurgu yapıyorlar.

Bendeniz de böyle düşünenlerdenim.

Sebep mebzul olduğu için tartışmaktan ziyade günlük yaşanılan garabetler üzerinden bu düşüncemin beni nerelerde nasıl doğruladığı hususunda sizlerle hasbihalim olacak.

Mesleğim hekimlik olunca son günlerde daha çok aşı üzerinden yapılan tartışmaları ve doğrusunu bulacak bir yolculuğu beraber yapalım derim.

Bilen bilmeyen, ağzı olan olmayan, nerede ise herkesin ortak paydasına oturmuş olan aşı üzerinden yapılan polemik daha uzun süre gündemi işgal edecek ve doğrusuna ulaşmak için verilen mücadelede her kafadan bir ses çıkmaya devam edeceğe benziyor.

Aşılama tıbbın bugüne kadar bulduğu ve geliştirdiği en önemli koruyucu tedavi metodu. Bu sayede çocuk felcinden vereme, boğmacadan kızamığa kadar birçok hastalık nerede ise toz duman olup kayboldu.

Kuduz, tetanoz gibi hastalıklardan ölümler aşılanma sayesinde nerede ise tarih oldu.

Her yıl yapılan grip ve zatürre aşıları ile kazanılan toplumsal bağışıklık nedeni ile ölüm oranlarının giderek azalması aşılamanın çok önemli olduğu gerçekliğini anlayanlara anlatıyor anlatmasına da sağdan soldan çatlak sesler olmasa. Bu seslerin etkisi altında insanlar kalmasa. 

Tıbbın bulduğu ikinci önemli bir tedavi protokolü ise antibiyotikler. Bu sayede bakteriyel hastalıklarla mücadelede kat edilen yol ve kazanılan canlar da diğer bir övünç ve sevinç kaynağı.

Şimdi gelelim sadede. 

Virüsler bakteriler gibi stabil değil. Kendisini sık kamufle etmesi ve yaşam alanlarını seçmesi yönünden kullandığı kılavuzları çözmek ve ona göre tedbirler almak hususunda modern ve geleneksel tıbbımız bugüne kadar pek başarılı olamadı.

Virolog olmadığım için konu ile ilgili detaylandırmaya girmeden esas meseleye parmak basmak istiyorum.

Aşılama programı her ülkede olduğu gibi ufak tefek aksaklıklarla ülkemizde de geçtiğimiz hafta itibarı ile başladı ve şu ana kadar da bir milyondan fazla insan öncelik sırasına göre, sırası geldikçe aşılandı. Aslında bu makaleyi yazdığım ana kadar da ciddi bir aksama olmadı. 

Ancak soyu bozuk medyada trollük yapan timsah gözyaşları ile dikkati çeken bir güruh var. Bu güruha gaz veren malum zihniyetin militanlarının üflediği üfürükten tayyareler piyasaya sürülüyor. Bu tayyareler iz’andan irfandan ve aklı selimden fersah fersah uzak olmasına rağmen utanmadan sıkılmadan piyasaya sürülüyor. 

Trollere öncülük yapan bozguncu güruhun öncüsü konumunda olan devlet ve millet düşmanı yaratıklar utanmadan sıkılmadan her sabah uyanır uyanmaz aşılar nerede, hani niye gelmedi, yüzünüze gözünüze bulaştırdınız safsatası ile var gücü ile üfürmeye başlıyor. Bu üfürükten medet uman zeka özürlü güruhun yaygaraları gecikmeden zaman ayarlı bomba gibi sahipleri tarafından paylaşılarak büyük bir çığ gibi birlik ve bütünlüğümüzün tam ortasında ortalığı toz duman haline getiriyor. 

Sonrası malum.

Muhalefet maalesef buralara kadar irtifa kaybedip alçalmış.

Tek hedef Cumhurbaşkanımız.

Bir sürü okumuş cahil bu üfürükten tayyareyi içeriğine, dışına, özüne, izine bakmadan uçurmak için aşk ve şevk ile çalışmaya başlıyor. Devletin ilgili kurumları en üst düzeyden bu safsatalara inanmayın dese de ilk üfürenin inadım inat gayreti sonuç veriyor ve piyasada bir sürü kirli bilgi değerli bir meta gibi alınıp satılmaya devam ediyor. 

Ne yapalım?

Aklımızı kiraya vermeyelim. 

Kiraya verenler derhal sözleşmeyi iptal etsin. Gemimiz bir. 

Birlik hamurumuza su katanlara karşı demir bilyeler gibi sağlam ve diri duramazsak bedel öderiz. Bedel ödetmek için çalışan güruhun yerli iş birlikçilerini tanımak için sadece aşı meselesi üzerinden timsah gözyaşları ile ağlaşanları görebilmek kafi.

Ülkemize devletimize güven duygusunu çalan hırsız ve arsızların yakın tarihte başımıza ördüğü çorapları yazmak başka bir makale konusu.

Uyanık olalım.

Uyuyanları uyandıralım. 

Gün birlik ve beraberlik günü.

Dün sosyal, siyasal ve ekonomik saldırılarla yoklama çekenler bugün BİDON kafalara güvenerek daha bir cesaretle saldırmaya başladı.

Tarihin tekerrürüne müsaade etmemek adına timsah gözyaşları ile kendisine acındıranlara aman ha kanmayalım. Açlık yokluk ve yoksulluk edebiyatı, demokrasi, hürriyet, hak hukuk gibi içi dışı boş kof kelimelerin büyüsü aklımızı başımızdan almasın.

Pandemi dünya milletlerine yeni bir çekidüzen veriyor. Eller yaya gide dursun milletimiz aya doğru gitmeye başladı bile.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(21)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Murat

24 Ocak 2021 22:11

Mehmet sen nerede yaşıyorsun hele desene bir bana Avrupa'da adama ilaçç bile vermiyorlar git evine zıbar diyor üç beş şerefsiz illuminati köpeği zengin olacak diyendünyada kaos eksik olmuyor ülkesine yatırım gelmesin diye gavurdan çok uğraşan terör örgütünün altına yatan batıya itlik eden hele de darbeler ve ekonomik kriz çıkarsın diye uğraşann ka.cıklarıda yazsanda  

A.Yurttaş.

24 Ocak 2021 21:32

Sayın Akben gerçekleri yazmışsınız.Teşekkürler.Yalnız tarih tekerrür edermi etmezmi orası meçhul.Geçmişte ÖZAL gibi bir dehanın kıymetini bilmeyen demirelin demogoji ve boş vaatlerine inanan ve çok pahalıya malolan bu hatayı tekrar yaşarmıyız.Yaşarız maalesef.Çünkü sözen faciasını unutan bu balık hafızalı NANKÖRLER İstanbulu c.h.p ye verdikleri gibi ülkeyide en büyük meziyeti yüzü kızarmadan yalan söyleyen bu çapsız kukla kemale verebilirler.Avrupada olsa yalanlarından ötürü siyasi hayatı bitecek bir çapsız garabet yüzde 25 oy alabiliyor ve muhalefet liderligine devam edebiliyor..Nasıl tarih tejerrür etmez böyle AHMAKLAR varken..

Mehmet

24 Ocak 2021 21:16

Sayın yazar neyin kafasını yapıyorsun iyi misiniz siz siz Avrupadamı yaşıyorsunuz. Ülkede iyiye giden hiç birşey yok herşey negatif. Düzelme şansıda malesf yok.

Okuyucu

24 Ocak 2021 18:25

Süper bir makale olmuş. onlarca atıfta bulunan çıkar.

Fikret

24 Ocak 2021 18:18

En büyük aşı karşıtı Abdurrahman Dilipak tır.Chp li ler bile ondan sonra gelir.

Dertli

24 Ocak 2021 17:33

Sayın Ali Akben sizi tebrik ediyorum.Yerinde ve dozunda bir makale.Yorumcuların savrukluğunu görünce .. ürümeye devam etsin kervan yürüyor der ve Allah akıl fikir versin diye dua ederim.Rabbim ağzından çıkanı kulağı duyamayan insanların şerrinden korusun.

Medine

24 Ocak 2021 16:24

Yazınızdan dolayı teşekkür ederim.

Hakan

24 Ocak 2021 16:22

Devlete bağlılık nedir anayasal ilkelerine bağlı olmaktır ve anayasamıza göre devletimiz laiktir ve bunu kabul etmeyenler devlet düşmanıdir

Ahmet koç

24 Ocak 2021 15:48

Hamdolsun Rabbimize, gönlümüze aklımıza mukayyet olduk... Dimdik te devam edeceğiz.

Khklı

24 Ocak 2021 15:38

Çok açık net seninle aynı gemide değilim aynı gemiye binmem Allahın izni ile. “ Açlık yokluk ve yoksulluk edebiyatı, demokrasi, hürriyet, hak hukuk gibi içi dışı boş kof kelimelerin büyüsü aklımızı başımızdan almasın.” bu cümleleri kurabilen zihniyetteki biriyle nasıl aynı gemide olunabilir ki?

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle