--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aldatan bizden değildir

Ali Akben
Ali Akben

Toplumları ayakta tutan belli başlı yapı taşlarından bir tanesi de güven duygusu. Bu duygu öyle bir sermaye ki, tüketmediğimiz sürece tükenme ihtimali yok. Günümüz insanı sadece bu duygu ile ilgili kendini bir sığaya çekse ne güzel olur.

Aldatma ve aldanma birbirine zıt iki kelime. Tercih yapmak zorunda kalsak aldanan olmak iki dünyamız için de daha doğrusu. Ancak neden işi tercihe bırakalım ve neden aldanan olalım. Aldatarak bir yere varılmayacağı defalarca test edilmesine rağmen insan nefsi maalesef aldatmayı daha çok tercih edebiliyor. 

Din ve sağlık. Bu iki alanda nedense aldatılma daha fazla görülen bir şey. Nedeninin niçininin felsefesini yaparak konuyu dağıtmaya niyetim yok. İnsan neden bu iki konuda çok aldanır acaba? 

İnsan fıtratının zaaflı ve zayıf taraflarından bir tanesi de inanma güdüsü. İnanmak ve güvenerek güvende olmak arzusu fıtri bir hassamız. Aynı zamanda da zayıf noktamız. İşte bu zaafımızı bize yüksek perdeden hatırlatarak kulağımıza küpe olması gereken evrensel sözü, yüce peygamberimiz kulaklarımıza küpe olsun diye söylenmiş.

Bu evrensel gerçekliğe rağmen karne notlarımız nasıl acaba? Ticarette, sanatta, siyasette, dinde, imanda dürüstlükte vs…. Say sayabildiğin kadar, alan çok. Karne notlarına güvenenler parmak kaldırsın. Çok zor yerden vurulduğumuzun farkındayım. 

Ancak hesap gününe inanan insanlar olarak işimiz inanamayanlara göre gerçekten daha zor. Bizim gibi inanmayanların karne notu daha yukarılarda olmalı ki, Merhum Akif “İşleri var Dinimiz gibi, Dinleri var işimiz gibi” diyerek bulunduğumuz yeri tarif etmiş.

Sonbahar ve kışa doğru gittiğimiz şu günlerde temizliğe kendimizden başlasak ne güzel olur. Önce içimizdeki nefret, kin, garaz, haset, hamaset, narsistlik, adamsendecilik, bana değmeyen yılan bin yaşasın… gibi kirlerden arınsak da sonra da evimizin önünü temizleyerek örnek olabilsek. Daha sonra da çevremizdeki insanlara yönelerek bu örnekliğin bereketi ile daha çok işe yarasak diyorum.

Malum önümüzdeki günlerde maddi ve manevi birçok imtihanlarla karşı karşıya kalacağız. Ortalık giderek ısınıyor. Gerilim tırmandırma ustaları kılıçlarını bileylediler. İlk vuracakları yer yine birlik ve bütünlüğümüz. 

Bugüne kadar başaramadıklarını bu kez başararak bizi darmadağın etmek istiyorlar. Aklımızı kullanalım kurda kuşa yem olmayalım. 

Özellikle devletimizi idare eden erk ve onun kolları aman ha dikkat. Yapılan her haksızlık ve hukuksuzluk bumerang gibi dönüp dolaşıp bu dünyada olmasa bile öbür alemde öncelikle sizi vuracak. 

Mesleğim gereği bu dünyanın aldatmacalarının ağına düşenlerin sonlarını oldukça sık görüyor ve gözlemliyorum. Büyüklerin altın değerinde bir sözü var; “Ne oldum deme, ne olacağım de”. Hesap günü görülecek hesapta ne varlık, ne şan, ne makam ne de şöhret hiçbir kıymeti yok.

 En büyük savunucu gücümüz iyi niyetlerle yaptığımız amellerimiz olacak.

 Aldatma, alavere, dalavere, iş bilirlik vs… Hiçbir şey çetin günde bizi koruyup kollayamayacak. Akledenlerden olalım. Zekâlarımızın ürettiği cinlikler olsa olsa cehennem odunumuz olur. Aldatmayı kendinde bir hünermiş gibi görenler sözlerim öncelikle sizlere.

Sırtını devletime dayayarak ağalık paşalık taslayan kendini bilmez kara cahiller sizlere de sesleniyorum. Bu böyle gitmez ve gitmeyecek. Kirli ellerinizi masumların tırnakları ile kazıyarak kurdukları devletimizin üzerinden çekin. Daha fazla alçalmayın.

Yolunuz yol değil. 

Cehenneme kadar yolunuz var. Yolunuz açık olsun demeden önce ne oldum deme deliliğinden çıkarak aklınızın rehberliğinde sahili selameti seçiniz. Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle